Geleceğin İş Gücü Yazı Serisi – II

20 Mart 2018

Dijitalleşme ve teknolojinin iş gücünün geleceğinde yaratacağı değişimler tüm dünyada tartışma konusu. Çalışma hayatının geleceğini ele aldığımız dosyamızın ikinci bölümünde çalışanların sahip olması gereken niteliklerde yaşanması beklenen değişiklikleri ele alıyoruz.

Aranan niteliklere sahip yetenek eksikliği günümüzün de en önemli sorunlarından biri. ManPower Group’un 2016’da dünya çapında yaptığı “2016/2017 Talent Survey” araştırmasına göre işverenlerin % 40’ı pozisyonlara yeterli sayıda aranan niteliklere sahip çalışan bulmakta zorlanıyor. Araştırmaya göre bu oran Türkiye’de %66’ya çıkıyor.

Yetenek eksikliği, ekonomide büyük dönüşümlerin yaşanmasının beklendiği gelecek 10-15 yıl içinde önemli bir sorun olarak kalmaya devam edecek. Peki, gelecekte hangi nitelikler daha çok aranacak?

Nesta ve Pearson’ın araştırması, gelecekte daha fazla talep olacağı tahmin edilen vasıfları, “İnsanlar arası yetkinlikler”, “Yüksek düzeyli bilişsel özellikler” ve “Sistem bilgisi” olarak gruplandırıyor.

Birinci grupta bulanan “İnsanlar arası yetkinlikler” arasında; “öğretme kabiliyeti”, “sosyal algılama ve koordinasyon” ile “psikoloji, sosyoloji ve antropoloji” gibi bağlantılı alanlarda bilgi birikimine sahip olmak ön plana çıkıyor. Rapor, bu vasıflara talebin sürmesinin nedenini, “Küreselleşme ve dijital teknolojinin yaygınlaşmasıyla şirketlerin koordinasyon ve kültürel uyum maliyetlerini azaltma trendinin süreceği” gerekçesine bağlıyor. Rapora göre gelecek 10-15 yılda, sosyal vasıflara ilişkin, filoloji, tarih, arkeoloji, idari bilimler, kamu yönetimi ve biyoloji gibi alanlarda eğitim sahiplerinin istihdamdaki varlıkları güçlenecek. Orijinal fikir üretebilme, fikirleri açık ve akıcı biçimde ifade etme, aktif öğrenmeye açık olmak da aranılan nitelikler arasında olacak. Temel bilimler ve dil eğitimi olanlara talep sürecek.

“Yüksek düzeyli bilişsel özellikler” altında ise “Özgünlük”, “Yaratıcılık” ve “Fikir akışkanlığı” sıralanıyor. Bu tür vasıfların gelişmesi, eğitimle doğrudan bağlantılı. Kişilerin “aktif öğrenim” görmesi, doğru soruları sormayı, geribildirim almayı ve bilgiyi anlamlı biçimde uygulamayı bilmesi gerekiyor. Raporda, bu tür vasıfların gelişmesi için eğitim sisteminde köklü düzenlemelerin yapılması gerektiği ancak bu alanda yavaş kalındığının altı çiziliyor.

Geleceğin aranılacak vasıfları arasında üçüncü grubu oluştan “Sistem vasıfları” ise raporda “Sosyo-teknik sistemleri ve bunların bağlantılarını anlamak” olarak tanımlanıyor. Bu vasıflar, çalışanların sistemin işleyişini kavraması, ondan geri dönüşüm alması ve sistemin işleyişine uygun kararlar alabilme yeteneği olarak tarif ediliyor. Gelecekte en çok aranılacak  yetenek ve nitelikler ise şöyle sıralanıyor:

Raporda, talebin en çok düşeceği niteliklerin psiko-motor ve fiziksel yeteneklere, el becerisi ve kol gücüne dayanan nitelikler olduğu dikkat çekiliyor. Araştırmaya göre, ticaret, fason üretim ve taşeronlaşma nedeniyle tür vasıflara ihtiyacın düşmesi şaşırtıcı değil.

Robotlar İşlerimizi Elimizden Alacak mı?

Hasan Bakhshi, Philippe Schneider, Jonathan Downing ve Michael Osborne tarafından kaleme alınan, “The Future Of Skills: Employment in 2030” raporu, son dönemde otomasyonun istihdam üzerine etkisine ilişkin karamsar raporları “Tehlikeli” ve “Yanıltıcı” olarak niteliyor. Raporda, “Bu raporlar tehlikeli çünkü bu tür yakınmalar ekonomik sonuçlara yol açabilecek nitelikte. Bu yakınmalar gelişmiş ülkelerde verimlilik yerinde sayarken inovasyon ve büyümenin önünde engel yaratabilir. Bu tür raporlar aynı zamanda yanıltıcıdır çünkü eğitim sistemimiz çevik olur ve gerektiği gibi yanıt verirse büyümeyi artıracak yeni fırsatlar önümüzdedir. Oysa bu karamsar anlatılarda niteliklerden çok mesleklere odaklanılmaktadır. Ayrıca otomasyonun yanında daha geniş teknolojik, demografik, ekonomik ve çevresel etmenler göz ardı ediliyor” deniyor.

Yazarlar, bu tür yakınmalar yerine “Mesleklerin, insanların nitelik, bilgi ve yeteneklerini en iyi biçimde kullanacağı şekilde yeniden tanımlanması gerektiğini” savunuyor. 2030 yılına kadar istihdamdaki dalgalanmalara karşı kamunun, iş dünyasının ve bireylerin harekete geçmesi gereken noktalar da var. Bunların başında, kişilerin niteliklerini ekonominin değişen ihtiyaçlarına göre şekillendirmesi geliyor. Nitekim raporda, “Vasıflara yapılacak yatırım yapısal değişikliklere karşı uzun vadeli stratejilerin merkezinde olmalı” deniyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir