Geleceğin iş dünyası “Endüstriyel İnternet” ile şekillenecek

3 Ekim 2014

Ibrahim Gokcen industrial internet

Son dönemde fiziki dünya ile sanal dünya arasındaki çizgiler giderek görünmez hale gelmeye başladı. Bulut tabanlı analizlerin, ya da daha güncel tanımıyla “büyük veri” uygulamalarının endüstriyel alandaki entegrasyonları ile “Endüstriyel İnternet” olarak tanımlanan yeni bir kavram ortaya çıkmış oldu. 

Endüstriyel İnternet” dünyası, sahip olduğu farklı sensörler sayesinde görme, duyma ve hissetme yeteneğine sahip makinelerden oluşuyor. Bu sensörler sayesinde elde edilen sayısız verinin analizi, üreticiler için bugüne kadar hiç sahip olmadıkları içgörülere sahip olmak demek anlamına geliyor. Şimdilerde demiryolu taşımacılığı ve havacılık sektörleri tarafından kullanılan bu teknoloji, yakın zamanda güç santralleri ve hastanelerin de iş yapış biçimini büyük ölçüde değiştirecek gibi görünüyor.

Kusursuz makineler dönemi…

Makinelerin sadece “akıllı” değil aynı zamanda “kusursuz” olduğu bir döneme girmiş bulunuyoruz. Elektronik sensörler uzunca bir süredir hayatımızda olmasına rağmen yüksek maliyetlerinden dolayı kullanım alanları hayli sınırlıydı. Son dönemde teknolojide yaşanan gelişmeler bu cihazların çok daha ulaşılabilir maliyetlerle kullanımına olanak sağladı. Ve elbette bulut bilişimin de katkısıyla datanın saklanması ve işlenmesine ilişkin maliyetler de hızlı bir şekilde azaldı. Sonuç olarak tüm bu gelişmeler “Endüstriyel İnternet” adını verdiğimiz yeni konseptin yaygınlaşmasında önemli rol oynadı.

İkinci Sanayi Devrimi olarak da  “Endüstriyel İnternet” kavramının üretim dünyasında tam olarak neyi değiştireceği ve bunun nasıl bir süreye yayılacağı konusunda farklı yaklaşımlar olsa da, makinelerin çok daha “öngörülü”, “tepkisel” ve “sosyal” olacağı yepyeni bir döneme giriş yaptığımızı belirtmekte fayda var. Başta uçak motoru sanayisi olmak üzere, lokomotif sanayii, gaz tribünleri ve medikal cihazlar bu dönüşümün etkisinin hissedileceği başlıca üretim alanları olacak. Üretimde ihtiyaç duyulan enformasyon akıllı hale geldikçe, bize ulaşması çok daha otomatik ve anlık olacak. Kısacası cihazların birbiriyle ve kullanıcılarla konuştuğu bu yeni dünyada bilgi özel bir çaba sarfetmeksizin ihtiyacı olana ulaşacak.

Hepimizin çok yakından bildiği üzere donanım ve yazılım dünyası arasındaki geleneksel ilişki, donanıma yüklenen bir yazılımın belirli zaman aralıklarında güncellenmesini gerektiriyor. En azından bugüne kadar öyleydi… Önümüzdeki dönemde ise embed edilmiş sanallaştırma, birden fazla çekirdeğe sahip işlemci teknolojisi ve gelişmiş bulut tabanlı iletişim sayesinde yazılım ve donanım dünyası arasındaki bu ilişki bambaşka bir boyuta taşınmış olacak. Yazılımın tanımlanmış halde geldiği yeni makine alt yapıları, bugüne kadar insan tarafından gerçekleştirilen bu “güncelleme” sürecini otomatik hale getirecek. Bu da hiç şüphesiz teknolojik gelişmelerin anı anına yansıtan makineler çağına girdiğimizin bir göstergesi olacak. Üretim merkezlerindeki makinelerin tıpkı akıllı telefonlarınız gibi kendini güncellediği ve bunun için yeni bir cihaz/makine yatırımı yapmak zorunda olmadığınız bir dönemin kapıları aralanıyor.

Her şey çok daha planlı

Buraya kadar bahsedilen değişimlerden de anlaşıldığı üzere, çok yakında üretim süreçleri bugüne kadar olduğundan kat kat daha planlanabilir bir hal alacak. Makinelerin aksaklıkları çok daha önceden fark edip kendi kendini onardığı dünyada verimlilik oranındaki artışı düşünebiliyor musunuz? Planda olmayan zaman kayıplarının ve maliyetlerin hiç yaşanmaması, üretim sürecinin hiç aksamadan tam zamanında devam etmesi hangi ölçekte olursa olsun tüm üreticiler için bir hayal gibi görünse de, “endüstriyel internet” kavramı işte bize endüstrinin geleceğini gösteriyor.

Milyonlarca yolcunun hayatı değişecek!

Peki bu değişimden sadece fabrikalar mı faydalanacak? Elbette hayır. Endüstriyel internetin değiştireceği sektörlerin başında havacılık sektörü olduğunu yazının başında da ifade etmiştik. Bugün dünyada yaşanan gecikmeli uçuşların yüzde 10’u beklenmeyen motor arızları yüzünden gerçekleşiyor. Yaşanan bu beklenmedik arızların global havacılık sektöründe yarattığı maliyete baktığımızda ise yaklaşık 8 milyon dolar gibi bir rakam çıkıyor karşımıza. Tabii havayolu şirketlerinin yaşadığı itibar sorunlarını, müşterilerin yaşadığı stresi, kaçırılan toplantıları ve havaalanlarında geçen saatler bu rakama dahil değil…

Tüm bu sorunlara bir çözüm bulmak adına uzun süredir önemli çalışmalara imza atan GE mühendisleri, sonunda tüm uçaklarda çalışabilecek ve insan zekasının fark etmesinin mümkün olmayacağı arızaları bile önceden tahmin etme yeteneğine sahip bir uçak bakım sistemi geliştirmeyi başardı. Uçuş esnasında uçağın karadaki teknisyenlerle konuşmasını sağlayan bu sistem sayesinde, uçak yere iner inmez herhangi bir bakıma ihtiyaç duyulup duyulmadığı konusunda havayolu şirketlerinin bilgi sahibi olmasına yardımcı oluyor. Sadece Amerika Birleşik Devletleri’ndeki havayolu şirketleri göz önünde bulundurulduğunda bile sistemin yılda 60 bin’den fazla gecikmeli uçuşun önüne geçmesini sağlaması bekleniyor. Bu da yaklaşık 7 milyon yolcunun gitmek istediği yere zamanında ulaşması demek.

Sağlık sektöründe neler olacak?

Tıpkı üretim ve havacılık sektörü gibi, sağlık sektörünün de endüstriyel internet çağından en yüksek düzeyde faydalanması bekleniyor. Sağlık sektörünün en önemli sorunlarından biri olan verimlilik kaybında küresel ölçekte yaşanacak %1’lik bir düşüş yılda yaklaşık 60 milyon dolarlık bir bütçenin israf edilmemesi demek oluyor. Yapılan çalışmalar, bir hemşirenin günlük mesai saatinin yaklaşık 21 dakikasını malzeme arayarak geçirdiğini gösteriyor. Endüstriyel internet teknolojileri sayesinde akıllanan hastaneler, hastalarını elektronik ortamda gözlemleyebilecek, onlarla iletişim kurabilecek. Bunun yanı sıra çalışan ve medikal ekipmanların kontrolünü de yine elektronik olarak gerçekleştirebilecekler. Fakat elbette sağlık sektöründe yaşanacak bu değişimden asıl faydayı sağlayacak olan kesim hastalar ve hasta yakınları olacak. Kurulan sistemler sayesinde doktor ve hemşirelerin hasta başına geçirdiği süre yaklaşık bir saat artış gösterecek. Bu da daha fazla ilgi, daha fazla tedavi hatta kritik hastalar için kurtarılan hayatlar anlamına geliyor.

Rüzgar tribünleri birbiriyle konuşacak

Sürdürülebilirlik ve yenilenebilir enerji kaynaklarının artırılması, son yılların en önemli konularından biri haline geldi. Endüstriyel internetin yukarıda saydığımız avantajlarının yanında enerji sektöründe, özellikle de rüzgar enerjisi alanında çok ciddi ölçüde bir değişim yaratması bekleniyor. Uzaktan kumandalı ve hata tanıma özelliğine sahip yeni nesil rüzgar tribünleri ile rüzgarın yönü anı anına takip edilerek tribünlerin kendiliğinden yönünü değiştirmesi sağlanıyor. Bu da elektrik üretim maliyetinin kilovat başına beş sent gibi bir rakama düşmesine yol açtı. Bundan 10 yıl önce bu maliyet yaklaşık 30 sent civarındaydı.

Sonuç olarak iş dünyası için henüz çok yeni bir kavram olmasına rağmen, endüstriyel internet yakın zamanda çok daha fazla sektörün ilgi alanına girecek ve kullanım alanları hızla yayılacak yepyeni bir iş yapış sistemi anlamına geliyor. Endüstrinin geleceği, etkisini sadece şirketlerin iş yapış biçimlerinde ve bilançolarında değil, küresel ölçekte tüketicilerin yaşam standardında da göstermeye başlayacak. Peki siz bu değişime hazır mısınız?

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir