Geleceği İnşa Etmek II: 100 Yıl Sonrasını Hayal Ederek Bugünden Çalışmak

11 Haziran 2021

Bir önceki yazımızda hem düşük karbon hedeflerimizle örtüşen hem de teknolojinin hayatlarımıza etki edeceği çalışmalardan örnekler verdik. Yarının dünyasına şekil verecek isim ve GE teknolojilerini aktarmaya devam ediyoruz. GE Research İleri Teknoloji Lideri Narendra Joshi, bir diğer deyişle Hipersonik Adam ile tanışın!

Hipersonik Adam

GE Research İleri Teknoloji Lideri Narendra Joshi, GE Reports’a verdiği demeçte, işinin “bundan 100 yıl sonra geleceğin ne olabileceğini hayal etmek ve ardından bunu mümkün kılmak” olduğunu söyledi. Joshi, hipersonik çağın beş temel unsur gerektireceğini düşünüyor: “Yüksek sıcaklığa dayanabilen malzemeler, ısı yönetimi teknolojileri, motor tasarımı, gelişmiş araç kontrolleri ve emisyonları kontrol eden teknolojiler.”

2050 Vizyonu: Buradaki zorluk, daha temiz yanan bir biyoyakıtın megavat elektriğe nasıl dönüştürüleceğini ve ardından bu elektrik enerjisini, Boeing 737 sınıfı bir jeti uçurmaya yetecek kadar itme gücüne nasıl dönüştürebileceğini bulmak. Bu zorlu iş aynı zamanda, GE mühendisleri için bu şekilde çalışacak bir uçak motorunun neye benzediğini yeniden hayal etmeleri ve her bir kanadın altındaki geleneksel motor modelinden uçuş için daha verimli olabilecek yeni tasarımlar hayata geçirmeleri için bir meydan okuma niteliği taşıyor. 


Yüksek Hedefler

Havacılıkta tek amaç hızlı ulaşım sağlamak değil. Ticari havacılık, yakıt verimliliği açısından da uzun bir yol kat etti: Yolcu başına kullanılan yakıt miktarı 1960’dan bu yana %80 oranında düştü. Yine de aynı dönemde yolcu taşımacılığının hızla artan büyümesiyle bu tasarrufların dengelerini değiştirdi ve önde gelen uçak ve motor tasarımcılarını, önümüzdeki yıllarda havacılığın çevre üzerindeki etkisini azaltmanın yeni yollarını araştırmaya yöneltti. GE’nin New York, Niskayuna’daki Küresel Araştırma Merkezi’nde kıdemli baş mühendis olan John Yagielski ve meslektaşları, 175.000 kiloluk bir ticari uçağı ve 175 yolcusunu havada tutacak kadar güçlü, hafif elektrikle çalışan bir taşıma sistemi üzerinde çalışıyorlar. Yagielski, “Bir sonraki adımı atmak için temelde gerçekten farklı bir şeye ihtiyacımız var.” diyor.

Sizi Daha İyi Görebilmek İçin

1895’te Alman fizikçi (yıllar sonrasının Nobel ödüllü fizikçisi) Wilhelm Röntgen, elektrikli cam vakum tüpü ile deneyler yaparken katı nesnelerden geçebilen gizemli ışınlar ürettiğini fark etti. Röntgen bu gizemli ışınlara X-ışını adını verdi ve böylece radyoloji alanını başlattı. Kısa bir süre sonra GE’nin kurucu ortağı ve ilk baş bilim insanı Elihu Thomson, kemik kırıklarını teşhis edebilecek bir X-ışını makinesi tasarlayarak Röntgen’in çalışmalarını devraldı. Thomson çalışmaları devralmasının ardından GE‘yi, başka bir bilim insanı olan William Coolidge‘in alanı daha da ileriye (bilgisayarlı tomografi veya CT gibi bir teknolojiye doğru) taşıyacağı araştırma laboratuvarlarını açmaya yönlendirdi. 

Bugünlerde ise GE Research mühendisleri, CT’nin halihazırda etkileyici olan görüntüleme yeteneklerini büyük ölçüde genişletebilen ve vücuda bakmak için yeni bir önemli teknolojik gelişme üzerinde çalışıyor.

Virüs Avcıları

General Electric araştırmacıları ve bilim insanları, havada bulunan virüs ve patojenleri tespit edebilen, parmak ucundan daha küçük bir sensör üzerinde çalışıyorlar. Ulusal Sağlık Enstitüleri’nden iki yıllık araştırma bursu alan projenin baş bilim insanı Radislav Potyrailo, Covid-19 salgınının yarattığı ihtiyacın kendilerine ilham verdiğini belirtiyor. Proje sonunda sadece belirli bir molekül tarafından aktive edilebilen bir mikroçip üretilecek; bu molekül ilk aşamada COVID-19’e sebep olan koronavirüs olacak. New York, Niskayuna’daki labaratuvarda geliştirilen teknoloji ile Covid-19 sonrası dönemde de bu tür sensörlerle donatılmış akıllı telefonlar ve akıllı saatler aracalığıyla kullanıcıların, havada bulunan virüs, patojen ve tahriş edici maddeleri ve miktarını tespit edebilmesi ve bu tür maddelere maruz kalmaktan kaçınabilmesi amaçlanıyor. National Institutes of Health (NIH) ile birlikte geliştirilen projenin ileri aşamalarında planlanan, toz ve ortamda bulunabilecek az miktarda gaz ve kimyasalı da tespit edebilen endüstriyel sensörlerin de geliştirilebilmesi adına GE’nin yıllara dayanan deneyiminden yararlanılacak. 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir