GE Sağlık’tan Meme Kanserine Dikkat Çekmek İçin “Bilginin Değeri” Araştırması

30 Ekim 2014

Yoğun meme dokusuna sahip kadınların meme kanserine yakalanma riskinin 4 ile 5 kat daha fazla olduğunu biliyor muydunuz?

“Hayır” dediğinizi duyar gibiyiz. Çünkü meme kanseri için çok önemli olan bu risk faktörü hala yaygın olarak bilinmiyor.

Küresel olarak sadece 5 kişiden birinin son altı ayda yoğun meme dokusu hakkında bir şeyler izlediğini, duyduğunu veya okuduğunu biliyoruz.  GE Sağlık’ın meme kanseri farkındalığı haftasında yaptığı ve 10 ülkeyi kapsayan araştırmada, katılımcıların yarısından fazlası meme kanserinin en çok bilinen belirtilerini sayarken güçlük çekiyor.

GE Sağlık’ın yoğun meme dokusu hakkında var olan farkındalığın incelenmesi ve meme kanserinin en yaygın belirtileri başta olmak üzere, meme kanseri ile ilgili yaptığı yeni küresel araştırmaya göre, dört kişiden üçü yoğun meme dokusunun kadınlarda meme kanseri riskini artırdığının farkında değil. 10 ülkede 10.000 yetişkini kapsayan “Bilginin Değeri” adlı küresel araştırma, meme kanseri riski ile yoğun meme dokusu arasındaki ilişki hakkında büyük bir farkındalık eksiği olduğunu ortaya koyuyor. Yoğun meme dokusuna sahip kadınların meme kanserine yakalanma riski 4 ile 5 kat arasında daha yüksek, buna rağmen küresel çapta sadece 5 kişiden biri son altı ayda yoğun meme dokusu hakkında bir şeyler izlediğini, duyduğunu veya okuduğunu belirtiyor. Bunun da ötesinde, yetişkinlerin yarısından fazlası meme kanserinin en çok bilinen belirtilerini sayarken güçlük çekiyor.

Yoğun meme dokusu: Meme kanseri için önemli bir risk faktörü!

Meme dokusu yağ ve bağ dokularından oluşuyor. Bazı kadınlar bağ dokusundan daha fazla yağa sahipken, bazıları yağdan fazla bağ dokusuna sahip. Yaygın bir olgu olan yoğun meme dokusu kadınların yüzde 40’ında mevcut ve daha fazla bağ dokusuyla daha az yağdan oluşur.

GE Sağlık’ın Meme Sağlığı Başkanı Dr. Jessie Jacob, “Bu araştırmanın sonuçları, yoğun meme dokusuna yönelik farkındalığın artırılması için bir fırsat sunuyor ve kadınları kendi meme sağlıkları için aktif rol oynamaları konusunda destekliyor. Meme kanseri için görüntülemenin önemi gayet iyi bilinse de bu araştırma yoğun meme dokusunun yaygın olarak bir risk faktörü olarak algılanmadığını ortaya koyuyor” diyor.

Katılımcıların yarısı meme kanseri ile ilgili yaygın olarak görülen altı belirtiyi sayamıyor

Araştırma aynı zamanda katılımcıların meme kanseri belirtilerini ne kadar tanıdıklarını da inceledi. Büyük çoğunluk Katılımcıların yüzde yetmiş biri memede ve yüzde altmış biri koltuk altında yumru oluşumunu belirti olarak algılarken, katılımcıların yarısından daha azı meme akıntısı, meme veya meme uçlarında çukur ve kızarıklık oluşumu gibi çok bilinen belirtileri tanımlayabildi. Washington Üniversitesi Radyoloji Bölümünde Profesör ve Meme Görüntüleme Başkan Yardımcısı ve Bölüm Şefi olan Dr. Connie Lehman, “Genel olarak meme kanseri hakkında farkındalık yaratmaya çalışırken hastalık ile ilgili temel bilgileri pekiştirmek her zaman kritik öneme sahiptir. Meme kanserine ilişkin belirtileri tanımak, hastalığın erken teşhisi için önemlidir” dedi.

GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan Özsoy, “GE olarak onkoloji alanında sahip olduğumuz 50 yılı aşkın deneyimle, kansere karşı küresel ölçekte ve Türkiye’de mücadele ediyoruz. Kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer alan meme kanseri konusunda farkındalığa sahip olmanın toplumun geleceği için çok kritik olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla hastalığı bir bilinmez olmaktan çıkarmak ve insanların bu önemli konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalarını sağlamak için çalışmalar yürütüyor, işbirlikleri gerçekleştiriyoruz. Küresel araştırmamız aracılığı ile meme kanserinde erken teşhisin önemini, belirtilerini bir kez daha hatırlatarak kadınlarımızı bu konuda daha bilinçli olmaları için destekliyoruz” diyor.

GE Sağlık’ın küresel araştırması, her Ekim ayında, hastalığın nedeni, önlenmesi, teşhisi ve tedavisi ile ilgili araştırmalar için fon yaratmak ve farkındalığı artırmak ve  bir uluslararası sağlık kampanyası olan Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nı desteklemek için gerçekleştiriliyor. Kampanya aynı zamanda meme kanserine yakalanmış kadınlara destek ve bilgi de sağlıyor.

Meme kanseri ile ilgili gerçekler

Washington Üniversitesi Radyoloji Bölümünde Profesör ve Meme Görüntüleme Dalı Başkan Yardımcısı ve Bölüm Şefi Dr. Connie Lehman meme kanseri ile ilgili gerçekleri paylaştı.

1.         Meme kanseri gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde en yaygın olan kanser türüdür. Dünya Sağlık Örgütü 2011 senesinde meme kanseri nedeniyle yarım milyondan fazla kadının öldüğünü ve bu ölümlerden yarısından fazlasının kıt kaynaklara sahip ülkelerde gerçekleştiğini duyurdu.

2.         Meme kanserinin risk faktörleri genetik yatkınlık, aile geçmişi, yaş, ırk ve etnik köken, kişisel geçmiş ve yüksek riskli belli lezyonlara işaret eden önceki meme biyopsileri gibi unsurları içeriyor. Bunun yanı sıra, yoğun meme dokusu da kanser riskini ve mamografide görüntülenememe tehlikesini artırabilir.

3.         Belirtiler arasında ağrı, elle tutulur bir yumru veya bir bölgede katılaşmış doku veya ağrı en iyi bilinenleridir. Daha az bilinen belirtiler meme ucu akıntısı, memenin biçimi ve büyüklüğünde değişim, meme ucunun görünümünde değişiklik, deride çukurlaşma ve meme ucu veya etrafında kızarıklık sayılabilir.

4.         Önleyici tedbirler arasında risk faktörlerini bilme, memelerinizin normalde nasıl hissettirdiğinin farkında olma, doktorunuzun önerileri doğrultusunda görüntülenme ve diyet ve egzersiz dahil sağlığınızla ilgili genel önlemler yer alır. Yoğun meme dokusuna sahip olup, olmadığınızı bir mamogram sayesinde öğrenebilir ve doktorunuzla bu konuda görüşebilirsiniz. Doktorunuz standart mamografi programınıza ek olarak tomosentez, ultrason ve MRI gibi ilave görüntüleme teknolojilerinin potansiyel faydaları ve riskleri konusunda bilgi verebilir.

5.         Meme kanseri görüntüleme seçenekleri hakkında eğitim almış olmak kritik öneme sahiptir. Günümüzde tüm başlıca sağlık organizasyonları, 50-74 arası kadınların en az iki senede bir kez bir mamogram çektirmesi gerektiği konusunda hemfikir. Siz de bu yaş grubuna dahilseniz ve son iki sene içinde mamogram çektirmediyseniz, mutlaka çektirin! Birçok uzman 40 yaşından başlamak üzere yıllık mamografiyi ve sağlıklı olduğunuz sürece devam etmenizi öneriyor. Kendiniz için en doğru olana karar vermek için doktorunuzla konuşun.

Kanserle Mücadele

GE Sağlık, Eylül 2011’de toplam AR-GE bütçesinin içinden 1 milyar dolar ayırarak, kansere karşı iddialı bir küresel kampanya başlattı. Kampanya, 5 yıl içinde ileri kanser teşhis ve moleküler görüntüleme kapasitesinin artırılması yanında biyofarmasötik ilaçların üretimi ve kanser araştırmaları için sahip olunan birinci sınıf teknolojilerin daha da geliştirilmesini hedefliyor. 2013 sonuna kadar harcanan 526 milyon dolar, GE’nin 5 yıllık taahhüdüne uygun olarak ilerlediğini gösteriyor. Kanserle mücadele kampanyası, ilerlemeyi hızlandırmak ve 2020 senesine gelindiğinde 10 milyon hastaya daha iyi bakım sunabilmek için GE’nin kanser teknolojileri portföyü ile kilit öneme sahip ortaklarla yapılan işbirliği sonucu ortaya çıkan yeniliklerin gücünü birleştiriyor.

 

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir