GE, NASA’nın Roket Fabrikasında Türbin Kanadı Test Merkezi Kurdu!

7 Aralık 2018

ABD Uzay Ajansı tarafından Uzay Fırlatma Sistemi’nin inşa edildiği NASA’nın New Orleans’taki roket fabrikası gibi çok az yer var. 31 Amerikan futbolu sahasına eş büyüklükteki Michoud Montaj Tesisi, işçilerin gümüş ve turuncu roket bölümlerini adeta Jenga blokları gibi dizdiği, oldukça yüksek tavanlı bir tesis. GE, rüzgâr türbin kanatlarını tasarlamak ve test etmek için Amerika Teknoloji Merkezi’ni (Technology Center for the Americas) beton ve çelikten oluşan bu tesiste açtı.

Tam da bu noktada devreye şu ana kadar dünya çapında 90.000 türbin için kanat üreten (bunların 35.000 tanesi GE’ye ait) ve geçtiğimiz yılın başında GE Yenilenebilir Enerji bünyesine katılan LM Wind Power devreye giriyor. Ülkemizin de ihracat hedeflerine İzmir Bergama’daki fabrikasıyla başarıyla destek olan ve Türkiye’de ürettiği 99 kanadı Avustralya’ya ihraç eden GE Yenilenebilir Enerji ve LM Wind Power, Michoud Montaj Tesisi’nin olanaklarından da yararlanarak sürdürülebilir enerji endüstrisini daha önce hiç ulaşılamayan bir noktaya taşıyacak.

Nasıl mı? GE mühendisleri ve teknisyenleri burayı, rüzgâr enerjisini diğer enerji kaynaklarıyla rekabette tutmak amacıyla; daha uzun, daha güçlü, daha hafif ve daha makul fiyata rüzgâr türbini kanadı tasarlayıp test etmek için kullanacaklar. Teknoloji Merkezinin Direktörü James Martin, merkezin endüstrideki en gelişmiş kompozit üretim alanlarından bazılarına sahip olduğunu vurguluyor ve ekliyor: “Burada gezegenin en büyük yapılarını geliştirebiliriz; derin su alanına ve lokal üniversitelerle bağlantılara sahibiz. New Orleans, şu an teknoloji rönesansını yaşıyor ve birçok yeni yeteneği de cezbediyor.”

Rüzgâr türbini kanatlarını bir sonraki seviyeye taşımak asla küçümsenecek bir görev değil. LM Wind Power şimdiden 88 metre uzunluğunda, 30 tonu geçen ağırlığa sahip kanatlar tasarlıyor. Şirket şu anda, GE’nin 12 megavatlık devasa açık deniz rüzgâr türbini Haliade-X için bir futbol sahasından daha uzun (107 metre) türbin kanatları üretmeye hazırlanıyor.

NASA, Apollo programından bu yana Michoud’da roket tasarlıyor ve buradaki çalışanlar günümüze kadar onlarca görev için uzay mekiği yakıt tanklarının montajını başarıyla gerçekleştirdi. LM Wind Power ise buradaki yeteneklerden de faydalanarak, kanat yapımındaki ustalığını daha da geliştirmek istiyor. Merkezde Üretim Müdürü olan Mitchel Graff: “Ortağı olduğumuz tamamen işlevsel bir NASA laboratuvarımız var. Ayrıca, arızalara hızlı bir şekilde çözüm üretmek için testleri gerçekleştirecek imkânlara sahibiz. Sonrasında bu test sonuçlarından edindiğimiz öğrenimleri yeni üretim süreçlerine ve yeni tasarımlara uygulamak üzere dönüştürebiliyoruz.”

“Zorla başarısızlık”, kanatların zor şartlara nasıl dayandığını analiz edebilme açısından yaptığımız testleri tanımlamak için ideal kelimeler. Buradaki ekip, kanatları daha uzun ve daha hafif yapabilmek için çeşitli yollarla kırmaya ve parçalara ayırmaya ve daha çok sayıda farklı zorluğa maruz bırakmaya çalışıyor.

Bu iş zor ama oldukça gerekli. Uzunluk ve ağırlık genellikle birbirine karşı çalışır; ancak daha büyük rotorlar, operatörlerin daha fazla rüzgâr yakalamasına ve enerji maliyetinin büyük oranda düşürülmesine izin veriyor. Bu durum da yatırımcıların ve operatörlerin, farklı teknolojiler ile enerji projeleri tarafından sağlanan elektriğin maliyetini karşılaştırabilmelerini sağlıyor.

Rotor, rüzgâr gücü maliyetlerini düşürmeye başlamak için uygun bir yer. GE Yenilenebilir Enerji’nin Dijital Başkanı Anne McEntee, bir kanat setinin, türbin fiyatının %30’unu oluşturduğunu söylüyor ve ekliyor: “Tüm rüzgârınızı enerjiye dönüştürdüğünüz yer kanatlar olduğu için, farklı aşınma ve yıpranma koşullarını da düşünmek zorundasınız.”

Türbinlerin Boeing 747’nin iki katından daha fazla olan 158 metrelik rotor çapı, GE’nin 3 megavatlık platform teknolojisinin yıllık enerji üretiminde tahmini %50’lik bir artış sağlıyor. Bu birleşme yeri yani eklem, şirketin 77 metre uzunluğundaki kanatlarının tek tek değil de parçalar halinde nakil edilmesini ve yerinde monte edilebilmesini sağlıyor.

Kanatlar için; karbon fiber, cam yünü, balsa ağacı ve reçine gibi çeşitli malzemeler kullanılıyor ve New Orleans tesisi, mühendislerin bunları birleştirmek için yeni yollar test edebilmelerini sağlıyor. Örneğin, ekip kanatları tasarlarken belirli rüzgâr koşullarında burkulma veya zorlanma gibi ortaya çıkabilecek potansiyel sorunları tespit edebilmek için bir yazılım kullanabiliyor. Sonuçlara göre ekip, ince ayar yaparak kompozitin kalınlığını ayarlayabiliyor ve doğru yerde takviye yapabiliyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir