GE, Enerji Üretiminde Su Kullanımını ve Emisyonları Azaltmaya Çalışıyor

10 Mart 2014

Washington D.C.’de düzenlenen Energy 2020 zirvesinde konuşan GE Başkan ve CEO’su Jeff Immelt, GE’nin 2020 yılına kadar “ecomagination” araştırmasına 10 milyar ABD Doları daha yatırım yaparak, şirketin on yıl önce başlatılan programa yaptığı yatırımı toplam 25 milyar ABD Doları’na çıkartacağını açıkladı.

GE’nin daha temiz ve daha etkili teknolojiler geliştirmek için şirket genelinde başlatmış olduğu ecomagination programı, 2005 yılından bu yana 160 milyar ABD Doları gelir sağladı.

GE’nin heyecan veren projeleri arasında halen hidrolik çatlatma işleminin temelini oluşturan suyun yerine geçecek alternatif teknolojilere ilişkin araştırma; doğalgazın boşa harcanmasına neden olan alevlenmelerin azaltılmasına yönelik çözümler; bir yandan rüzgar enerjisi maliyetini azaltırken diğer yandan da rüzgar türbini verimini artıran sistemler ve elektrik santrallerini daha verimli hale getirecek yenilikçi yöntemler sayılabilir.

ge reports image

NASA tarafından çekilen bu uydu fotoğrafında Kuzey Dakota’nın kuzey batısındaki arazilerde bulunan yeni petrol ve gaz kuyularından çıkan doğalgaz alevlerinin yaydığı ışık görülüyor. Williston, ND çevresindeki bölge, alevler yüzünden nüfusunun seyrekliğine karşın geceleri büyük bir şehir kadar ışıklı görünüyor. Fotoğraf: NASA

Örneğin, GE ve Statoil’deki bilim insanları çatlatma işleminde su yerine CO2’yi daha ekonomik bir şekilde kullanarak yüksek miktarlardaki su tüketimini azaltmanın mümkün olup olmadığını araştırmaya yönelik bir işbirliğinin başlangıç aşamasındalar.

Mevcut çatlatma işlemlerinin büyük çoğunluğunda kayayı açmak ve petrol ve gazı yüzeye taşımak için basınçlı su pompalanıyor. Bir kuyunun ömrü boyunca operatörlerin kullandığı su miktarı milyonlarca galona ulaşabilir. Suyun az bulunduğu coğrafi bölgelerde ise bu işlem potansiyel bir sorun oluşturuyor.

Her ne kadar konvansiyonel olmayan kaynaklarda çatlatma işlemlerinde hali hazırda CO2 kullanılmakta ise de, maliyetinin yüksek olması nedeniyle bu yöntem büyük ölçekli projelerde ekonomik olarak uygulanabilir bir seçenek değil.. GE ve Statoil’in yeni araştırması kaya oluşumlarını çatlatmak için CO2’yi hem düşük maliyetli bir şekilde kullanacak, hem de bir sonraki kuyuda yeniden kullanılmak üzere gazı hapsedebilecek bir sistem tasarlayıp tasarlayamayacaklarını değerlendirmeyi amaçlıyor.

GE Global Research’teki sürdürülebilir enerji ileri teknoloji laboratuvarı mühendislerinden Mike Bowman, ekonomik açıdan uygulanabilir bulunduğu takdirde CO2’nin bazı durumlarda kaynakların açığa çıkartılmasında sudan daha etkili olabildiği için fazladan bir avantajı olduğunu belirtti.

“Fiili çatlatma işleminin etkinliği su kullanılan işlemle aynı ya da buna çok yakın olmalı” diye konuşan Bowman “Kuyu üretime başladıktan sonra verim açısından bir avantaj elde edeceğiz, çünkü geride kalan CO2, su kullanılan işlemlere göre kuyudan daha fazla miktarda hidrokarbon çıkartılmasını sağlayacak” diye ekledi.

Statoil girişimi GE’nin müşterilerine karşılaştıkları önemli zorluklarla başa çıkmada ecomagination programı yoluyla nasıl yardımcı olduğunu da gösteriyor.

Örneğin, şirket, Ferus Natural Gas Fuels ile yaptığı işbirliği çerçevesinde halen doğalgaz kuyularından alevlendirilmekte olan doğalgazı hapsettikten sonra bütan gibi değerli doğal gaz sıvılarını ayırıp sıkıştırarak CNG haline getirmenin yollarını araştırıyor. Elde edilen yakıtın kuyulara ve diğer saha operasyonlarına enerji sağlamak için ve yüksek maliyetli ve yüksek emisyonlu dizelin yerine kullanılabileceği düşünülüyor. Bu sistemlerin ilk örnekleri halen Kuzey Daktota’daki Statoil sahasında kullanılıyor.

Immelt, Washington D.C.’de bugün yaptığı konuşmada ayrıca GE’nin ekolojik ayak izlerini genişlettiğini de söyledi. Şirketin 2004 yılından bu yana sera gazı emisyonunu yüzde 34 oranında azalttığını belirten Immelt, 2006 yılından bu yana ise şirketin operasyonlarında kullandığı temiz su miktarının yüzde 47 oranında azaldığını söyledi.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir