Fikri Mülkiyet Hakları Konferansı’ndan Notlar

26 Ekim 2015

 

Geçtiğimiz hafta 5.’si düzenlenen Uluslararası Üniversitelerde Fikri Mülkiyet Hakları Yönetimi Konferansı dahilinde Boğaziçi Üniversitesi iki gün boyunca yerli ve yabancı birçok misafiri ağırladı. Türk Patent Enstitüsü (TPE), Avrupa Patent Ofisi (EPO), Birleşmiş Milletler Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO), TÜBİTAK, TUSİAD gibi kurumların temsilcilerinin yanı sıra GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Canan Özsoy, Stratejik Yatırımlar Direktörü Erdoğan Çeşmeli ve GE Ventures’dan Brian Selby’nin de katıldığı iki günlük konferansta çeşitli konuşmalar, çalıştaylar ve eğitimler gerçekleştirildi.

Konferans, 15 Ekim’de Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Gülay Barbarosoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Barbarosoğlu, 2011’den beri düzenlenen konferansın bu yıl hakkıyla “geleneksel” ünvanını aldığını söyleyerek konferansı açtı. Önceki yıllarda odaklanılan konulardan bahseden Barbarosoğlu, konuşmasında adeta 2 gün konferans ve sonraki 2 gün de çalıştaylar ve eğitimlerle geçecek 4 günün tartışma konularını özetledi. Prof. Gülay Barbarosoğlu, fikri mülkiyet hakları ve yönetimi konusunda üniversitelerde üretilen fikirlerin uygulamaya geçmesi ve sonrasındaki aşamalarda karşılaşılan sorunlardan kısaca bahsetti. Barbarosoğlu, üniversitelerde kurulan Teknoloji Transfer Ofisleri’nin (TTO) fikri mülkiyet hakkının ticaret ve pazarla olan ilişkisi üzerindeki olumlu etkisinin altını çizerek ve konferansın tüm katılımcıları faydalı olmasını dileyerek konuşmasına son verdi.

GE Ventures’da Fikri Mülkiyet Hakları Paneli

İki gün boyunca süren konferansta GE olarak 2 önemli panele ev sahipliği yaptık. Konferansın ilk gününde öğleden sonraki seansta GE Türkiye Stratejik Yatırımlar Direktörü Erdoğan Çeşmeli’nin moderatörlüğünde “GE Ventures’da Fikri Mülkiyet Hakları” başlıklı bir panel gerçekleştirildi. GE Ventures’dan Brian Selby ve Matthew Gunnison, Takahiro Murata ve GE Lighting’den Roland Batai’inin katılımıyla düzenlenen panelde özellikle GE Ventures’ın yatırım, patent ve pazar üçgeninde iş ortaklarına sunduğu çözümlerden bahsedildi. GE Ventures’ın 12 ülkede 100’den fazla iş ortaklığı bulunduğuna dikkat çekildi. GE Ventures biriminin ister start-up olsun, ister büyümek isteyen ve bir fikri olan bir şirket, girişimcilere yatırım, yeni iş yaratma, patentleme ve pazar ve networking konlarında hizmet verdiği anlatıldı.

Panelin kapanış bölümünde Erdoğan Çeşmeli GE’nin Türkiye’deki çalışmalarından bahsetti. GE Türkiye Stratejik Yatırımlar Bölümü olarak, üniversiteler, hukuk uzmanları, yatırımcılar gibi pek çok alandan önde gelen kişilerle fikir alışverişinde bulunduklarını anlatan Çeşmeli, fikri mülkiyet hakları yönetiminin ülkemizde istenilen noktaya gelmesi için bazı noktalarda hemfikir kalındığından bahsetti. Bunları şöyle sıraladı: Yatırımcı ve fikir sahibinin bir araya gelmesi, start-up’lara akıl hocalığı yapacak gönüllü bir koçluk sistemi ve tüm bu unsurların bir arada var olabileceği, birbiri ile iletişim kurabileceği bir ekosistemin oluşturulması.

Akıllı Şehirler, Akıllı Binalar, Akıllı Çevreler ve Yaratıcı Stratejiler

Konferansın ikinci gününde Boğaziçi Üniversitesi Rektörlük binasında düzenlenen oturumda endüstriyel internet, akıllı çevre yaratımı için stratejiler ve ülkemizden başarılı örnekler konuşuldu. Oturumda, GE Ventures Direktörü Brian Selby, Turktelekom ve Sampas İş Geliştirme Direktörleri Burçin Acan ve Serdar Yumlu, Vestel Ventures’ Genel Müdürü Metin Salt, GE Lighting İnovasyon Lideri Roland Batai ve Verite Analytics Kurucu Ortağı ve CEO’su Dr. Özgür Özlük birer konuşma yaptı. Konuşmaların sonrasında GE Türkiye Stratejik Yatırımlar Direktörü Erdoğan Çeşmeli’nin moderatörlüğünde bir de panel gerçekleştirildi.

Oturum, GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Canan Özsoy’un açılış konuşmasıyla başladı. Canan Hanım konuşmasına, “Tam internete alıştık, bu sefer de endüstriyel internet devriminin içinde bulduk kendimizi” diyerek başladı. Canan Hanım, GE’nin kendisini “endüstriyel dijital bir şirket” olarak tekrar yapılandırdığını söyledi. Edison’un “Ben önce insanların neye ihtiyacı olduğunu dinler, ondan sonra onu icat ederim” yaklaşımını devam ettirdiklerini söyleyen Canan Hanım GE’yi “dünyanın en yaşlı girişimci şirketi” olarak tanımladı. Canan Özsoy, teknoloji ve inovasyonda yaşanan gelişmelerin hem dünya çapında hem de ülkemizde sevindirici bir şekilde ivme kazandığından bahsederken GE Türkiye’yi şöyle tarif etti: “Çalıştığım ortamda kendimi her gün bir lunaparka gidiyor ve her gün farklı bir yerini görüyor gibi hissediyorum.” Canan Hanım konuşmasının devamında endüstriyel internet ile ulaşım, çevre, sağlık, enerji, hatta tüketici interneti hizmetlerinin nasıl iyileştirilebileceğinden bahsetti. Canan Özsoy, 2006 yılı itibariyle dünya çapında kent nüfusunun ilk defa kır nüfusunu geçtiğine ve bu nüfus hareketinin artarak devam ettiğine değindi. Şehir ve kamu hizmetleri altyapılarının bu gelişmeler ışığında tekrar ele alınmasının gerekliliğinden bahseden Özsoy, gelişen teknoloji ve inovasyonun doğru uygulamalarla hayatımıza getireceği faydalardan bahsetti.

Canan Özsoy’dan sonra söz alan Brian Selby, GE Ventures’ın inovasyonu destekleme vizyonundan bahsetti ve bazı başarı hikayelerini paylaştı. Akıllı sistemlerin başarılı olması için bağlılığın esas olduğunu anlatan Selby sözlerini bir örnekle şöyle açıkladı: “Sürücüsüz bir araç eğer bu teknoloji ‘bağlı’ değilse, yani daha büyük bir ekosisteme entegre olarak çalışmıyorsa sadece kullanıcısına fayda sağlar.” Selby, Akıllı şehir, bina ya da çevreler için geliştirilen teknolojiler kadar bu ekosistemin oluşmasının da hayati olduğunu belirtti.

Turktelekom İş Geliştirme Direktörü Burçin Acan, 13 iş ortağıyla birlikte Brian Selby’nin örneklendirdiği bir çok akıllı sistemin Türk Telekom tarafından hayata geçirildiğini anlattı. Karaman’ı kendilerine pilot bölge olarak seçtiklerini söyleyen Acan şimdiye kadar hayata geçirdikleri akıllı uygulamalar arasında, akıllı kavşak, akıllı otopark, akıllı şehir aydınlatması, akıllı sayaçlar, akıllı atık servisi, akıllı sulama, panik butonu, kronik hasta takibi, görme engelli navigasyonunu saydı. Karaman’da saydığı sistemlerden 9 tanesinin engtegre olarak çalışmakta olduğunu belirten Acan, tüm bu teknolojilerin en önemli noktasının bu verilerin merkezi bir platformda toplanması ve analiz edilmesi olduğunu söyledi. “Bir sistemin çıktısı, bir başkasının girdisi olabiliyor” diyen Acan, bunun farklı zamanlarda, farklı alanlardan gelen bilgilerin doğru işlenmesiyle mümkün olduğunun altını çizdi. Her bir şehrin farklı ihtiyaçları olduğunu, dolayısıyla şehirlerin kendilerine has çözümler üretmeleri gerektiğini vurgulayan Acan, tüm bu sistemlerin Türkiye çapında başarıyla uygulanmaya konmasıyla, trafikteki kazalarda %60 azalma, trafikte geçirilen zamanda %25 azalma, sulamada %30 su tasarrufu ve toplamda 650 milyon TL tasarruf gibi katkıların hayal olmadığını söyledi.

Oturumun sonunda gerçekleştirilen panel iki günlük konferansın özeti niteliğindeydi. Oturum katılımcıları önceki gün olduğu gibi bir inovasyon ekosisteminin oluşmasının öneminden bahsettiler. Üniversiteler, teknoloji lideri kuruluşlar, kamu sektörü, yatırımcı ve girişimciler gibi pek çok farklı alandan kişilerin fikri mülkiyet hakları yönetimi konusunda ortak hedefler doğrultusunda iş birliği yapmaları gerektiğinin öneminden bahsedildi.

Bu yıl 5.’si düzenlenen Üniversitelerde Fikri Mülkiyet Hakları Yönetimi Konferansı önceki yıllarda olduğu gibi birçok ilgi çekici konuşmaya sahne oldu. Konferansa Türkiye’nin yanı sıra Amerika, İsviçre, Almanya, Lüksemburg, Norveç, Japonya, İngiltere, Singapur, İsrail, Danimarka, İran ve Yunanistan’dan konuşmacılar katıldı. Konferansta Türkiye’nin inovasyon ve teknolojik gelişmelerde öncü bir ülke olması yolunda kat edilen aşamaların tartışıldı ve ülkemizden ve dünyadan başarı hikayeleri paylaşıldı.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir