Enerjiye Genel Bakış: Geleceğin Enerji Şebekesi Anahtarı Doğal Gaz

18 Aralık 2018

GE Enerji, Aralık ayı başında Orlando, Florida’da düzenlenen ve enerji sektörü profesyonellerinin yıllık zirvesi olan Power-Gen International’da, Uluslararası Enerji Ajansı ile iş birliğinde enerji dünyasının en güncel Yeni Politikalar Senaryosu’nu içeren bir rapor yayınladı. GE Enerji’nin yaptığı bu yeni araştırmaya göre; enerji endüstrisinin yapısı, çoğunlukla merkezi üretim kaynaklarına dayalı sistemden, hem merkezi hem de dağıtılmış kaynakları içeren hibrit bir sisteme dönüşmeye devam ettikçe, önümüzdeki yirmi yılda gazla çalışan enerji santrallerinin kurulu kapasitesi artacak.

Hibrit bir sisteme geçiş, iklim değişikliklerine dikkat çekmenin gerekliliği ve dijital alandaki yenilikler; elektrik şebekelerinin gittikçe daha fazla doğal gaza yönelerek 2040’a kadar daha temiz ve daha verimli hale geleceğinin habercisi. Bu enerji geçişinde enerjinin arz-talep dengesindeki değişikliklerin üstesinden gelinmesi için güç altyapısının yanı sıra pazarın daha esnek olmasına ihtiyaç var ki bu da doğal gaz santrallerinin gitgide daha fazla üstlenebileceği bir rol.

GE’nin “Dönüştürülmüş Enerji Alanında Gazla Çalışan Jenerasyonun Önemi” araştırmasında Uluslararası Enerji Ajansı, “Gazla çalışan enerji santralleri; yeni tesisler için düşük ön yatırım maliyeti, artan kaynak ve enerji sisteminin esnekliğinde doğal gazın rolü sayesinde, neredeyse tüm bölgelerde büyüyecek olan tek fosil yakıt teknolojisidir” diye açıklıyor.

Doğal gaz, güneş ve rüzgâr enerjisi ile birlikte önümüzdeki yıllarda yeni küresel ihtiyacın çoğunu karşılayacak. 2040 yılına kadar küresel güç şebekelerine 1.500 gigavatın üzerinde yeni gaz yakıtlı üretim kapasitesinin eklenmesi bekleniyor. 2015 Paris İklim Anlaşması’nda yer alan IEA’nın Yeni Politika Senaryosu tahminine göre, yeni gaz talebi Çin tarafından yönlendirilecek ve Çin bu talebi 2040 yılına kadar dört katına çıkaracak. Çin,gelecekteki enerji yatırımlarının %60’ını karşılamak için Hindistan ve Güneydoğu Asya ile birleşecek. Tüm bunların ışığında IEA, dünyadaki kurulu elektrik kapasitesinin, 2040 yılına kadar 12.480 gigavata ulaşmasını bekliyor.Bu kapasitenin %22’si, yani herhangi bir yakıt kaynağının sağladığı en büyük oran ise doğal gaza ait olacak. Yenilenebilir ve nükleer enerji ise, küresel ihtiyaçlarla birleşen kömür ve petrolle birlikte %59’luk bir oranı karşılayacak.

Gaz santrali inşasındaki yükselen ivmenin nedenleri arasında, bu santrallerin hem talepteki dalgalanmaları hem de değişken yenilenebilir enerji arzını karşılayacak şekilde hızla adapte olabilme özelliği bulunuyor. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde 500.000 haneye enerji sağlayan 570 megavat’lık 7HA.02 GE kombine çevrim santrali 30 dakikadan kısa bir sürede devreye girebiliyor, dakikada 60 megavat güçle üretimi artırabiliyor ya da azaltabiliyor. Bir taraftan da emisyon sınırlarını korurken, gücü 200 megavat’tan daha aza inebiliyor. Böylesine bir hız, değişken rüzgâr ve güneş kaynağı seviyelerini dengelemek için olmazsa olmaz.  

Yeni doğal gaz santrallerine talebi artıran bir diğer faktör de, bir gaz santrali için gerekli olan ön sermaye yatırımının, kurulu kapasitenin kilovatı başına gerekli olan değere bakıldığında diğer seçeneklere göre daha düşük olması.

Dünya; enerji geçişine evrildiği, iklim değişikliği ile mücadele etmek için acil ihtiyaçlarla karşı karşıya kaldığı ve üzerinde yaşayan yaklaşık 1 milyar insana elektrik sağlama arzusuna yöneldiği sürece, doğal gaz küresel enerji portföyünün önemli bir parçası olmaya devam edecek.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir