Enerjide Yeni Teknolojiler – II

1 Ağustos 2017

Dijitalleşme, her endüstride olduğu gibi, enerji endüstrisinde de oyunu tamamen değiştiriyor. Yazı dizimizin ikinci bölümünde GE’nin yeni sistem, yazılım ve teknolojilerle santrallere getirdiği inovasyonların izini sürüyoruz.

Verimliliği doğrudan etkileyen dijitalleşme, endüstrinin bütün kollarında büyük bir önem taşıyor. GE Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye Bölgesi Buhar Enerjisi Sistemleri Genel Müdürü Sacha Parneix, dijitalleşmenin etkisini ve GE’nin bu konudaki faaliyetlerini şöyle aktarıyor: “Enerji santralleri de aynı dijital devrimden geçiyor. Bir termik santral Facebook’tan daha fazla data üretiyor. Çok büyük bir bilgi akışı var. Üretilen verilerin kullanılma oranı ise henüz çok düşük. Şu anda sadece yüzde 2’si kullanılıyor. Bu verileri kullanarak ve hat içi optimizasyonlar yaparak tesisin daha etkin, verimli ve temiz olmasını sağlayabiliyoruz. Varlık Performans Yönetimi (APM) ve Predix gibi yazılımlarla, santrallerin durumunu anlık olarak takip edilebiliyoruz. Tüm bunlarla birlikte yazılım tarafında bir IT şirketine yaraşır bir altyapıya ve sisteme sahip olduk. Yoğun bir şekilde Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Diğer IT şirketlerinin yanında avantajımız, GE olarak makinelerden gelen verileri en doğru şekilde analiz edebilmemiz.”

GE kullandığı bu üst düzey teknoloji sayesinde kömür gibi bir ürünün kullanımında çok değerli tedbirleri hayata geçirerek hem şirketler hem toplum için fayda yaratmayı başarıyor. Parneix, “Sonuç olarak kömür çevreye zararları olabilen bir ürüne dönüşebilir, eğer yanlış ve eski teknolojilerle kullanılırsa. Ama doğru teknolojiyle verimliliğini artırarak kullandığımızda bu etkilerin önüne önemli ölçüde geçip kaynakların en verimli şekilde kullanımını sağlayabiliyoruz.” diyor.

Parneix yeni kömür santralleri teknolojileri ile aldıkları sonuçlara şu örnekleri veriyor: “Bugün kullandığımız teknolojilerle termal üretimlerde verimlik artışımızı yüzde 60’ların üzerine çıkarttık. Aynı durum kömür endüstrisi için de geçerli. USC teknolojileriyle dünya ortalaması yüzde 34 olan verimlilik değerlerinin çok üzerinde -yüzde 45’leri geçen- bir verimlilik oranına ulaştık. Yeni geliştirdiğimiz teknolojilerle kısa bir süre sonra bu oran yüzde 50’lerin üzerine çıkacaktır. GE’nin gaz santrallerinde verimlilik artışının global ortalaması yüzde 64.2’leri buldu. Almanya’daki RDK8 Termik Santrali’nde yüzde 47.5 verimliliği bulan rekor bir sonuç aldık.”

GE’nin “Türkiye İçin Daha Akıllı, Daha Verimli Buhar Enerjisi’’ raporunda teknolojik inovasyonların, sadece yeni santrallerde değil, mevcut santrallerde de performansı artırma olanağı sağladığına değiniliyor. Dünyanın birçok yerinde verimsiz bir şekilde çalıştırılan kömür santralleri mevcut. Bu santralleri dijitalizasyon sayesinde, sadece belirli donanımlarını değiştirerek daha verimli hale getirmek mümkün. Örneğin, devletin mevcut santrallerin yenilenmesi (retrofit) projeleri var. Bunlar eski sistemleri kullanılan santrallerin gerek dijital gerekse donanımsal çözümlerle yenilenmesiyle gerçekleşen projeler. Ancak bu yeni bir sistem olduğu için, Türkiye bu yolun başında ve çok büyük bir ivmelenmeyle gelişmeleri takip etmekte.

Parneix, GE’nin optimizasyon konusunda yarattığı farkları ise şöyle özetliyor: “Optimizasyon konusunda yapılacak çok fazla işlem ve kullanılacak çok fazla araç var. Bunlar kömürün yapısını anlamakla başlayıp, kömürü daha iyi yönetmek, kömürün daha iyi yanmasını sağlamak, yarattığı emisyonu daha düşük değerde tutmak gibi sistemler. Bu araçları GE olarak en efektif şekilde kullanıyoruz. Örneğin, daha düşük bir NOx için amonyak seviyesini optimize eden oto optimizasyon sistemi, operatörün bilgisi dahilinde yaptığı optimizasyondan çok daha iyi sonuçlar elde edebiliyor. Tüm bunlar sayesinde enerji üretiminde etkinlik ve verimlilik sağlayarak, reaksiyon tüketimlerini kontrol altında tutulabiliyor ve çevre dostu bir santral yaratabiliyoruz.

GE, genişleyen portföyüyle, kömür dahil mevcut ve yeni kurulacak olan enerji santrallerinin verimliliğini artırarak Türkiye’nin enerji bağımlılığını azaltmasına katkı sağlayabilir.

* Yerli kömür rezervlerini kullanarak 2019’a kadar 60 milyar kilovatsaat elektrik üretilebilir.

* Enerji üretimini mevcut kömür rezervlerinden karşılayarak ve yeni kömür rezervleri araştırmalarına devam ederek doğal gaz ithalatı azaltılabilir.

“Yeni İş Birlikleri Olabilir”

Endüstrinin diğer önemli aktörleri de GE ile geliştirdikleri iş birliği ve GE’nin Türkiye’nin enerji gündemine katkısından memnun. Adana Tufanbeyli Linyit Sahası 700 MW Termik Enerji Santral Projesi ihalesini kazanan Teyo Yatırım’ın Genel Müdürü Muzaffer Başaran, GE’nin Türkiye’de enerji sektöründeki konumunu ve yaptığı işleri şöyle değerlendiriyor: “Sektörün en önde gelen firmalarından birisi GE. Dünyada Çin’dekilerin dışında üç tane dev kazan imalatı yapan şirket vardı. Son dönemde GE, Alstom’u da satın aldı. Dolayısıyla daha önce GE’nin bir kazan imalatı yokken Alstom’u alarak en büyük üç kazan firmasından biri oldu. Özel sektörde kullanılan gaz ve rüzgâr türbinlerinin çok büyük bir kısmı GE. Senelerdir sektördeler ve başarılı işler yapıyorlar.” Başaran önümüzdeki dönemde GE ile yeni iş birlikleri gelişebileceği görüşünde: “GE eskiden kömür piyasasında yoktu. Alstom’u satın almasıyla artık bu piyasada da var. Dolayısıyla yeni iş birlikleri de olabilir.”

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir