Enerjide Teknoloji Devrimi – II

6 Temmuz 2017

Geçtiğimiz hafta Enerjide Teknoloji Devrimi yazı dizimizin ilk bölümünde, McKinsey’e göre robot teknolojilerinin yaygınlaşması, Endüstriyel İnternet ve veri analiz sistemleri gibi yeni gelişmelerin enerji sektöründe oyunun kurallarını nasıl değiştirdiğine değinmiştik. Yazı dizimizin ikinci bölümünde ise analizimizi daha derine taşıyor, değişimin sebep ve sonuçlarını listeliyoruz.

Enerji Harcamalarında Yüzde 26 Düşüş

Gelecekte enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarındaki artış sayesinde geleneksel enerji kaynaklarına talep azalacak. Bu düşüş teknolojinin enerji sektöründe yarattığı dönüşümle gerçekleşecek tasarrufun üçte ikisini oluşturacak.

Teknoloji yoğunluklu senaryoya göre, artan verimlilik ve yenilenebilir enerji kullanımı sayesinde birincil enerji talebi 2025 yılında zirve noktasına ulaşacak ve sonrasında düşüşe geçecek. Teknolojinin yoğun olarak benimsenmediği “makul teknoloji” senaryosunda bile 2035 yılı itibarıyla küresel birincil enerji talebindeki artış hızı, GSYİH artışına rağmen yavaşlayacak.

Teknolojinin “makul düzeyde” benimsenmesi fosil yakıt tüketimini, teknolojinin hiç devreye girmediği senaryoya oranla yıllık 140 milyon terajul düzeyinde düşürecek. Teknolojinin yoğun olarak benimsenmesiyle birlikte bu düşüş yıllık 100 milyon terajul daha artacak. Tüketimdeki bu düşüş, enerji harcamalarının bugünün fiyatlarıyla makul teknoloji senaryosunda yüzde 13, yoğun teknoloji senaryosunda yüzde 26 düşmesini sağlayacak.

Teknolojinin getireceği bu tasarrufun küresel ekonomiye etkisi çok geniş kapsamlı olacak. Örneğin ABD’de doğal kaynaklar GSYİH’nin yüzde 5’ini, istihdamın yüzde 8’ini oluşturuyor. Buna karşın toplam sermaye harcamalarının üçte birini ve ortalama bir ev bütçesinin en büyük üç gider kalemi olan barınma, ulaşım ve beslenme giderlerinin yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu anlamda enerji sektöründeki teknoloji kullanımı “vatandaşın bütçesine” de katkıda bulunacak.

Sera Gazı Emisyonları Azalacak

Fosil yakıt kullanımındaki düşüş, sera gazı emisyonlarını da etkileyecek. Teknolojinin makul düzeyde benimsendiği senaryoda emisyonlar 2035 yılına dek artmayı sürdürecek ancak artış hızı düşecek. Teknoloji yoğunluklu senaryoda ise emisyonlar 2025 yılından itibaren düşüşe geçecek. Ancak bu senaryoda bile CO2 emisyonlarındaki düşüş, 2015 yılında Paris’te düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı’nda belirlenen hedefleri tutturamayacak.

Küresel ekonomide enerji verimliliğinde en önemli artış, ulaşım sektöründeki değişimler, sanayi ve konutlarda artan enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımından kaynaklanacak. McKinsey’in tahminlerine göre, azalan talep ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, 2035 yılı itibarıyla en az 600 milyar, maksimum 1,2 trilyon dolar tasarruf sağlayacak.

Ulaşım Sektöründe Dönüşüm

Toplam birincil petrol talebinin yarısından fazlasından sorumlu olan ulaşım sektörü, gelişen motor performansı, yakıt verimliliği, teknolojik inovasyonların ortaya çıkardığı otonom ve elektrikli araçlar sayesinde önemli değişimler geçirecek. McKinsey’in tahminlerine göre, 2030 yılında satılan yeni araçların yüzde 15’i tamamen otonom olacak. Otonom araçlar, çok daha büyük bir yakıt verimliliği sağlayacak. Elektrikli araçlar petrol tüketimini azaltırken, araç paylaşımı da trafikteki araç sayısını düşürecek.

Bu trendler küresel petrol tüketimini azaltacak. Bu durum, makul teknoloji kullanımı senaryosuna göre hafif araçların petrol kullanımının 2015 yılından itibaren düşmeye başlamasını sağlayacak. Teknoloji yoğunluklu senaryoda ise yeni araç talebi, makul teknoloji senaryosuna oranla yaklaşık yüzde 13 azalacak. Hafif araçların petrol talebi de günde 4,5 milyon varil azalacak.

Konutlarda Ve Fabrikalarda Yüzde 21 Tasarruf

Teknoloji, ulaşımın yanı sıra tüketicilerin ve sanayi tesislerinin enerji verimliliğini de artıracak. Konutlarda, ticari binalarda ve fabrikalarda kullanılacak olan sensörler, kontrol sistemleri ve analiz sistemleri enerji talebini önemli ölçüde azaltacak. Makul teknoloji kullanımı senaryosuna göre, enerji verimliliği fosil yakıt giderlerini yüzde 12 azaltacak. Teknoloji yoğunluklu senaryoda ise, artan verimlilik fazladan yüzde 9, yani 240 milyar dolar daha tasarruf sağlayacak.

Fosil Yakıtların Yerini Yenilenebilir Enerji Alacak

Yenilenebilir enerji üretiminin maliyeti düştükçe kullanımı artıyor. Günümüzde güneş enerjisi santrali kurmanın maliyeti 6 yıl önceki düzeyin onda birine düşmüş durumda. Bu sayede 2001 yılından bu yana dünya genelindeki güneş enerjisi üretimi yılda yüzde 50, rüzgâr enerjisi üretimi ise yılda yüzde 24 artış gösterdi. Bu trendin devam etmesi durumunda, günümüzde enerji üretimin yüzde 4’ünü gerçekleştiren yenilenebilir enerjinin payı, 2035 yılında teknoloji yoğunluklu senaryoda yüzde 36’ya ulaşacak. Bu da 350 milyar dolara ulaşan bir tasarruf sağlayacak.

Teknoloji Destekli Üretimle 390 Milyar Dolar Tasarruf

Genel anlamda enerji üretim şirketleri, özellikle de madencilik şirketleri bugüne dek yeni teknolojilerin benimsenmesi konusunda ağır kaldı. Ancak günümüzde verimliliği artıran teknolojiler giderek daha büyük hızla kullanılmaya başlandı. Örneğin Avustralya’daki madenlerde kullanılmaya başlanan otomatik yük vagonları yüzde 40, otomatik sondaj cihazları yüzde 15 verimlilik, bunun yanı sıra güvenlik, bakım, enerji kullanımı ve üretim planlaması açısından iyileştirmeler sağlıyor.

Yatay sondaj ve hidrolik parçalama gibi teknolojiler hem yeni kaynaklara ulaşılmasını sağlıyor hem de verimliliği artırıyor. Otomasyon, veri toplama, mobil bilgisayar ve analiz sistemleri gibi teknolojiler, bu şirketleri üretim ve verimlilik açısından daha da ileri noktalara taşıyacak. Bu sayede maden, petrol ve doğal gaz üreticileri 2035 yılı itibarıyla yıllık 290 milyar dolar ile 390 milyar dolar arasında bir tasarruf elde edebilecek.

Enerjide Teknoloji Devrimi yazı dizimizin üçüncü bölümünde enerji endüstrisini gelecekte nelerin beklediğini incelemeye devam edeceğiz. Endüstrinin değişen trendleri gelecek hafta bloğumuzda olacak.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir