Enerjide Teknoloji Devrimi – I

19 Haziran 2017

Robot teknolojilerinin yaygınlaşması, Endüstriyel İnternet ve veri analiz sistemleri gibi gelişmeler enerji sektöründe oyunun kurallarını değiştiriyor. Yönetim danışmanlığı firması McKinsey tarafından hazırlanan “Beyond the Supercycle: How Technology is Reshaping Resources” raporuna göre enerji sektöründe yeni bir dönüşüm yaşanıyor. Doğal kaynakların hem üretim hem de tüketim şekli değişiyor.

2003 yılından itibaren başta petrol ve doğal gaz olmak üzere doğal kaynakların fiyatları uçuşa geçti. Başını Çin’in çektiği talep artışı ile petrol, doğal gaz, kömür, demir ve bakır harcamaları, uzun vadeli ortalama rakamın üç katına çıkarak, küresel GSYİH’nın yüzde 6’sını aştı.

Bu yükselişi hızlı bir düşüş takip etti. Petrolün yanı sıra, kömür, demir ve bakır gibi doğal kaynakların tüketimindeki artışın en büyük sebebi, Çin’in hızlı sanayileşme süreciydi. 2015 yılı itibarıyla dünyadaki demir tüketimin yarısını, kömür tüketiminin yüzde 40’ını tek başına Çin gerçekleştiriyordu. Ancak küresel kriz ve sonrasında Çin’in yatırım odaklı bir ekonomiden, hizmet sektörünün ve tüketimin sürüklediği bir ekonomiye geçiş yapması hem doğal kaynakların tüketimini hem de fiyatları aşağı çekti.

Hindistan dâhil gelişmekte olan ülkelerin hiçbirinin Çin’in hızlı büyüme sürecine benzer bir büyüme gerçekleştirememesi ve analizlere göre gerçekleştiremeyecek olması, tüketimin düşük düzeylerde kalacağını gösteriyor. Bu ortamda ekonomik büyümenin itici gücü tüketim değil, teknolojik gelişmelerin getirdiği verimlilik artışı olacak.

Bu teknoloji devriminin üç temel etkisi söz konusu:

1. Termostatlar ve diğer enerji tasarruflu cihazlar evlerde ve ofislerde, analiz sistemleri ve otomasyon ise fabrikalarda enerji verimliliğini artırdı. En büyük petrol üreticisi konumundaki ulaşım sektörü de verimli motorlar, otonom ve elektrikli araçlar gibi teknolojiler ve araç paylaşımı gibi trendler sayesinde enerji verimliliğinden payını aldı.

2. Teknolojik gelişmeler güneş ve rüzgâr enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının üretim ve depolama maliyetlerini düşürdü.

3. Teknoloji, üreticilerin yeni kaynaklara ulaşmasını, önleyici bakım, veri analizi gibi yöntemler sayesinde daha verimli üretim gerçekleştirmesini sağladı.

McKinsey’in raporuna göre, bu gelişmeler ışığında hazırlanan senaryolar 2035 yılı itibarıyla dünya ekonomisine 900 milyar ile 1,6 trilyon dolar arasında; yani Kanada’nın hâlihazırdaki GSYİH’si tutarında tasarruf sağlayacak. Senaryolara göre, enerji verimliliğindeki ve üretim kapasitesindeki artış, küresel enerji üretimini, 2035 yılında yüzde 40 ile 70 arasında artıracak. Bu gelişmeler sadece enerji sektöründeki şirketler ve üretici ülkeleri değil, tüm sektörlerdeki şirketleri ve tüm tüketicileri etkileyecek.

McKinsey doğal kaynakların arzı ve talebi konusunda iki farklı senaryodan söz ediyor. Teknolojinin “makul düzeyde” benimsendiği ilk senaryo ve “teknoloji yoğunluklu” ikinci senaryo. Her iki senaryoda da robot teknolojileri, veri analizi, endüstriyel internet ve diğer teknolojilerin kullanılması öngörülüyor. Aradaki fark, teknolojik gelişmelerin üreticiler ve tüketiciler tarafından benimsenme hızı ve kapsamı.

Enerjide Teknoloji Devrimi yazı dizimizin ikinci bölümü gelecek hafta GE Türkiye Blog’da olacak.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir