Enerji Şebekelerinin Geleceğini Şekillendiren Laboratuvar!

14 Nisan 2020

100 yıldan uzun süredir var olduğundan dolayı, elektrik şebekesini, her biri diğerine mükemmel şekilde uyan iyi yapılmış bir legoya benzetirsek hata yapmış olmayız. Elektrik santralinden çıkan elektrik, tellere ve transformatörlere, oradan da üretilen her elektronun tüketildiği evlere ve iş yerlerine doğru dağılır.

Ancak işler son zamanlarda daha da karmaşık bir hale geldi. Örneğin ev tipi güneş panelleri elektriği şebekeye geri gönderiyor ve enerjiyi çift yönlü bir elektrik otoyoluna dönüştürüyor. Artık bu döngüye, şebekenin artan dijitalleşmesi de ekleniyor. Sensörler, hizmetleri geliştirmek ve kesintileri azaltmak için analiz edilebilir veriler topluyor. Yüksek voltajlı doğru akım hatları elektriğin hızını alternatif akım yerine doğrudan doğruya düşürüyor. Piller gücü depoluyor ve talep üzerine serbest bırakıyor. Bu süreci birlikte düşündüğünüzde, daha çok Legolar, mekanik parçalar ve devre kartlarının karışımına benzeyen bir yapı elde ediyorsunuz.

Bu tür değişimler kamu hizmeti sağlayıcıları için – özellikle de şebekenin her yeni özelliği farklı bir şebeke oyuncusu tarafından sağlanıyorsa – gerçek birer problem yaratıyor. Bir kamu hizmeti sağlayıcısı, performans takibi için var olan şebekeye sensör ve yazılım eklemek için bir şirketle çalışırken o sensörlerin merkezle hızlı bir şekilde iletişim kurması için başka bir şirketle çalışabilir. Yine başka bir şirket ise şebekeye geri akan gücü yöneten yazılımlar geliştirebilir. Tüm bu hizmetlerin birlikte iletişim kurması ve birlikte çalışması, şebekelerinin gelişimini yavaşlatacak kadar zahmetli olabilir. GE Yenilenebilir Enerji Şebeke Çözümleri Baş Mimarı Jamshid Sharif-Askary, kamu hizmeti sağlayıcılarının binlerce malvarlığı olduğunu ve neredeyse hiçbir zaman aynı satıcıdan ürün satın almadıklarını söylüyor. Bu da, birden fazla dil ve çoklu protokol demek oluyor.

Ortaya çıkan bu problemler için Sharif-Askary’nin bir çözümü var: GE’nin Dijital Enerji İnovasyon Laboratuvarı. Florida’da bulunan bu laboratuvar, gerçek bir şebekenin küçültülmüş bir versiyonu. Bu sistem, mikro şebekeleri, mekanik araçları, akümülatörleri ve güçle ilgili diğer teknolojileri simüle edebilen ve birbiriyle kablosuz iletişim kurabilen küçük bir kredi kartı büyüklüğündeki sıralı bilgisayarlarla (ki bunlara edge computers deniyor) birlikte yönetim yazılımı çalıştıran bilgisayarları içeriyor. Tüm bunların yanısıra, bu bilgisayarlar ayrıca, operatörlerin enerji kaynaklarını tahmin etmelerini, göndermelerini ve kontrol etmelerini sağlayan bir yazılım olan, dağıtılmış enerji kaynağı yönetim sisteminin bir parçası olarak optimizasyon algoritmalarını da çalıştırabiliyor. Kamu hizmeti sağlayıcıları, GE danışmanlarıyla çalışarak bazı çözümler tasarlamak ve bu çözümleri test etmek için laboratuvarda zaman geçiriyorlar. Sharif-Askary, “Onların, makinelerin birbirleriyle konuşmasına olanak sağlayan sistemler geliştirmelerine yardımcı olmak üzere  şeffaflık getiriyoruz.” diyor.

Sharif-Askary ve ekibi, geçtiğimiz Ocak ayının sonunda Teksas, San Antonio’da gerçekleşen en büyük yıllık iletim ve dağıtım konferansı Distributech’de, laboratuvarın mobil versiyonunda müşterilerle çalışmak üzere görev başındaydı. Normalde, kamu hizmeti sağlayıcıları, tesisin ihtiyaçlarını değerlendirmek için GE uzmanlarıyla çalışmak ve tüm unsurları nasıl bir araya getireceklerini öğrenmek için laboratuvarda uygulamalı çalışmalar yapmak üzere üç günlüğüne Melbourne’e bir ekip gönderecekti. Ancak konferansın müdavimleri San Antonio’da bu sürece kısa ve hızlı şekilde göz atmış oldular.

Geçen yıl açılan Florida’daki laboratuvar, (şebekeye enerji gönderebilen) güneş panelleri ve (hem güç hem de elektrik depolamak için kullanılabilen) mekanik araçların eklenmesinin nasıl ele alınacağı gibi sorunlar üzerinde birlikte çalışılan birkaç büyük kamu hizmeti sağlayıcısına kapılarını açtı. Laboratuvarda sadece GE‘den değil, diğer şirketlerden de ekipmanlar bulunuyor; böylece enerji şirketleri kendi şebekelerinde kullandıkları ekipmanı içeren durumları simüle edebiliyorlar.

GE Şebeke Çözümleri Baş Teknoloji Sorumlusu Vera Silva, farklı şebeke türlerini simüle edebildiklerini ve neler olduğunu tam olarak anlayabildiklerini söylüyor. “Burada esasen yapacağınız şey; simülasyonu gerçek hayat sistemleriyle birleştiren bir ortam yaratmanız ve bunların etkileştiğini gözlemlemeniz.”

Amaçlanan, kamu hizmeti sağlayıcısı için tüm farklı parçaların sorunsuz şekilde birlikte çalışmasına izin veren bir yapı oluşturmak. Bu da demek oluyor ki, tüm bilgisayarların aynı dili konuştuğundan emin olmak amacıyla, kontrol merkezinden uzak kutuplar ve transformatörler gibi şebekenin köşelerinde bulunan bilgisayarları çalıştırmak için OpenFMB adı verilen birlikte işlenebilir bir yazılım çatısı oluşturmak için kamu hizmeti sağlayıcılarıyla çalışılabilir. Ya da bu, kamu hizmeti sağlayıcısının, tüm parçaların sorunsuz bir şekilde çalışması için kendi adına oluşturulacak dijital bir temel sağlayan bulut bilişim, uygulamalar ve cihazların bir kombinasyonu olan GE’nin Dijital İnovasyon Merkezi‘ni benimsediği anlamına gelebilir.

Laboratuvar fikrini üç yıl önce ortaya atan Sharif-Askary şimdilerde, önümüzdeki 18 ay içinde daha fazla ekipman getirerek ve ortak sorunlara bir dizi çözüm geliştirmek için daha fazla iş ortağıyla iş birliği yaparak laboratuvarı kurduğu temeller üzerinde daha da yükseltmek istiyor.

Dünyanın sahip olduğu gerçek problemler söz konusu olduğunda bu laboratuvarın ne kadar iyi çalıştığını görmek istediklerini belirten Sharif-Askary sözlerini şöyle bitiriyor: “En önemlisi de şu: Biz müşterilerimizin sorunlarına son vermek istiyoruz.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir