Enerji Dönüşümü Hibrit Çözümlerle Hızlanıyor

27 Nisan 2022

Enerji dönüşümünün temel zorluklarından biri, yenilenebilir enerji kaynaklarını, geleneksel enerji üretim kaynakları kadar dağıtılabilir hale getirmek. Herkes daha fazla yenilenebilir enerjinin şebekelere aktarılması gerektiği konusunda hemfikir, ancak çok azı şebekelerin, rüzgar ve güneş sistemlerinin üretim şekli için gerekli araçları barındıracak şekilde tasarlanmadığının tam olarak farkında. Rüzgar her zaman esmez ve güneş her zaman parlamaz. Şebeke, insanlık tarafında inşa edilen en büyük endüstriyel sistemdir. Ancak, boyutuna rağmen mükemmel bir şekilde dengelenmesi gerekir, aksi takdirde sistem arızalanır ve enerji dönüşümü başarılı olamaz.

“Dağıtılabilirlik”

Bu kavram ne anlama geliyor? Dağıtılabilirlik, operatörün elektrik santralinden çıkan enerjiyi güvenilir bir şekilde kontrol etme yeteneğidir. Başka bir deyişle, talep üzerine sağlanan esnek kaynaklar olarak da tanımlanabilir. Arz ve talep dengesi; dağıtılabilir enerji çözümleri sağlamada ve daha fazla yenilenebilir enerji payına sahip güvenilir bir sistemin oluşturulmasında en temel zorluklardan birini oluşturuyor. 

Batarya enerji depolaması gelecek için önemli ve ümit verici bir çözüm. Ancak bu tek başına yeterli değil.

Yenilenebilir enerji, şebeke tarafında olduğu kadar üretim tarafında da sağlanan çözümlerle daha iyi biçimde dağıtılabilir: Güneş, rüzgar ve bataryaların yeterli düzeyde hibridizasyonu yoluyla, bataryaların gücünü de dahil ederek, birden fazla yenilenebilir kaynağını birleştirerek dağıtılabilirlik seviyesini artırabiliriz ve böylece rüzgar ve güneş santrallerinden elde edilen enerji ihtiyaç duyulduğu yerde ve zamanda kullanılabilir. Güneş veya rüzgarın santralde hibridizasyonu daha iyi dağıtılabilirlik sağlar.

Birçok ülkede yönetmelikler, yeni Hybrid projelerini teşvik etmek veya mevcut tesislerden hibrit sistemler oluşturmak için hızla ilerliyor.

Rüzgar ve güneş enerjisinin batarya depolama veya hidro pompalaması şeklinde birleştirilmesi, aşağıdaki zorlukların çözülmesine büyük ölçüde yardımcı olacak: Şebeke ara bağlantılarının kullanımını optimize etmek için kapasite faktörünün iyileştirilmesi, zaman-enerji kayması yoluyla yenilenebilir enerjinin kısıtlanmasının önüne geçilmesi, düzenleme, dengeleme ve restorasyon hizmetleri yoluyla şebeke stabilitesinin sağlanması, gerektiğinde enerjinin kullanılabilir olmasını sağlamak için kapasitenin geliştirilmesi, yenilenebilir enerjinin yoğun saatlerde enerji ihtiyaçlarını karşılamasının sağlanması ve belirli talep yüklerini 7/24 karşılayabilecek yenilenebilir enerji sağlanması.

Günümüzde, hibrit sistemlerden alınacak gerçek verimlilik, optimize edilmiş sistem performansı ve dağıtım optimizasyonu sağlamak ve bir Hybrid projenin tasarımını ve değerini optimize etmek için yalnızca yenilikçi yazılım ve kontrol çözümleriyle ortaya çıkarılabilir.

Gaz Enerjisinin Hibridize Edilmesi

Enerji dönüşümünü hızlandırmak için, yenilenebilir enerjinin daha çok benimsenmesini sağlamamız ve ayrıca toplam karbon emisyonlarını azaltan kömür yakıtlı üretime ekonomik bir alternatif olarak doğal gazın katkıda bulunabileceği faktörlerden tam olarak yararlanmamız gerekiyor. Hibrit çözümler burada da rol oynayabilir. Gaz Türbinleri, Batarya Enerji Depolama Sistemleri (BESS) ve patentli hibrit kontrollerle geliştirilebilir: Şebekeyle daima senkronize olan batarya sistemi, gaz türbini çalışırken ve tam güce ulaştığında depolanan enerjiyi boşaltır ve bu da gaz türbininin gereken zamana kadar kapalı kalmasını sağlayıp gereksiz yakıt kullanımının önüne geçer. Bu çözüm, gaz türbininin sürekli çalışmasını önleyerek sera gazı emisyonunu azaltır.

Başarılı bir enerji dönüşümü için, dağıtılabilir ve esnek yenilebilir enerji sağlanması, daha stabil elektrik ağı kurulması ve daha sorunsuz rüzgar ve güneş entegrasyonu sağlanması için şebeke ölçeğinde hibrit çözümlerin, depolama ve şebeke altyapılarının önemli ölçüde iyileştirilmesi gerekiyor.

https://www.ge.com/renewableenergy/hybrid

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.