Endüstriyel İnternet Yeni Dönemin Üretimini Şekillendiriyor

15 Mayıs 2017

GE Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Jeff Immelt GE’nin ana hedefini “Dünyanın en büyük dijital endüstriyel şirketi olmak” olarak belirtiyor. Immelt’e göre GE, bu öncü konuma uzun yıllardır sürdürdüğü 3 boyutlu yazıcılarla imalat ve üretimin dijitalleşmesi alanlarında büyüyerek erişecek. Ancak sanayide dijitalleşme hareketi, yani Dijital Sanayi, bir kavramı daha beraberinde getiriyor: Endüstriyel İnternet!

Endüstrinin dijitalleşmesi ve yenilikçi üretim teknolojileri GE’nin uzun süredir başlıca öncelikleri arasında. GE Baş Ekonomisti Marco Annunziata 2015 yılının ekim ayında yayınladığı “The Moment for Industry” başlıklı raporunda, Endüstriyel İnternet’in, dev makine ve uygulama pazarında patlama yapacağını ve bunun küresel ekonomide köklü dönüşümlere yol açacağını belirtmişti. GE’nin bu alanda büyümesi gerektiğini savunan Annunziata, raporunda bunun gerekçesini ise şu sözlerle ifade ediyordu: “Bugüne kadar ilgi tüketici interneti üzerine yoğunlaşmış, günlük yaşamımızı dönüştüren çok sayıda inovasyona imza atılmıştı. Ancak spot ışıkları şimdi sanayiye odaklandı çünkü en büyük dönüşümler bu alanda yaşanacak. Gelecek yıllarda en büyük katma değer de bu alanda yaratılacak.”

Annunziata’nın raporunu yazdığı 2015’ten bugüne Dijital Sanayi, beklenenden daha hızlı bir şekilde birçok endüstrinin gündemine girdi.

Dijital Sanayi’nin, Endüstriyel İnternet kavramını da beraberinde getirdiğini belirtmiştik. Peki nedir bu Endüstriyel İnternet?

Endüstriyel İnternet, temel olarak tüketici internetinden ayrılıp, küresel olarak üretim için kullanılan bütün ekipmanların daha verimli çalışmak, veri üretmek, optimize olmak ve olası sorunları yaşanmadan öngörebilmek için kullandığı internet anlamına geliyor. Bu noktada veri ürettikleri ve talebi anlayıp üretimi yönlendirebilecekleri için mobil cihazları bile Endüstriyel İnternet’e dahil etmek mümkün. Bu da Endüstriyel İnternet’i Büyük Nesnelerin İnterneti Kavramı ile hemen hemen aynı noktaya koyuyor. İnternete bağlı cihazların sayısı ise her yıl hızlı bir şekilde artıyor. Forbes’un araştırmasına göre internete bağlı cihazların sayısı 2020 yılına gelindiğinde 50,1 milyar olacak.

Endüstriyel İnternet’in üretimi nasıl etkilediğine daha derinden bakmak istersek öncelikle bu kadar cihazın, makinenin nasıl internete ve birbirlerine bağlandıklarını, bunun verimliliği nasıl artırdığını anlamamız gerekiyor.

Herhangi bir fabrikada üretim için çalışan makineleri düşünelim. Bu makinelerin içerisinde yer alan sensörler, Endüstriyel İnternet’in gücü ile sürekli veri üretiyor. Bu veriler analiz edildiğinde makinanın basınç, ısı gibi değerleri ve optimum çalışma süreleri ortaya çıkabiliyor. Bu sayede bir makinenin ne zaman bakıma ihtiyaç duyduğu, hangi parçasının diğerlerine göre daha fazla yıprandığı gibi detaylar öngörülebiliyor. Bu şekilde beklenmeyen duruşların da önüne geçilerek üretimin devamlılığı sağlanabiliyor. Aynı zamanda bu makinede işlenen hammaddeler de konvansiyonel yöntemlerle takip edilmek zorunda kalmıyor. Endüstriyel İnternet tedarik sürecini üretim zincirine bağlayıp üretimin miktarına göre gerekli hammaddelerin siparişini bile verebiliyor.

Bir rüzgâr santralinden örnek vermek gerekirse, her bir türbinin içindeki, jeneratörün torkundan pervane hızı ve motor yalpalamasına kadar birçok şeyi ölçen birçok sensörden sürekli veri üretilebiliyor. Bu veriler işlendiğinde ise performansı iyileştirmek için birçok yol ortaya çıkıyor. Bu noktada GE, Dijital İkiz teknolojisinden de yararlanıyor. Sensörlerin bulunduğu bir türbinin aynısı dijital bir ortamda yaratılarak aynı koşullarda çalışıyor ya da farklı koşullardaki tepkileri gözlemlenebilir oluyor. GE, bugün yaklaşık 500 bin dijital ikizi takip ediyor. Yani veri bilimini derinlemesine kullanan gerçek zamanlı birer makine oluşturuluyor. En basit haliyle bu süreçleri yöneten Endüstriyel İnternet, üretimin devamlılığı ve verimliliği için oldukça önemli bir rol üstlenmiş oluyor ancak dahası da var: Standardizasyon.

Büyük üretim süreçlerini ve binlerce makineyi birbirine ve tedarik süreçlerine bağlamak, hepsini aynı platformda tutmayı gerektiriyor. GE’nin dijitalleşme konusundaki atılımı da bu noktada öne çıkıyor ve GE’nin bulut tabanlı Endüstriyel İnternet platformu Predix burada devreye giriyor. Predix, dev makineler için telefonunuzda ya da bilgisayarınızda çalışan bir işletim sistemi gibi görev yapıyor.

Bu noktada Predix’in ve Endüstriyel İnternet’in sunduğu fırsatlara bir göz atmak istersek:

– Bir petrol rafinerisinin, bir enerji santralinin, bir otomotiv ya da beyaz eşya fabrikasının veya bir doğalgaz boru hattının “Dijital İkizi” çıkarılabilir.

– Dijital ikizden tüm süreçler gerçek zamanlı olarak takip edilebilir.

– Üretim süreçlerindeki muhtemel arızalar, “henüz oluşmadan” tahmin edilip müdahale edilebilir.

– Üretim süreçleri tedarikçilerden, çevreden ve müşterilerden gelen veriye dayanarak gerçek zamanlı olarak optimize edilebilir.

Predix şimdiden 19.000 uygulama geliştiriciyi kendi çevresinde toplayarak Dijital Sanayi için tek başına bir ekosistem yarattı bile. Bunun yanı sıra GE’nin iş birlikleri ile birlikte bu ekosistem çok daha geniş bir hale geliyor. Dijital Sanayi uygulamaları ve çözümlerinde GE; Accenture, AT&T, Capgemini, Cisco, Deloitte Digital, Infosys, Intel, Genpact, SoftBank, Softtek, TCS, Vodafone ve Wipro gibi dünya devleri ile partnerlik yapıyor. Bu sayede Predix için her geçtiğimiz gün endüstrileri daha da verimli hale getirecek uygulamalar üretilmesi sağlanıyor.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir