“Endüstrinin Geleceğine ve yerel inovasyona odaklanıyoruz.”

6 Şubat 2015

GE Türkiye bünyesinde CEO pozisyonuna gelen ilk kadın yönetici olan Canan Özsoy, 2015 yılında Türkiye için kilit öneme sahip alanlarda çalışmaya devam edeceklerinin mesajini veriyor. Türkiye’nin 100. kuruluş yılı vizyonu çerçevesinde GE olarak Türkiye’de sağlık, enerji üretimi, havacılık ve ulaşım sektörlerine yönelik teknoloji çözümleri sunacaklarının altını çizen Özsoy, “2015 ve sonrasinda ‘Endüstrinin Geleceği’ vizyonuna yatırım yaparak ilerleyeceğiz. Kamu ve özel sektörle ortaklıklar yaparak, ülkenin hedeflerine ulaşma yönündeki azmini ve rekabet gücünü destekleyeceğiz. Yerel inovasyonun artırılmasına yönelik projelere imza atacağız” diyor.

Son 20 yıllık dönemde internetin iş dünyasını, sosyal hizmetleri ve hayatımızı nasıl değiştirdiğini hep birlikte yasadık. Bugün geldiğimiz noktada ise endüstri ve internet devrimleri bir araya geliyor. Teknoloji odaklı bu dinamizm yepyeni açılımlar getiriyor. GE olarak bu döneme ‘Endüstriyel İnternet Çağı’ ya da ‘Endüstrinin Geleceği’ diyoruz”

General Electric (GE) Türkiye’de 67 yıldır havacılık, sağlık, ulaşım, enerji-su, petrol-gaz, aydınlatma, dijital enerji, akıllı platformlar ve enerji yönetimi gibi farklı alanlarda hizmet veriyor. GE’nin Türkiye ile yollarının kesişmesi ise 1948 yılında, Koç Grubu ile birlikle kurduğu ampul fabrikası ile oldu. Bugün Türkiye’de 4 şehirde, 800’ü aşkın çalışana sahip tesisleriyle faaliyet gösteren GE, doğal gazdan elde edilen elektriğin yüzde 50’sinden fazlasını üretiyor. Türkiye’deki uçakların yüzde 60’t GE/CFM motorlarından güç alıyor. Her gün pek çok hastanede 15 bin civarında GE sağlık teknolojisi, ürünü ve sistemi kullanılıyor. GE Türkiye’ye liderlik eden isim ise İlaç sektöründe 18 yıllık başarılı bir geçmişe sahip olan Canan Özsoy. Aslen diş hekimi olan Özsoy, Ağustos 2012’den bu yana GE Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su olarak görev yapıyor. GE Türkiye bünyesinde CEO görevine gelen ilk kadın yönetici olan Özsoy, 850 kişilik bir ekibe liderlik ediyor. İş hayatında verimliliğe ve öncelikleri belirlemeye önem veren ve iyi ekipler kurarak yoluna devam eden Özsoy, GE Türkiye bünyesinde farklı sektörlerin birbirine paralel ve sürdürülebilir bir şekilde ilerlemesinden sorumlu. Büyüme stratejilerinin geliştirilmesi, ortaklıkların güçlendirilmesi, yerel inovasyonun artırılması ve yenilikçi büyümenin desteklenmesine yönelik projeler geliştiren Canan Özsoy, endüstri ve internet devrimlerinin ardından yepyeni bir döneme şahitlik ettiğimizi belirtiyor. GE olarak bu dönemi ‘Endüstrinin Geleceği’ adı altında kurguladıklarını ifade eden Özsoy, gelecekte iş yapma biçimlerinin değişeceğini, küresel inovasyonu ve yatırım modelleriyle yeni pazarlara girileceğini ve farklı kariyer imkanlarının öne çıkacağını vurguluyor. 2014’te yerel inovasyon konusuna odaklandık, 2015 ve sonrasında ise istihdam yaratıp ihracatı artırabilmek hedefi doğrultusunda Türkiye’de altyapı çalışmalarını geliştirmeye ve yerelleştirmeye daha da çok önem vereceklerinin altını çizen Özsoy, 2015’te açılacak ve ‘endüstriyel  kuluçka merkezi’ işlevi görecek GE Türkiye İnovasyon Merkezi’nin yol haritalarında farklı bir role sahip olacağını sözlerine ekliyor. İş hayatında kadın-erkek fırsat eşitliğine inanan, her seçimin bir vazgeçiş olduğunu dile getiren Özsoy, çalışma yaşamındaki başarısını işini çok sevmeye, iş-özel hayat dengesinden şikayet etmemeye, sevgili, sabırlı ve sebatkâr olmaya borçlu… İki yıldır GE Türkiye’nin sosyal medyadaki varlığım daha da güçlendirmek amacıyla düzenli olarak kurumsal blog yazılan yazan ve Twitter’da da son derece aktif olan GE Türkiye CEO’su Canan Özsoy ile önce 2014’ü nasıl kapattıkları hakkında konuştuk. Daha sonra yeni dönem hedefleri, yerel inovasyonu desteklemeye yönelik projeleri ve gelecek vizyonları hakkında bilgi aldık, Canan Özsoy’un ekibine ve iş hayatında başarılı olmak isteyen genç profesyonellere verdiği tavsiyeler, pek çok kişiye yol gösterecek.

Canan Özsoy ile Kısa Kısa

2015: Yeni yıl, umut, temiz bir sayfa.

Gelecek: Çocuklar, gençler, gelecek için temiz bir çevre, gelecek için daha iyi sağlık politikaları.

Türkiye: Büyük bir potansiyel

İnovasyon: Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi için katma değeri yüksek çözümler.

Enerji: Enerji verimliliği, kaynak çeşitliliği, enerji güvenliği, Türkiye’nin endüstriyel büyümesinin ana atardamarı.

Sağlık: Her şeyin başı, Türkiye’nin çevre ülkelere sağlayabileceği en önemli katma değerlerden biri, sağlık turizmi.

Aydınlatma: Enerji verimliliği için önemli bir kaynak.

Başarı: Ülkeler için; toplumlarının refah ve medeniyet düzeyi, şirketler için; kalıcı olmak ve sürdürülebilir büyüme, bireyler için ise arkalarında bıraktıkları isim ve eserler.

Hedef: Şirketler açısından; sürdürülebilir büyüme için verimlilik ve kârlılık, birey açısından; daha çok insan yetiştirmek, öğrendiklerimi ve bildiklerimi daha çok aktarabilmek.

Havacılık: Türkiye’yi dünyaya, dünyayı Türkiye’ye bağlayan, gelişen ve büyüyen sektör.

Ulaşım: Eşittir lojistik. Endüstriyel büyümeye destek. Üretimdeki katma değeri, alıcıyla en verimli şekilde buluşturan kaynak.

Canan Özsoy’a 2014’u nasıl geçirdiklerini sorduk

TTC, 5 yılda yüzde 300 oranında büyüdü

“2014’te GE Türkiye’nin odak noktası yerel inovasyon oldu. Türkiye’nin gelişmesi, rekabet gücünü artırması ve ilerlemesi için yerel inovasyonun büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Gebze’de bulunan ve GE Havacılık bünyesindeki 9 küresel mühendislik merkezinden biri olan Türkiye Teknoloji Merkezi (TTC), son 5 yılda yüzde 300 oranında büyüdü. TTC, GE’nin TUSAİ Motor Sanayii (TEI) ile Ar-Ge, yeni teknolojilerin tasarım ve geliştirilmesi, üretim ve servis teknolojileri ve uçak motorları için yazılım alanındaki ortaklığı olarak öne çıkıyor. Haziran 2014’te TTC’nin yeni binasının açılışını gerçekleştirdik. Bu merkez 300’e yakın yetenekli Türk mühendisin burada bilgi üretmesine ve ihraç etmesine vesile oldu. TCC, havacılıkla ilgili araştırma, geliştirme ve İnovasyon çalışmalarını desteklemeye odaklanıyor. Bugüne kadar toplamda 2.5 milyon saat mühendislik gerçekleştirildi.”

Level 2 servis merkezi müşterilerin acil ihtiyaçlarını karşılıyor

“Yerel inovasyonu geliştirme konusunda bir diğer yatırımımız da İstanbul TeknoPark’ta yer alan Level 2 Servis Merkezi oldu. Bu merkezde, Türkiye’de bulunan “Dağıtılmış Güç’ (Distributed Power) iş alanında sunduğumuz LM6000 ve LM2500 makinelerinin bakımı ile müşterilerimizin acil ihtiyaçları doğrultusunda parça ve makine çözümleri gerçekleştirilecek.

Kaplama merkez laboratuvarI Türkiye için stratejik öneme sahip

“Bu yeni bina ile GE Havacılık’ın global olarak yalnızca Türkiye Teknoloji Merkezi’nde bulunan Kaplama Merkez Laboratuvarı’nın da duyurusu gerçekleştirildi. Bu laboratuvarda, kaplama uygulanan uçak motoru parçalarının, uçuş ömrünün uzun süreli olması için yeni kaplama test metotlarının geliştirildiği Ar-Ge çalışmalarına odaklanacak. Laboratuvarda geliştirilen teknolojiler, Avrupa ve Uzak Doğu’da 20’yi aşkın ülkeye ve ABD’ye ihraç edilecek. GE Havacılık’ın dünya çapında tek kaplama, test ve karakterizasyon merkezi olan laboratuvarı GE’nin havacılık tedarik zinciri içinde Türkiye’yi çok önemli bir konuma yerleştiriyor. Bu kadar önemli bir işleve sahip olan TTC’nin liderinin ise kadın uçak mühendisimiz Aybike Molbay’ın olmasından gurur duyuyoruz.”

Girişimcilik ve inovasyona ağIrlIk verildi

“Genç Başarı Eğitim Vakfı işbirliğinde Türkiye’de lise düzeyinde gençlere yönelik ‘GE-Genç Başarı inovasyon Kampı’ düzenledik. 2013’te TÜBİTAK ile birlikte düzenlenen GE Türkiye İnovasyon Yarışması’nı gerçekleştirdik. 2013’te duyurduğumuz ‘GE Türkiye İnovasyon Yarışması’nın kazananlarını da Şubat 2014’te duyurduk. ODTÜ’nün 2014’te 10’uncusunu gerçekleştirdiği ‘Yeni Fikirler Yeni İşler’ yarışmasını destekleyerek enerji ve sağlık alanında yenilikçi projelerin üretilmesine katkı sağladık. 2014’te inovasyonu ve yeni fikirleri desteklemeye yönelik olarak TÜBİTAK ile Girişimcilik Ortaklık protokolü imzaladık. Amacımız, girişimcileri yenilikçi fikirleri düşünmeye teşvik etmenin yanı sıra çekirdek sermaye yaratarak, iş dünyasına kazandırmak. Üç girişimciye 10’ar bin TL çekirdek sermaye veriyor, bir yıl boyunca ofis alanı ya da kira yardımında bulunuyor ve teknik uzman desteği ile iş geliştirme desteği veriyoruz.”

Powerhaul™ yük lokomotiflerinden 5’i TCDD’ye teslim edildi

“GE ve TÜLOMSAŞ, 2012’de stratejik ortaklıklarının genişletilmesi kapsamında duyurusunu gerçekleştirdiği ve 50 adet üretimini taahhüt ettiği son teknolojiye sahip, çevreci ve güvenli PowerHaul™ yük lokomotiflerinden 5’ini TCDD’ye teslim etti. PowerHaul™ yük lokomotifleri, öncelikli olarak Eskişehir, Afyon, Bilecik, Ankara gibi yük taşımacılığının yoğun olduğu hatlarda sonrasında da tüm Türkiye’de kullanılacak.”

T-70 helikopterlerinde kullanılacak ve GE’ye ait olan 700 Turboshaft motorunu Türk mühendisler üretecek

“Bir diğer önemli adım, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Sikorsky Aircraft ve TU5AŞ arasında imzalanan Genel Maksat Helikopter Projesi kapsamında üretilecek 1-70 helikopterlerinde, TEl’de GE lisansı altında üretilecek T700 motorları kullanılması oldu. Yerelleştirmeye verdiğimiz Önemin göstergesi niteliğini taşıyan bu proje ile GE’ye ait T700 turboshaft motorunun Türk teknisyen ve mühendisleri tarafından üretilecek olmasından dolayı büyük bir gurur duyuyoruz.”

Aslında diş hekimisiniz ve uzun yıllar ilaç sektöründe görev yaptınız. GE Türkiye’ye geçme kararını vermenizde hangi kriterler rol oynadı?

Diş hekimliği tahsilimi tamamladıktan sonra bir süre diş hekimi olarak görev yaptım. Ardından ilaç sektörü ile kurumsal çalışma hayatına geçtim ve MBA’imi Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamladım. İlaç sektöründe 18 yıllık bir deneyime sahibim. Stratejik pazarlama, satış, satış ekiplerinin verimliliği üzerine çalışım». Sonrasında uluslararası stratejik pazarlama görevi ile Türkiye’den Paris’e geçtim. Orada çalışırken GE Sağlık BölümıYnden teklif aldım. Açıkçası önceleri pek sıcak bakmıyordum. Ancak CİF.; kültürel çeşitlilik, sağlıkta ‘erken sağlık’ vizyonu yani insanların hasta olmadan teşhis konulması ile hastalığı önlemek ve de bireysel olarak lider yetiştirmeye verdikleri önem ile beni ikna etti. Öncelikle Avrupa merkezli olarak, stratejik pazarlama Çizerine küresel görevde bulundum. Daha sonra Amerika’da yine küresel bir görevde çalıştım. Böylece Amerika, Latin Amerika, jajx>nya dahil tüm dünya pazarlarımla deneyim edinme fırsatım oldu. Daha sonra Paris’e dönerek Küresel Mamografi Genel Müdürlüğü yaptım. GE Türkiye’ye geçiş sürecimde en etkili olan kriterler ise 11 yıl boyunca yurtdışı pazarlarında edindiğim tecrübe ve birikimi ülkemde kullanacak olmam ve gençlere rol model olabilecek olmamdı.

GE Türkiye bünyesinde CEO pozisyonuna gelen ilk kadın yönetici olmak sizde nasıl bir motivasyon yarattı? Aynı anda birden çok alanla ilgileniyorsunuz. Zaman yönetiminizi nasıl planlıyorsunuz?

Ağustos 2012’den bu yana GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su olarak görev yapıyorum. Bu pozisyona gelmemin, kadınların iş hayatında hedefledikleri pozisyonları isterse elde edebileceklerinin iyi bir kanıtı olduğunu düşünüyorum. GE’nin Türkiye’de büyüme stratejilerini geliştirme ve liderlik etine görevlerinin yanı sıra ortaklıkların güçlendirilmesi, yerelleşmenin artırılması ve yenilikçi büyümenin desteklenmesinden sorumluyum. Zaman yönetimi konusunda iki yöntemim var: İlki günü verimli olarak kullanmak. En önemlisi liste yapmak ve bunları takip etmek. İkinci yöntem ise öncelikleri doğru belirlemek ve bu işleri gün, halta, ay ve yıl Uranda odaktan kaçırmadan tamamlamak. Son olarak işin sırn hem özel hem de iş hayatında çok iyi bir destek sistemi kurmaktır. Hiçbir şey tek başına başarılamaz. İyi insanlarla, evde ve işte çalışmak zaman yönetiminin en önemli anahtarıdır.

GE’nin 2015 ve sonrasına yön verecek olan ‘Endüstrinin Geleceği’ yaklaşımından bahseder misiniz?

 Bundan 200 yıl öncesinden, 20’nci yüzyılın son çeyreğine dek, uzun soluklu bir ‘Endüstri Devrimi’ yaşadık. Bu süreçte insan aklı ve gelişen teknolojinin sunduğu sofistike makineler, fabrikalar, demiryolları, elektrik ve hava ulaşımı gibi gelişmeler dünyamızı değiştirdi. Iş ve ticaret Isağlan güçlendi, mesafeler kısaldı, bilgi dolaşımı, sermaye hareketleri ve pazar yapılan büyüdü, ülkeler ve toplumlar arası karşılıklı etkileşim aitti. Ardından, kökleri aslında 1960’lara uzanan, ancak 1990’lardaıı itibaren küresel bir fenomen haline gelen internet ile yeni bir devrime şahit olduk. ‘İnternet Devrimi’, bilgi ve iletişim teknolojilerinin gücünü» veri ağlanın, her konuda bilginin hızla dolaşabilir ve erişilebilir olmasını sağladı. Özellikle son 20 yıllık dönemde, internetin iş dünyasını, sosyal hizmetleri ve hayatımızı nasıl değiştirdiğini hep birlikte yaşadık. Bugün geldiğimiz noktada ise endüstri ve internet devrimleri bir araya geliyor. Teknoloji odaklı bu dinamizm yepyeni açılımlar getiriyor. GE olarak biz, bu yeni döneme ‘Endüstriyel İnternet Çağı’ ya da ‘Endüstrinin Geleceği’ diyor.

“GE küresel olarak her yIl gelirinin yüzde 5 ila 6’sini ar-ge çalışmalarına ayırıyor. Moleküler görüntüleme ve tanı, nanoteknoloji, gelişmiş tahrik sistemleri, enerji dönüşümü gibi çığır açacak yenilikler üzerine odaklanılıyor. Havacılık, enerji, ulaşım ya da sağlık gibi sektörlerde faaliyet gösteriyor olmamız, bize farklı konularda yenilik ve teknolojik gelişme sunma imkanı veriyor.”

Bu çerçevede hangi kriterlere ya da süreçlere yatının yapan marka ve kurumların daha avantajlı olacağını düşünüyorsunuz?

Günümüzde rekabetçiliğin ve büyümenin en önemli anahtarı olan inovasyonun daha hızlı gelişmesini sağlayan ‘Endüstrinin Geleceği’ perspektifi, dünyanın rekabetçi ekonomileri arasında yer alan Türkiye’nin geleceğinin şekillendirilmesi açısından önemli fırsatlar sunuyor, Hem Türkiye’nin yakın iş ortağı olan bir kurumun yöneticisi hem de bir Türk vatandaşı olarak, bu yeni endüstriyel dönüşüm bana büyük heyecan veriyor, Endüstrinin Geleceği perspektifi. İş yapma biçimlerini değiştiriyor, küresel inovasyon ve birlikte yatırım modeli ile yeni pazarlara giriş sağlıyor ve yeni kariyer fırsatlarının önünü açıyor. Bu da istihdam ve gelirlerde daha hızlı ve sürdürülebilir bir artış ortaya koyacak adımlar alma fırsatını sunuyor. Bıı konulara yatının yapan marka ve şirketlerin yenilikçi yaklaşımları takip ederek daha avantajlı olacaklarına inanıyorum.

2015 yol haritanız nasıl şekillenecek? Bu yıl hayata geçirmeyi planladığınız Türkiye İnovasyon Merkezi’nin vizyonu ve yeni projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

GE olarak önümüzdeki dönemde İstihdam yaratına ve ihracatı artırma amacıyla Türkiye’de altyapı geliştirme, yerelleştirme ve yenilikçilik alanlarında çalışmalarımıza devanı edeceğiz. 2015’tc açılışını gerçekleştireceğimiz GE Türkiye inovasyon Merkezi, 2015 yol haritamızda önemli bir role sahip olarak. İstanbul Teknopark’ta yer alacak olan GE Türkive İnovasvon Merkezi’miz, endüstrinin karşılaştığı sorunlara yerel çözümler geliştirmek için müşteri, girişinin ve akademisyenlerle işbirliği içinde çalışarak ‘Endüstriyel kuluçka merkezi işlevi görecek. Farklı fikirlerin desteklendiği ve yerel inovasyon ekosistemi ile etkileşim içinde olan bir platform olarak yapılanacak. İleri üretim teknikleri, endüstriyel internet ve yaşam bilimleri laboratuvarını kapsayan merkezimiz, dünya genelinde herkesin birbiriyle iletişim içinde olduğu, içerik ve kaynaklara erişim sağlayacak.Orta Doğu ve Rusya’da bulunan müşterilerimizin yanı sıra akademisyenler, ilaç ve biyoteknoloji araştırmacıları da küçük ölçekli çalışmaları için faydalanabilecekler. Yeni laboratuvarımız ile GE Sağlık, GE Türkiye İnovasyon Merkez’nde önemli bir yere sahip olacak.

Ge Türkiye’nin orta ve uzun vadeli hedeflerini özetler misiniz?

GE Türkiye olarak, ülkemizin ihtiyaçları ve öncelikleri konusunda çalışmalarımıza ve projelerimize devam edeceğiz. Bu çerçevede enerji ihtiyacının artışını göz önüne alarak yenilenebilir enerji özellikle de rüzgar enerjisi alanında proje ve işbirliklerine odaklanıyor olacağız. Bir diğer önceliğimiz lokalizasyon çalışmaları ile istihdam yaratmak, tedarik zincirini güçlendirmek ve müşterilerimize daha hızlı çözümler sağlayabilmek olacak. Rekabetin vazgeçilmez bir unsuru olarak inovasyon alanında da özellikle 2015’te açacağımız inovasyon merkezi ile müşterilerimiz için çözüm geliştirmeye odaklanacağız. GE, 60 yılı aşkın süredir yatırımları ve işbirlikleri ile Türkiye’nin iş ortağı oldu, bu süre boyunca ülkenin büyümesine tanıklık etti. Türkiye’nin; gerek daha istikrarlı ve daha temiz enerji arzı sağlamaya, gerek kaliteli sağlık hizmetleri sunmaya, gerekse insanları birbirine bağlayacak ülke çapında bir ulaşım ağı inşa etmeye kadar pek çok alanda altyapı ihtiyacı, yaşanan bu gelişime bağlı olarak artıyor. Türkiye’nin 100’üncü kuruluş yılı vizyonu çerçevesinde GE olarak Türkiye’de sağlık, enerji üretimi, havacılık ve ulaşım sektörlerine yönelik teknoloji çözümlerini sunmaya, kamu ve özel sektörle ortaklıklar yaparak, ülkenin hedeflerine ulaşma yönündeki azmini ve rekabet gücünü desteklemeye devam edeceğiz. Bunların yanı sıra gerek üniversitelere geliştirdiğimiz programlar gerekse istihdam yaratma ve çalışanlarımızın gelişimini sağladığımız programlar ile ülkemizdeki mevcut yetenekleri işe almayı ve geliştirmeyi de sürdüreceğiz.

Yerel ekosistemin canlanması amacıyla hayata geçirdiğiniz bir diğer girişiminiz de GE Garaj çalışmaları… Bu projenin temel amacı nedir?

Yerel ekosistemin canlanması, Türkiye’deki şirketler ve gençler arasında buluş, yenilik ve üretime olan ilginin anması hedefi ile 2015’te, İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki GE Garaj girişimimizle, ülkemizde sanayinin geleceği için yeni işbirliklerine ve fırsatlara zemin sağlayacağız. 2014’te endüstrinin geleceği etkinliğimizde ‘GF. Garaj’ çalışmamız ile* müşterilerimiz ve pavdaşlanmıza CNC tezgahları, lazer kesiciler, 3D yazıcılar ve enjeksiyon kaplayıcılar gibi teknolojileri uygulamalı olaıak deneyimleme olanağı sağlarken, üretimin arak nasıl ınakıo boyudan mikro boyuta geçtiğini göstermiş olduk. 2015’te Türkiye için kilit öneme salıip alanlarda çalışmaya devam edeceğiz. Özellikle rüzgar enerjisi. sağlık sektörü yatırımları, ulaşımda yük lokomotifleri ve havacılık konusunda devam eden projelerimizi sürdüreceğiz.

 

Kaynak: Platin

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir