Endometriozis Hastalığında Hızlı Tanıya Giden Yol: 3B Ultrason

2 Ağustos 2020

Yumurtalıklarda görülen, karakterize bir kronik hastalık olan endometriozis, aynı zamanda halk arasında “çikolata kisti” olarak biliniyor. On kadından birinde görülen endometriozis hastalığına tanı konulması ise maalesef genellikle yıllar alıyor. Endometriozis hastası kadınlar, semptomların başlangıcından nihai tanıya kadar ortalama 7,5 yıl beklemek durumunda kalıyor. Endometriozis, genellikle infertilite ile bağlantılı olduğundan zamanlama, hem tespit hem de tedavi için son derece önem taşıyor. Hastalığın tıbbi durumları taklit eden karmaşık semptomları olması, tanı koymada gecikmeye neden oluyor. Ağrı sebebinin adet olduğuna dair yaygın bir yanlış anlaşılma söz konusu. Bu yanlış anlaşılma doğrultusunda birçok kadın yardım aramakla uğraşmıyor. Doktor yardımına başvuran kadınların çoğu da tanı konulamadığı için şiddetli adet ağrısı yaşadığı düşüncesi ile geri yollanıyor. Bir hasta, doğru tanı konmadan önce en az sekiz farklı doktora gidebiliyor.

Erken ve doğru tanı çok önemli olmasına karşın maalesef endometriozisi tespit edecek bir kan testi mevcut değil. Bu sancılı duruma kesin tanı koymak için kullanılan en güncel yöntem ise cerrahi biyopsi; ancak inovasyonla birlikte farklı cevaplar alınabiliyor. Virginia Beach General Hastanesi’nde son 30 yıldır jinekolog olarak çalışan ve Sentaras Kadın Sağlığı Programı Tıbbi Direktörü olan Dr. Lisbet Hanson bu durumu, “Yüzde yüz emin olmamızın tek yolu ameliyat olduğu için bu hastalığa tanı koyabilmek gerçekten çok zor.” sözleriyle açıklıyor. Hanson, izlenmesi gereken yol hakkındaki düşüncelerini “Herkese laparoskopi yapıp yapmamamız gerektiğinden emin değilim; ancak hemen sonuca varmak için herkese ultrason çekimi yapmak gerektiğinden kesinlikle eminim.” şeklinde ifade ediyor.

Hanson, bir hasta siklik dismenore ile başvurduğunda, endometriozisin tanı sürecini kolaylaştırmak için öncelikle bir pelvis incelemesi ve ardından bir transvajinal 3B ultrason çekimi yapılması gerektiğini söylüyor. Voluson, özellikle derine infiltre eden endometriozis tanısı ve değerlendirmesinde, ameliyattan önce değerli bilgiler sunabilen gelişmiş bir 3B ultrason hizmeti sunuyor. Voluson’un sıra dışı görüntülemesi ve analiz araçları, jinekologların hastalığın kapsamını tahmin etmek için değerli klinik bilgiler elde ederek müdahalelerini zamanında yapabilmesine ve tedavilerini daha iyi planlamalarına olanak sağlıyor. 3B ultrason, pelvis anatomisinin eksiksiz değerlendirilmesi için 2B tarama ile mümkün olmayan görüntüler elde edilmesini sağlıyor. OmniView özelliğine sahip gelişmiş VCI, düzensiz şekilli yapılar da dahil olmak üzere herhangi bir görüntü düzleminde kontrast çözünürlüğünü ve görüntülemeyi geliştirerek muhtemel bir tanının doğrulanmasını kolaylaştırıyor. Hanson, interaktif olması ve bir MRG taramasından çok daha fazla bilgi sağlayabilmesi sayesinde Voluson’un “kurtarıcı” bir araç olduğunu söylüyor. Doktorlar ultrasonun probunu basitçe hareket ettirerek anatominin ayrıntılarını belirleyebiliyor ve aynı zamanda hastalardan anında geri bildirim alabiliyor. Hanson bunu, “Ultrason sırasında hassas noktaları incelemek için vajinal transdüseri kullanabilir, ayrıca organların kayıp kaymadığını veya adezyonlara ve yara dokusuna yapışıp yapışmadığını görebilirsiniz. Bu hem bir görüntüleme aracı hem de bir incelemedir.” şeklinde açıklıyor.

Başka bir özellik olan Radiantflow ise yumurtalıktaki kitleleri değerlendirmek için kullanılan gelişmiş bir araç. Voluson teknolojisi, renkli Doppler’i kan akışını daha iyi görüntüleyecek şekilde dönüştürüyor. Bu da kitlenin bir endometrioma veya hayati tehlike yaratabilecek kanser olup olmadığının belirlenmesinde önemli rol oynuyor. Endometriozis şüphesi olduğunda genellikle fertilite ile ilgili endişe duyuluyor. Jinekologlar, histerosalpingo-kontrast-sonografi (HyCoSy) uygulayarak tübal açıklığı kolayca tespit edebiliyor. Journal of Human Reproductive Sciences dergisinde yayınlanan bir çalışmada, HyCoSy ile hassasiyet ve özgüllüğün diğer standart tübal gebelik testlerine eşit veya bu testlerden daha yüksek olduğu söyleniyor.

Tüm bu bilgiler, muayenehanede nispeten hızlı bir şekilde toplanarak daha verimli bir değerlendirme sürecine imkan tanıyor. Hanson, teknolojinin görebildiklerinizi kökten değiştirdiğini ve böylece pelvis ağrısı ile başa çıkmaya çalışan hastalar için daha iyi veriler ve daha güvenilir bir tanı sağladığını söylüyor. Jinekologların, bu cihazlara daha aşina olması ve bunları kullanırken daha rahat olmasıyla ultrasonun günlük kullanımdaki değerini daha iyi anlayacağına inanıyor. 

Serinin diğer yazıları için:

Ultrason İnovasyon Sistemlerinin Başarılı Gebelik Üzerindeki Etkileri

Konjenital Kalp Rahatsızlıkları Tanısında Devrim Niteliğinde Bir Teknoloji: Voluson

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir