Edisonlar Yetiştirmek: Yeni Mezun Mühendis Alican’ın Yolu GE ile Nasıl Kesişti?

22 Ocak 2021

Yeni bir icadı “harika” yapan şey nedir? Belki henüz bilmediğiniz bir problemi çözmesi, henüz hissetmediğiniz bir ihtiyacı karşılamasıdır. Peki, bir mühendisi “harika” yapan şey nedir? GE, bu sorunun cevabını ararken neyin önemli olduğuna odaklandı. Önemli olan, bitmeyecek bir meraka sahip olmak ve sorunları yaratıcı bir şekilde çözebilmekti. Harika mühendisin tanımını yaptıktan sonra ise bu tanımı karşılayacak mühendisler yetiştirebilmek için Edison Mühendislik Geliştirme Programı’nı başlattı. O günden beri, program aracılığıyla genç zihinlerle buluşmaya devam ediyor.

Alican Çelik de henüz yeni mezun bir mühendisken, yolu Edison Mühendislik Geliştirme Programı ile kesişmiş gençlerden biri. Yıllar önce, programa katılma hakkı kazanarak GE’nin Edisonlar adını verdiği ekibe dahil oldu ve böylece başarılarla dolu kariyer yolculuğuna başladı.

“İlk iş günümden, bu programın gerçekten özel olduğunu anladım.”

Mezun olduktan sonra birkaç iş görüşmesi yapan Çelik, “diğer ilanlara hiç ama hiç benzemeyen bir ilan” olarak tanımladığı Edison Programı ilanı ile karşılaşınca hemen başvuru yaptı. Programda hem havacılık ve kişisel gelişimle ilgili eğitim alacak hem yeni mezun olarak işe alınacak hem de rotasyon yaparak şirkette farklı departmanlarda çalışma fırsatı elde edecekti. Üniversite yıllarında böyle programlara kabul alanların hikâyelerini dinlediği zaman “Acaba bana da bir gün denk gelir mi?” düşünen Çelik, başvurusundan sadece 3 hafta sonra işe başladı. Böylece yıllar önce merak ettiği sorunun cevabını almış oldu.

Programa seçildiği zaman korkulu bir heyecan hissettiğinden bahsetse de işe başladığı ilk günden, bu programın çok özel bir program olduğunu düşündüğünü söylüyor. Örneğin, istatistik dersi için bir NBA sezonunun tüm bilgilerini çekip oyuncular özelinde yaptığı analizi hala unutamadığını anlatıyor. “Değil bir cumartesi, beş cumartesi bile harcardım o zevkli iş için.” diyor.

“Yeteri kadar üstüne düşerse, insan her işi yapabilir.”

Edison Mühendislik Geliştirme Programı, çok yönlü bir program. Rotasyon çalışması sayesinde, Edisonlar farklı alanlarda çalışma fırsatı buluyor. Çelik’e, “Programda, daha önceden üzerinde çalışmayı düşünmediği bir iş alanındaki deneyimleri nasıldı?” diye  sorulunca şöyle diyor:

“Ben malzeme mühendisiyim, dolayısıyla lisans öğrenimimde ne detaylı mukavemet dersi aldım ne de karmaşık ısı transferi problemleri çözdüm. Bu nedenle malzeme ekibi dışında nereye gitsem benim için yeni olacaktı. O yüzden ben dizayn takımında yaptığım rotasyonu bu soruya örnek verebilirim. Çok çekinceli ve ne olduğunu bilmediğim kara kutu olarak başladığım bu rotasyondan hiç beklemediğim şekilde memnun ayrılmıştım. İtiraf edeyim; bu deneyimden sonra, program sonunda bu rotasyonu seçme ihtimalimi çok yüksek görmüştüm. İlk defa yaptığımdan mıdır bilinmez, elimi attığım tüm işler çok eğlenceli gelmişti.”

Alican Çelik, yeteri kadar üstüne gidilirse her işin yapılabileceğini düşünüyor ve bu düşüncesinin tohumlarını bu rotasyon sürecinde attığını söylüyor.

“Bu bilgiyi dışarıda nerede kullanabilirim?”

Alican Çelik, havacılık sektörünün birçok yönüyle diğer sanayi sektörlerinden ayrıldığını söylüyor. En önemli özelliğini ise derslerde gördüğünüz hesaplamaları ya da teorik bilgileri çok net bir şekilde kullanabilmek olarak tanımlıyor. Öğrenciyken herkese “Bu bilgiyi nerede kullanabilirim ki?” dedirten bilgileri bile kullandığından bahsediyor. Hatta lisansta gördüklerini, filmin sadece bir sahnesine benzetiyor; “Arkada keşfedilecek engin deryalar ve sadece keşfedilmekle kalmayıp geliştirilecek alanlar da var.” diyor. Sahada olmanın, bu alanları görüp sektörün gidişatını  tahmin etmeye yaradığını söylüyor.

“En az kaynakla en iyi çözümleri bulmaya çalıştık.”

Alican Çelik sahada çalışmaya başladığı anda birçok problemle karşılaştı. Son rotasyonunda komponent mühendisi olarak görevliydi. Bu süreç içinde birlikte çalıştığı kişiler ile taahhüt ettikleri şeyleri gerçekleştirmek için her gün çözümler ürettiler. Kısıtlı imkandan, en iyi çözümü bulmaya odaklandılar.

“Tek yapman gereken şey, o işe başlamak.”

Alican Çelik programda edindiği deneyimlerden sonra, öğrenme ve kendini bir konuda geliştirme isteğinin hiçbir başka etkiye bağlı kalmadan içten gelen bir refleks olduğunu düşündüğünü ifade ediyor:

“Bir alanda bir şey öğrenmek için illa 4 yıl eğitim alman gerektiği, yaşının geçtiğini düşünmen, sırf daha önce başka alanlara daha çok odaklandın diye o eforun çöpe gideceğinden korkman sadece gelişmeni engeller. Öğrenme isteği ve kendini bir konuda geliştirme isteği hiçbir başka etkiye bağlı kalmadan içten gelen bir reflekstir. Ne yapmak istiyorsan, neyden zevk alıyorsan ya da hangi alanda bir şeyler ortaya koyup bir şeyleri değiştireceğine inanıyorsan, tek yapman gereken şey o işe başlamaktır ve internet dediğimiz sonsuz bilgi yumağı da bu başlangıçlar için vardır.”

“İyi ki dijitali öğrenmişim!”

Alican Çelik’in ve diğer birçok Edison’un program sırasında en çok duyduğu kelime “dijital” oldu. Hatta her Edison’un mezun olabilmek için dijital proje yapması şartı vardı. Çelik, başta pek de memnun olmayarak dijital işlere giriştiğini; ancak sonrasında “İyi ki öğrenmişim!” diye düşündüğünü söylüyor.

“İnsanları başardıklarından dolayı daha fazla tebrik etmeyi bu programa borçluyum.”

Alican Çelik, programın sivil ve sosyal hayatına en çok dokunan yerinin “Teknik Eğitim Dışındaki Eğitimler” olduğunu söylüyor. İş hayatı için çok kıymetli olan teknik eğitimlerin ve teknik problem çözme becerisinin yanı sıra teknik eğitim dışındaki eğitimlerin direkt kişisel gelişime katkı sağladığından bahsediyor.

“Kolay ve etkili geri besleme yapabilmeyi ve alabilmeyi, insanları yaptıklarından ve başardıklarından dolayı daha fazla tebrik etmeyi ve farklı özellikteki insanlarlarla daha pürüzsüz çalışmayı bu eğitimlere borçluyum.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir