Edisonlar Yetiştirmek: Çözüm Üretmeyi Reflekse Dönüştüren Bir Mühendis

28 Ocak 2021

Bir asrı devirmiş dev bir şirket, kendini bir startup gibi konumlandırabilir mi? Eğer bünyesindeki herkes kurucusu gibi bir mucitse, günün problemlerini yakalayıp yeni yöntemlerle çözümler üretebiliyorsa, neden olmasın? İşte bu nedenle GE, Thomas Edison gibi merakını taze tutan, araştıran, geliştiren ve problemlere çözüm üretmek için alışılmadık yöntemler deneme cesaretini gösteren mühendislerin yetiştirildiği Edison Mühendislik Geliştirme Programı’ndaki öğrencileri, “Yeni Edisonlar” olarak adlandırıyor.

Mühendislik, yıllar boyunca dev yapılarla ve makinelerle özdeşleşti. Geçtiğimiz birkaç on yıl içerisinde dijitalleşme, en büyük  fabrikalarda bile makineleri tutan ellere klavye verdiğinde bu algı büyük ölçüde değişti. Yine de bugün, geleceğin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için klavye tutan ellerden daha fazlasına ihtiyaç var: Çözüm üretmeyi bilen, yenilikçi zihinler. GE, Edison Mühendislik Geliştirme Programı ile işte tam bu noktada büyük bir değişim yaratıyor: “En az kaynakla problemleri en uygun şekilde çözmeyi bilen mühendislerin potansiyelini ortaya çıkarmak!”

GE’nin,mühendislerini bitmeyecek bir meraka sahip, sorunlarını yaratıcı bir şekilde çözebilecek beceriler geliştiren bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflediği, Edison Mühendislik Geliştirme Programı’nın Türkiye’den katılımcılarından biri de genç mühendis Alper Ösün’dü.

Alper Ösun, programa kabul edildiğinde gerçekten heyecanlandığını belirtiyor. “Ülkemizde henüz mezun olmuş binlerce mühendis arasından, 2019’da 100. senesini kutlayan GE Havacılık’ın bir parçası olmak, üniversite eğitimim sırasındaki çabalarımın karşılığını aldığımı hissettiğim anlardan biriydi.” diyor. Akademi ile endüstri arasındaki geçişi, üyelerine teknik konulardaki ve liderlik alanlarındaki eğitimleriyle kazandıran Edison Programı’nın, mühendislik dünyasında eşine az rastlanır bir seçkinliği olduğunu bildiğini söyleyen Ösun, bu maceraya atılmak için gerçekten sabırsızlandığını söylüyor.

Sahada olmakla ve lisans eğitiminde edinilen bilgilerin gerçek karşılıklarını bulmakla ilgili Alper Ösün, bunun her mühendisin hayali olduğunu belirtiyor. Ösün, “Her mühendisin hayali; tasarımları ve analizlerinde doğrudan rol oynadığı ürünlerin başarılı şekilde hayata geçmesi olsa gerek. Bu macera sırasında, teorik bilgiyi pratikte problem çözmede kullanmadan etkili öğrenmenin tamamlanamayacağını yaşayarak deneyimledim.” diyor. Edison Programı’nın kendine kattıklarını ise farklı ekiplere ve işlere hızlıca uyum sağlayabilmek, iyi bir takım oyuncusu olabilmek, işlerin yoğun olduğu dönemlerde zaman ve stres yönetimi yapmak, riskleri göz önünde bulundurabilmek ve iş önceliklerini doğru bir biçimde belirlemek olarak sıralıyor.

“Üzerinde uzmanlaşmayı tercih etmeyeceğim konularda bile temel yetkinlik kazandım.”

Edison Programı’nın en önemli katkılarından biri de genç mühendislere, mühendislik alanının tamamından deneyimler yaşatmak ve kendi alanları dışında da bazı temel tecrübeleri edinmelerini sağlamak. Alper Ösün “Edison Programı’nın en sevdiğim yanlarından birisi de gelecekte üzerinde uzmanlaşmayı hatta çalışmayı tercih etmeyeceğim konularda bile temel yetkinlikleri bana kazandırması oldu. Katmanlı imalat teknolojisi son yıllarda ismini sıkça duymaya alışık olduğumuz bir konu ve havacılıkta da gün geçtikçe önemi artıyor. Geçmişte üzerinde çalışmayı düşünmüyor olmama rağmen Edison Programı sayesinde katmanlı imalat teknolojisini uygulama fırsatı yakaladım. Havacılık motorlarında sıkça kullandığımız makine elemanlarının katmanlı imalat yöntemiyle üretilebilmesi için gereken temel tasarım değişiklikleri üzerine fikirler geliştirip bunları uygularken keyif aldığımı itiraf etmeliyim.” diyor.

Edison Programı’na katılmadan önce mühendislik problemlerinin çözümünde mükemmelliyetçiliğe daha çok önem verdiğini söyleyen Alper Ösün, program sayesinde önemli bir farkındalık elde ettiğini belirtiyor: “Program sırasında edindiğim tecrübeler endüstride mükemmeliyetçiliğin bazen kaynak israfına gelebileceğini fark etmemi sağladı. Ve bu farkındalık benim vizyonumu en çok genişleten noktalardan biri oldu. Artık problemlere daha gerçekçi ve uygulanabilir çözüm yollarıyla yaklaşıyorum.”

Programdan edindiği deneyimlerle havacılık sektöründe detaylara verilen önemi, mühendislik çalışmalarının kalitesii ve GE’nin mühendislik uygulama kültürünü yakından tanıma fırsatı bulan Ösün, programın gelecekte kariyerini bu doğrultuda kurma kararını almasını sağladığını belirtiyor. Ösün, “Bence bu, hayatımdaki önemli karar anlarından biriydi.” diyor.  

“Problemleri çözmek için yeni yaklaşımlar geliştirmek işimde olduğu gibi günlük hayatımda da bir refleks halini aldı.”

Programın işi dışında günlük hayatına yansımasıyla ilgili ise yeni arkadaşlıklar kurduğunu ve pek çok yeni tecrübe edindiğini belirtiyor. Problemleri çözmek için yeni yaklaşımlar geliştirmenin işinde olduğu gibi günlük hayatında da bir refleks halini aldığını belirten Alper Ösün, “Önceleri iş ve sosyal hayat dengesini kurmakta zorlanırken programın bir yansıması olarak hem dengeyi daha iyi ayarladım hem de zaman yönetiminde daha iyi bir seviyeye ulaştım. Son olarak GE Havacılık’ta Edison Programı üyesi olmanın henüz kariyerimin başındayken özgüvenimi pekiştirdiğini düşünüyorum.” diyor.

Problem çözmeyi refleks haline getiren mühendisler, katmanlı imalat gibi yenilikçi teknolojiler, yapay zeka veendüstriyel nesnelerin interneti gibi unsurlarla üretim endüstrisinin geleceği bugünden şekilleniyor. Edison Programı sayesinde Alper Ösün ve daha nice katılımcı, bu geleceğe birçok meslektaşına göre çok daha hazır.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir