Düşük Karbonlu Bir Geleceğe Ulaşmak Nasıl Mümkün? Enerji Sektörünün Bazı Fikirleri Var

7 Mayıs 2021

Son zamanlarda Washington’da karbonsuzlaşma ve daha fazla yenilenebilir enerji üretiminin devreye alınması hakkında çok fazla konuşma yapıldı. Öneriler arasında rüzgar ve güneş enerjisi için vergi kredilerinin genişletilmesi ve on yılın sonunda 30 gigavat rüzgar enerjisi yakalamak için yeterli açık deniz rüzgar türbini inşa etmek de yer alıyor. Bu, Amerika’da 10 milyondan fazla eve enerji sağlamak ve karbondioksit emisyonlarını 78 milyon metrik ton azaltmak için yeterli olacak miktara denk geliyor. 

Enerji endüstrisi, 25’in üzerinde ABD kamu hizmeti kuruluşunun 2050 yılına kadar karbon nötr olma taahhüdünde bulunması gibi bazı değerli görüşleri masaya yatırdı bile. Geçtiğimiz günlerde GE sponsorluğunda düzenlenen Washington Post Live “Enerjinin Geleceği” etkinliğinde konuşan eski Enerji Bakanı Ernest Moniz, elektrik sektörünün karbonsuzlaşmada öncü rol oynağını söylüyor ve şöyle ekliyor: “Yatırımcılara ait kamu hizmetleri, bu on yılda emisyonlarda %50 düşüşe doğru ilerliyor ve bu hızı daha da artırmaya hazırlanıyor.”

Düşük karbonlu geleceğe doğru giden yol o kadar da kolay değil. Yenilenebilir enerji üretiminde son dönemdeki bu büyümeye rağmen rüzgar ve güneş enerjisi hala dünyanın enerji üretiminin onda birinden azını oluşturuyor. Dünyanın dört bir yanındaki elektrik üretim şirketleri karbon-yoğun kömür enerjisini azaltmaya çalışırken; bunu sadece düşük karbon emisyonlu yapmaya değil, aynı zamanda her zaman devreye girmeye hazır olan kaynaklardan gelen enerjiyle değiştirmeleri gerekecek. Sonuçta hepimizin istediği rüzgarsız ve yağmurlu günlerde de elektriğe sahip olabilmek.

Bu büyük ve önemli bir görev… Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, kömür 2020’de dünya elektriğinin %35’ini oluşturdu ve 2018’de dünyadaki karbon emisyonlarının neredeyse üçte birini üretti. Kömürü değiştirmenin bir yolu doğal gaz. Gazla çalışan bir üretim tesisi, kömüre göre %50-%65 daha az karbon yayar ve modern bir gaz santrali, rüzgar durduğunda devreye hızla girebilir. Bu nedenle gaza geçiş, ABD elektrik sektörünün karbon emisyonlarını 2007’den bu yana %33 azaltmasında en büyük faktör oldu. GE, doğal gazı yenilenebilir enerji için hayati bir tamamlayıcı olarak görüyor ve şebekeye yapılan yatırımlarla birlikte karbondan arındırmaya yardımcı olabileceğine inanıyor.

Washington Post Etkinliği’ne sponsor olarak katılan GE Gaz Enerjisi CEO’su Scott Strazik, “Önümüzdeki zorluğun aciliyeti göz önüne alındığında, artık daha fazlasını daha hızlı yapabiliriz ve bu enerji sektörüyle başlıyor.” diyor

Düşük karbonlu elektrik kullanmak isteyen tüketiciler yalnızca evler ve işletmeler değil. Ulaşım endüstrisinin geleceği de elektrikli olacak şekilde şekilleniyor ve daha sürdürülebilir enerji kaynakları bulma konusundaki riskleri artırıyor. Elektrik üretimini daha sürdürülebilir hale getirme konusunda ilerleme olmadan, elektrikli araçlar gibi elektrik kullanımlarını artırmaya dayanan diğer endüstriler, ihtiyaç duyulandan daha az net fayda sağlayacak. Strazik, “Eğer bu başarılamazsa diğer sektörleri elektriklendirirken bir fayda sağlayamayacağız.” diyor.

GE, kısa süre önce, gaz ve yenilenebilir enerji arasındaki etkileşimi tartışmak üzere yepyeni bir sayfa açtı ve karbonu düşürmek için bir yol haritası belirledi. Bu yeni yol haritası, dünyanın karşılayabileceği en hızlı şekilde yenilenebilir enerji kaynaklarının büyümesini ve aynı zamanda kömürü, aşamalı olarak azaltmak üzere modern gaz santrallerine yatırım yapmak konularını içeriyor. Üçüncü adım ise elektrik tedarik eden ve tüketen farklı oyuncuları bünyesinde daha iyi barındırabilmek için şebekeyi iyileştirmek ve bu yönde yatırım yapmak.

Şebeke modernizasyonu konusundaki bu tartışma, teknolojik gelişmelerin elektrik üretim yöntemleriyle sınırlı olmadığına yönelik önemli bir işaret. Yazılım ve dijital yatırımlar, üretim ve güvenlik açısından önemli kazanımlar sağlayabilir. GE Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Teknolojiden Sorumlu Başkanı Vic Abate, Washington Post etkinliğinde “Son teknolojileri şebekeye uyarlamanın ve modernize etmenin faydası çok önemli.” dedi ve şunları ekledi: “Şebekeye yapılacak yatırımlarla yenilenebilir enerjileri harekete geçirmek için daha fazla fırsat, daha fazla dayanıklılık ve gerçekten karbondan arındırma için daha sağlam bir yol görüyoruz.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir