Dünyayı Nesnelerin İnterneti Kurtaracak – I

4 Şubat 2019

Başını nesnelerin internetinin ve makine öğrenmesi çözümlerinin çektiği bilişim ve iletişim teknolojileri, küresel karbon emisyonunu 2030 yılı itibarıyla yüzde 20 azaltma potansiyeli taşıyor. Bu çözümlerin aynı dönemde elektrik giderlerini 1,2 trilyon dolar, yakıt giderlerini 1,1 trilyon dolar azaltması bekleniyor.

Enerjinin geleceğini şekillendiren iki trend söz konusu. Biri küresel ısınma, ikincisi ise enerji kaynaklarının hızla tükenmesi. Bunların ikisi de dünyada “bildiğimiz anlamda” hayatın sona ermesi anlamına geliyor ve her ikisinin çözümü de aynı noktaya dayanıyor: Enerji tasarrufu. Enerjinin daha verimli kullanımı hem sera gazı salınımlarının azalması hem mevcut kaynakların daha uzun süre dayanması, hem de tasarruf sağlanması bakımından sürdürülebilir bir geleceğin tek anahtarı.

Üretimde verimlilik sağlayarak maliyetleri düşüren nesnelerin interneti, aynı verimliliği enerji kullanımında da sağlıyor. Nesnelerin interneti ile fabrikalar ve üretim süreçleri daha çevreci bir hal alıyor, sürdürülebilir başarının temelleri atılıyor.

Tasarruf için nesnelerin internetine gerek var mı? Modern ekipmanların, atalarına oranla zaten enerji tasarruflu olduğu düşünülebilir. Bu pek de yanlış sayılmaz; tüm elektrikli ve elektronik cihazlar zaman içerisinde gelişiyor ve daha az enerji tüketir hale geliyor. Ancak bir fabrikada saatlerce, günlerce, hatta haftalarca aralıksız çalıştıklarında, gelişen teknolojinin sağladığı enerji tasarrufu minimal düzeyde kalıyor. Daha radikal ve somut kazanımlar için nesnelerin internetine ihtiyaç duyuluyor.

Amazon, Facebook ve Google gibi özellikle son 10 yıla damga vuran teknoloji devleri de veri merkezlerinde hayata geçirdikleri uygulamalarla bu trendin şirketler için tasarruf bakımından ne kadar önemli olabileceğini gösteriyor. 2016 yılında Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı tarafından yayınlanan bir rapora göre bu şirketlerin veri merkezleri aynı kaldığı halde, işlem güçleri arttı ve yılda yaklaşık 60 milyar dolar enerji tasarrufu sağlandı.


Global e-Sustainability Initiative (GeSI) verilerine göre başını nesnelerin internetinin ve makine öğrenmesi çözümlerinin çektiği bilişim ve iletişim teknolojileri, küresel karbon emisyonunu 2030 yılı itibarıyla yüzde 20 azaltma potansiyeli taşıyor. Bu çözümler aynı dönemde elektrik giderlerini 1,2 trilyon dolar, yakıt giderlerini 1,1 trilyon dolar azaltacak.

Nesnelerin interneti bunu nasıl başarıyor? Endüstriyel nesnelerin interneti sayesinde birbiriyle iletişim halindeki makineler, sensörler, kameralar ve GPS cihazları gibi araçların ürettiği veriler, üretim hattında olan biten her şeyin takip edilmesini sağlıyor. Bu veriler nelerin işe yaradığı, hangi alanlarda sorun yaşandığı, bu sorunların nasıl ortadan kaldırılabileceği, ne tür risklerin ve fırsatların bulunduğu gibi konularda çok değerli bilgiler sunuyor.

Bu konulardan biri de enerji tüketimi. Fabrikalardaki bağlantılı cihazlar ve sensörler enerji tüketimini anlık olarak ölçebiliyor. Böylece makinenin hangi iş için ne kadar enerji harcadığı, hangi ürünün üretimi için ne kadar enerji gerektiği gerçek zamanlı olarak öğrenilebiliyor.

Tabii enerji tüketiminin takibi doğrudan tasarruf sağlamıyor. Nesnelerin interneti öncesinde de geleneksel enerji yönetim sistemleri belirli aralıklarla enerji kullanımını ölçerdi. Ancak bu ölçümler kolay değildi; ayrıca sağlıklı olmazdı ve belirli bir veritabanında toplanmazdı. Üstelik bu ölçümler talepteki ani yükselişler, mevsimsel talep dalgalanmaları ya da enerji verimliliği sağlayacak doğru konfigürasyon hakkında bir şey söylemezdi.

Bunlar için bu verilerin analiz edilmesi, enerji kullanımı konusunda öngörüler çıkarılması ve doğru ekipmanların doğru şekilde kullanılması gerekiyor. Bu noktada da nesnelerin internetinin önemli bir parçası olan analiz sistemleri devreye giriyor. Toplanan veriler GE’nin Predix platformu gibi bulut sistemler tarafından analiz ediliyor ve bu sayede daha akıllı bir enerji yönetimi politikasının temelleri atılabiliyor. Doğru nesnelerin interneti platformu sayesinde kullanılacak ekipmanlar açısından en uygun boyutların belirlenmesi, yatırım maliyetlerinden tasarruf edilmesini sağlayacak ve bu platformlar ile motorlar eşik değerlerini asla aşmayacağından arıza riski ve bakım ihtiyacı minimuma inecek.

Doğru platformun önemi şuradan kaynaklanıyor: GE Reports sitesinde yayınlanan Steven Martin imzalı bir analize göre, siz bu cümleyi okuyana dek 36 petabayt (720 milyon adet dört çekmeceli dosya dolabını dolduracak kadar) endüstriyel nesnelerin interneti verisi üretildi bile. Martin yaklaşık dört aylık bir süre içinde bu miktarın iki katına çıkacağına ve bu şekilde katlanarak artacağına dikkat çekiyor. Dolayısıyla sadece veri toplamak değil, toplanan bunca veriyi anlamlı bilgiler haline dönüştürmek, dersler ve öngörüler çıkarmak da bir zorunluluk.

Nesnelerin interneti sensörleri sayesinde makineler otomatik hale getirebilir. Böylece, çalışmaları gereken zamanlarda makinelere enerji verilip makineler boşta kaldıkları anda enerjileri kesilerek tasarruf sağlanabilir. Nesnelerin interneti temelli bir takip sistemiyle verimsiz çalışan makineler ve olası sorunlar görülerek plansız kesintiler önlenebilir.

Örneğin GE, kendi geliştirdiği enerji tasarrufuna yönelik endüstriyel internet çözümlerini kendi üretim tesislerinde de hayata geçiriyor. Fransa’daki gaz türbinleri üreten Alstom fabrikasının 2015 yılında GE tarafından satın alınmasından sonra ilk aşamada tesisteki 46 binaya 130 akıllı sayaç monte edildi. Bu sayaçlar enerji tüketimi konusunda topladıkları verileri 15 dakikada bir buluta iletti. Bu sayede herhangi bir atölyedeki aydınlatma sisteminin verimsizliğine kadar tüm sorunlar tespit edilebildi. Yine bu yolla, yoğun enerji kullanımı gerektiren türbin testlerinin, enerji talebinin daha düşük -ve dolayısıyla daha ucuz- olduğu saatlere çekilmesi sağlandı.

Hedef beş yıl içerisinde enerji tüketimini mevcut düzeye oranla yüzde 12 azaltmak. Tesisin bu sayede yılda 400 bin euro tasarruf etmesi planlanıyor. Mevcut elektrik faturasının yılda 3,6 milyon euro olduğu düşünülürse, hiç de azımsanacak bir rakam değil. Çevreye verilen zararın ve karbon ayak izinin azaltılması da bir diğer önemli sonuç.

Gelecek hafta “Dünyayı Nesnelerin İnterneti Kurtaracak” yazı dizimizin ikinci kısmında sizlerle bu alanda hayata geçirilen teknolojileri konuşacağız. İyi haftalar!

Yorumlar

  1. İnsan ağırlıklı planlama, yerini nesnelerin interneti ile (İnsandakinden olabildiğince daha sıfıra yakın) tölerans aralığı azaltılarak verimlilik minimum kaybı gerektirecek noktaya çekiliyor. Bu noktada makinaların insana öykünmesi işin sanırım sadece felsefesi. Burada veri kullanımları güvenlik açısından müdahil olma ve istenmeyen engeller meselesini de düşündürüp işin içine sokuyordur. Kanaatimce korkulmaması gereken bir gelişmenin eşiğinden henüz başımızı olmasa da elimizi uzatıp göz atma noktasını geçer gibiyiz.. Merak ettiğim bu gelişme bizi analitik yorumda doğruya ulaştırıp daha çok birleştirebilir mi? Belli ki devlet anlayışımız hükümranlıklar giderek ilk önce kent ekonomilerine, derken giderek sonrası, gelişmişliğin hızlı sınıflamasını getirecek. Bunlar sağlanır ve işbirliği ortak akla dayanırsa, muhteşem bir gelişme sağlanabilir. Hemde hızla ve belki doğayla ona hükmedici ondan yukarı olma duygusuna kapılmadan uyum içinde sorumluluğumuzla yol alınabilir.. Sanırım sahada ki bizlere, buna dönük doğru talep arzı oluşturmak için gelişime daha yakın olmamızı, izlememizi bu bilgi aktarımını yapanlarla iletişimimizi geliştirmek gibi önemli görev düşüyor. Tabi bu bilgileri iletme görevi de bu yayını yapanlara düşüyor. Mükemmel bir yazı. Kutlarım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir