Dünyanın En Eski Görüntüleme Sistemi Yenileniyor

9 Mayıs 2018

Yeni bir dijital analiz aracı, ölçeği fark etmeksizin her hastanenin dijital platforma geçmesini mümkün kılıyor.

 

Wilhelm Roentgen 1895 yılında, elektriğin vakum tüpü üzerindeki etkisini gözlemlerken, tüplerden birinin baryum platinosiyanür kaynaklı bir parlama şeridi oluşturduğunu fark etti. Eşinden ellerini radyoaktif malzemelerle floresan plaka arasına koymasını istediğinde, eşinin elinin ve yüzüğünün kemiksi gölgesinin yansıdığını gördü. Bu ışınlara bilinmeyen özelliklerinden dolayı “X” adını verdi ve 100 yılı aşkın süredir hasta taramalarında kullanılmakta olan röntgen cihazını tesadüfen icat etmiş oldu.

Röntgen, aslında en eski görüntüleme modalitesi ve GE’nin sağlık sektörüne girme sebebidir. Zaman içerisinde MR ve BT tarayıcılarının ortaya çıkmasıyla, röntgen eski bir yöntem olarak görülmeye başlanmıştır.

Bununla birlikte, yılların kazandırdığı tecrübe sayesinde röntgen hala tıp biliminin “ön saflarında” varlığını koruyan bir cihaz. Örneğin halen, bir ebeveyn spor kazasında bileği sakatlanan kızını telaş içinde acil servise getirdiğinde röntgen kullanılıyor. Ya da zatürre olasılığına işaret eden belirtileri yaşayan yaşlı bir adam doktoruna başvurduğunda… İnsanlarla olan ilişkilerimizi nasıl ilk izlenimlerimiz belirliyorsa, çekilen ilk görüntü de izlenecek tedavi yolunun belirlenmesine yardımcı oluyor.

İşte bu sebeple, GE Sağlık mühendisleri, yüz yılı aşkın sektör tecrübeleri ve dünyanın en büyük tıbbi ekipman üssüne erişimleriyle röntgen teknolojisini yeniden yapılandırıyor. Çalışmalar neticesinde ortaya çıkan Röntgen Kalite Uygulaması, gelecekte yapay zeka (AI) ve derin öğrenme uygulamalarını da bünyesine katacak. Uygulama, hastanelerin akıllı tarayıcılar için yeni bir standart oluşturmasına ve hasta bakımında çıtanın yükseltilmesine yardımcı olacak. İlk aşamada, reddedilen röntgen görüntülerine ilişkin temel nedenlerin otomatik olarak tespit ve analiz edilebilmesi hedeflenecek.

 

Röntgen uygulamasının mücadele ettiği sorun

Günümüzde sağlık hizmeti ortamı doğru tanı için yüksek kalitede tanısal görüntüler talep ederken; hasta, radyasyon dozunu asgari düzeyde tutmaya çalışıyor. Reddedilen görüntüler, bu hedefe ulaşmanın önünde büyük bir engel olarak karşımıza çıkıyor.

“Reddedilen” ifadesi bir röntgen ya da başka bir radyoloji görüntüsü için kullanılır ve bu görüntülerin zayıf görüntü kalitesi sebebiyle kullanılamaz nitelikte olduğu anlamına gelir. “Tekrar” ifadesi ise ilk görüntünün kullanılamaz olduğunu ve aynı görüntünün tekrar çekilmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu da hem teşhisin kalitesini hem de hastanenin mali sonuçlarını olumsuz etkiler. Veri analizi, reddedilen ve tekrarlanan röntgen görüntüsünü azaltmaya yardımcı olur.

Veri analiziyle hasta pozisyonlandırma hataları, görüntü artefaktları ve yanlış ekspozürden kaynaklanan yüksek tekrar/ret oranları saptanabilir.

 

Çözüm arayışında sağlık uzmanlarıyla çalışmak

GE Sağlık’ın röntgen teknolojisi alanında görev alan mühendisleri, Röntgen Kalite Uygulamasını geliştirmek için ABD’de University of Washington Tıp Merkezi ve Kanada’da Humber River Hastanesi ile birlikte çalıştı.

Yazılım, reddedilen röntgen görüntülerine ilişkin temel nedenlerin bir denetim panelinde tek bakışta, hızlı ve kolay şekilde incelenmesini mümkün kılıyor. Bunu yaparken de otomatik saptama ve analiz yeteneği sunuyor. Böylece, sağlık uzmanları manuel iş yükünü azaltarak hedefe yönelik gelişim eğitimleri düzenleyebiliyor ve uygulayabiliyor.

University of Washington Tıp Merkezi’nin Radyoloji Departmanı’nda Tanısal Tıbbi Fizik Bölümü direktörü Dr. Kalpana Kanal, PhD, “UW Kalite Güvence teknisyenleri bu verileri yıllardır manuel olarak topluyor” diyor. “Bu süreç, hastane bünyesindeki 13 farklı röntgen cihazını dolaşmayı ve 237 fare tıklaması gerektiren bireysel ret verisi dosyalarını toplamayı kapsıyordu. Sonrasında bu veriler bir çalışma tablosunda birleştiriliyor ve hedefe yönelik eğitimler için uygun teknisyenlerin belirlenmesi amacıyla verilerin analizi gerçekleştiriliyordu. Bütün bu toplama/analiz süreci için ekibin yedi saate yakın çalışması gerekiyordu; bu tam bir günlük çalışma anlamına geliyor!”

Humber River Hastanesi Tıbbi Görüntüleme Müdürü Dolores Dimitropoulos, “Röntgen Kalite Uygulamasını kullanarak, göğüs ve diz röntgeni incelemelerinde ret oranlarının artmış olduğunu tespit ettik. Diz röntgeni incelemelerindeki retler genellikle hasta pozisyonlandırma hatalarından ya da hasta hareketlerinden kaynaklanıyor ve bunlar bölümde reddedilen toplam görüntü sayısının yüzde 13’ünü oluşturuyor.”

Humber’daki ekip, hangi teknisyenlerin en yüksek ret oranına sahip olduğunu tespit ederek teknisyenlerin performanslarını iyileştirme amacıyla proaktif bir yaklaşım geliştirdi. Teknisyenlerden birinde ret oranı bakımından üç ay içinde kayda değer bir düşüş gözlemlendi.

Dimitropoulos, “Bu çözüm sayesinde, görüntüleme bölümümüzü yenilikçi bir yapıya kavuştururken hastane genelinde dijital dönüşüm için gerekli zemini hazırlayabildik.” dedi.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir