Dördüncü Sanayi Devrimi ve Verimlilik Artışı – II

25 Nisan 2018

Kurum içindeki dijital kültür, eğitim eksikliği (yüzde 68) ve yetenek açığı (yüzde 40), şirketlerin tam anlamıyla dijitalleşmesinin önündeki en büyük engeller olarak göze çarpıyor. Dijital kültürün olmayışı, yeteneklerin bulunmasını ve gelişmesini de engelliyor. Siber güvenliğin önemini de düşündüğümüz zaman şirketler, güvenlik ihlallerinden, şirketin itibarının zedelenmesinden ve verilerin kaybedilmesinden ayrıca çekiniyor.

Dijitalleşme dalgası tüm dünyaya yayılmış olsa da, ülkelere göre işleyiş ve yaklaşım değişebiliyor. Almanya ve Japonya dijitalleşmeyi öncelikle verimlilik ve kalite artışı amacıyla kullanırken, ABD ise dijital ürün ve hizmetler yoluyla yeni iş modellerinin yaratılmasını hedefliyor.

Şu an itibarıyla Asya Pasifik ülkeleri en yüksek dijitalleşme düzeyine sahip ancak 2020’de dijitalleşme düzeyindeki en büyük artışın ABD’de meydana gelmesi öngörülüyor. ABD’yi ise Avrupa ile Ortadoğu ve Afrika (EMEA) izliyor.

Dördüncü Sanayi Devriminin gelecekteki potansiyel faydaları şimdiden heyecan verici. Bir de günümüzde bile hayatımıza kattıkları söz konusu. Hızla değişen dünyamızda gözlerimizin önünde gerçekleşen değişimleri bazen göremiyor olabiliriz. Bu sebeple geriye dönüp bakmak, gelişmeleri analiz etmek gerekebilir. Örneğin, tanıtımı Dünya Ekonomik Forumunda yapılan KlausbSchwab’ın “Shaping the Fourth Industrial Revolution” kitabına göre, Dördüncü Sanayi Devrimi 2017 yılı içerisinde hayatımızda beş büyük değişim yarattı:

 

1. Etik: Teknolojilere yönelik önyargılar ve ezberler sorgulanıyor. 2017 yılının en önemli özelliklerinden biri, şirketlerin yeni teknolojilerin toplum ve insanlar üzerindeki etkisinin farkına varması ve bu teknolojilerin etik boyutlarıyla gündeme getirilmesi gerektiğini anlamasıydı. Bu zamana dek teknoloji konusunda ezberci yaklaşımlar ve bilgi sahibi olmadan varılan kanılar söz konusuydu. Kimileri ütopik bir iyimserlik, kimileri ise distopik bir karamsarlık içerisindeydi. Ancak 2017 yılında ezberler bozulmaya başladı. Google Deep Mind, teknolojinin toplum üzerindeki etkisini araştırmak amacıyla bir Etik ve Toplum Birimi kurdu. New York Üniversitesi, önyargıları ortadan kaldırmak amacıyla Yapay Zekâ Enstistüsü’nü kurdu. Dünya Ekonomik Forumu da 2017 yılı içerisinde yeni teknolojilerin ve bilimsel gelişmelerin toplum üzerindeki etkisini araştıracak Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’ni hizmete açtı.

2. Kripto Çılgınlık: Bitcoin ve blockchain popülerlik kazandı. 2009 yılında hayatımıza giren Bitcoin, 2017 yılında popülerliğiyle zirvedeydi. Yıl içerisinde Bitcoin’in yüzde 2000 değer kazanmasıyla birlikte, ev kadınları bile yastık altındaki birikimlerini sanal para birimlerine yatırır oldu. Bu popülerlik, Dördüncü Sanayi Devrimi açısından çok şey ifade eden blockchain teknolojisini de gündeme getirmiş oldu.

 

3. Yeni İnovasyon Haritası: İnovasyonun merkezi doğuya kaydı. Yapay zekâ, 1950’lerden beri ABD ve Avrupa merkezi bir halde gelişti ancak 2017 yılında yapay zekânın geleceğinin doğuda olduğu ortaya çıktı. Yapay zekâ çalışmalarının lideri haline gelen Çin, bu alandaki yatırımlarıyla tüm dünyayı geride bıraktı.

4. Platform Ekonomileri: Geçmiş dönemde yaygınlık ve popülerlik kazanan platformlar, 2017 yılında korumacı politikaların da etkisiyle dirençle karşılaşmaya başladı. İstihdam ve vergi gelirlerine yönelik kaygılar nedeniyle Bulgaristan, Danimarka, İngiltere, İtalya, Macaristan, Finlandiya, İspanya ve Hollanda gibi ülkelerde Uber’in önüne engeller çıkarıldı, AirBnb gibi siteler Avrupa ve ABD’deki birçok kentte yasaklandı.

 

5. Siber Güvenlik, Siber Savaş: 2017 siber güvenlik açısından da tarihi bir yıl oldu. Kuzey Kore merkezli beklenmedik ve geniş çaplı siber saldırılar, Dördüncü Sanayi Devrimi çağında ülkelerin güvenliğinin de dijital becerilerle doğru orantıda olduğunu ortaya çıkardı. Bu saldırılarla, siber güvenliğin sadece kişisel verileri değil, ülkelerin sağlık, finans ve enerji sistemlerini de tehdit ettiği kaçınılmazdı. Bu duruma örnek olarak ABD seçimlerinin bile siber saldırılardan etkilendiği gerçeğini de verebiliriz.

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir