Dijitalin Hızını Lehinize Çevirmenin 6 Yolu

21 Kasım 2018

Değişimin hızı artık öngörülemiyor, özellikle konu teknolojiyse. Henüz benimsemeye başladığımız bir dijital teknoloji ürününün yerini biz alışana kadar yenisi alıyor. Böyle bir döngüyü, bu hızda bir dijitalleşmeyi şirketler ve büyük organizasyonlar yakından takip etmek zorunda, çünkü kendi dönüşümlerini gerçekleştirmemek gibi bir seçenekleri yok.

Temelleri yakın zamanda atılmış ve nispeten daha genç kuşaklar tarafından yönetilen şirketler bu dönüşümü daha hızlı yapabilirken, yıllarca geleneksel kalmış olan işletmeler için bu süreç aslında başlı başına bir mücadele. Accenture’ın araştırmasına göre, şirketlerin yaklaşık %80’i, özellikle yeni “dijital anlayışlı” girişimcilerden kaynaklanan rekabetten endişe duyuyor. Aynı rapora göre; gelecek, “akıllı operasyonları” yürütebilen şirketlerin olacak. Bu durumda geleneksel şirketlerin yeni nesil teknolojiye sahip şirketlerle başa çıkması için eski tip yöntemler işe yaramayacak. Yapılabilecek en iyi şey, değişimle savaşmak yerine, değişimi kabullenip ondan bir şeyler öğrenmeye çalışmak.

Dijital dönüşümünü tamamlamış ve kendisi de teknoloji üreten büyük organizasyonların icraatları, sektörlerinde taşları yerinden oynatıyor. Amazon’un bu yılın başlarında hayata geçirdiği kasiyersiz marketler, perakendecilere “kıyametimiz geliyor” dedirtmişti. Android ve iOS uygulamaları üzerinden kullanılacak sistemde müşteri reyona gidip istediği ürünü alıp çantasına atıyor. Bilgisayarlı görüntüleme, akıllı sensörler ve otomatik öğrenme teknolojileri kullanan sistemle müşteri satın aldığı ürünü, ücretini ödemek için bir tarayıcıya okutmadan mağazadan çıkartabiliyor.

Amazon’un etkisi o kadar güçlü oldu ki bu yeni hizmetin söylentisi dahi diğer süpermarket markalarının hisse senetlerinde düşüşlere sebep oldu. Sadece perakende sektörü değil, otomotiv endüstrisi de benzer bir durumda. Geleceğin elektrikli ve otonom araçlarda olduğunu düşünen endüstri bu alandaki yatırımlarını büyütürken geleneksel otomotiv üreticileri de artık bütçelerinde elektrikli araçlara daha çok pay ayırmak zorunda kalıyor. Bu geçiş dönemine hazırlıklı olan ve aslında değişime yön veren büyük şirketler “web ölçekli” şirketler olarak adlandırılıyorlar. Google, Facebook, Amazon gibi şirketler teknolojik gücü nedeniyle bir altyapı kurmaya en hazır, değişmesi gerekeni en hızlı değiştirebilecek kabiliyette olan web ölçekli şirketlere örnek olarak verilebilir.

Böylesi devlerin faaliyet gösterdiği sektörlerde, yakında girecekleri ya da yeni yaratacakları iş alanlarında onlarla rekabet edebilmek için diğer şirketlerin yapmaları gereken şeyler var. Bu hızı ve değişimi kendi lehlerine çevirebilmek için şirketlerin atabileceği adımlardan bazıları şunlar:

1- Değişimi kucaklayın

Interrupted Entrepreneurship: Embracing Change in the Family Business kitabının yazarı Raméz Baassiri, “Değişimi sadece kabul etmeyin, onu kucaklayın.” diyor ve ekliyor: “Böyle değişimlerin ne zaman geleceği belli olmaz. Fakat geldiklerinde onu akıllıca ve yaratıcı bir şekilde kullanmak için hazır olmalısınız.”

2- Teknoloji yatırımlarınızı akıllıca yapın

Silikon Vadisi’nde pek çok şirket Google, Apple ve Amazon’un yeteneklerine ulaşabilmek için bulut teknolojisine yükleniyorlar. Ancak buluta bu ani yöneliş çoğu zaman firmaların yazılıma ayırdıkları bütçeleri hızla tüketiyor ve bu bütçelere rağmen yazılım tarafında henüz şirketlerin aradığı değişim hissedilemiyor. Bu noktada şirketlerin maliyeti yüksek bulut teknolojilerine yatırımı sürdürmek yerine web ölçekli şirketlerin kullandığı yöntemlere yatırım yapmaları daha akıllıca bir yol olabilir. Bu yöntemler hızlı veri işlemek, ihtiyaç duyulan yazılımı her aygıtta çalıştırmak ve kaynakları en verimli şekilde kullanmak gibi araçlar olabilir.

Çoğu start up şirket, sayılan bu yeteneklere sahip olmanın önemini kavramış ve ona göre pozisyon almış durumda. Örneğin Uber, bir süredir “Uber Eats” hizmetiyle müşterisine yemek siparişi taşıyor. Uber bu yeni hizmette siparişin geldiği alandaki canlı trafik ve mesafe verileri gibi değişkenleri analiz ederek sipariş hızını %26 artırmayı başardı.

3- Yeteneklerden ordu kurun

Bir yandan veriyi işleyebilmek ve teknolojinin gittiği yönü kestirebilmek çok önemliyken diğer yandan yeteneğe yapılacak yatırım işlerinizin bozulmasını engelleyebilir. Büyük şirketler işe alım yapacağı zaman start up şirketler gibi teknik kabiliyeti yüksek çalışan bulmakta zorlanabiliyor. Teknolojiyi ileri taşıyan teknik yeteneklere, modern araçlara ve altyapıya yatırım yapmak daha da önemli hale geliyor. Mühendisler, veri bilimciler ve iş geliştiriciler gibi sektörlerinin yetenekli çalışanları, iş seçerken son teknolojiyi ve modern araçları kullanmayı benimsemiş şirketleri tercih ediyorlar. Stack Overflow sitesinde yayımlanan bir araştırmaya göre 2018 yılı sonunda sektörlerde, teknik yetenekleri üst seviye olan çalışan ihtiyacı artarak mevcut tedarik edilebilecek çalışan sayısının %50-60 üstüne çıkacak. Bu büyük bir yetenek açığı doğuracak.

Öte yandan internete bağlı kullanıcı sayısı ABD ve Avrupa toplamından daha fazla olan Çin, özellikle yapay zekâ alanında ABD’yi yakalayıp geçebilir. Kullanıcılardan elde edilen çok büyük bir veriye sahip olan Çin, yapay zekâyı geliştirebilmek için algoritma optimizasyonu alanında çalışmaya devam ediyor. Bu dinamik güç şu gerçeği de ortaya çıkarıyor; işlerin kesintiye uğramaması için şirketlerin sahip olacağı silahlardan biri de veri.

4- Farklı olmak için Büyük Veri’yi dikkate alın

2006 yılında matematikçi Clive Humby’nin sözlerine göre veri, çağımızın petrolü gibi. Bu yakıta yatırım yapmayan her şirket bir noktada işinden olmaya mahkûm. Günümüzde Google bir günde 20 petabyte veri işliyor, bu sayı dünyadaki tüm sabit disklerin 1995 yılındaki kapasite toplamından daha fazla. McKinsey’in bulgularına göre 2027 yılına kadar sadece ABD ekonomisinde ihtiyaç duyulacak veri uzmanı ve veri bilişimcisi açığı 250 bin kişi kadar olacak. Bu çok büyük bir açık ve bugün bile veri bilişimcisi açığının %60 civarında olduğu tahmin ediliyor. Elde edilebilir veri miktarı her iki yılda iki katına çıkıyor, katlanarak artmaya devam ediyor. Bu rakamlar, veriyi zamanında işleyip yorumlayamayan şirketlerin işlerinin bozulmasının kaçınılmaz olacağının bir göstergesi.

Verinin ezber bozan inovasyon için nasıl kullanılabileceğinin en güzel örneklerinden biri de Airbnb. Otelcilik sektöründeki geleneksel iş yapış biçimini baştan aşağı değiştiren girişim, derin öğrenme teknolojileriyle kullanıcı ve kiraya veren arasında en uygun fiyatlandırmayı ve diğer şartları sağlamaya çalışıyor. Airbnb ayrıca şirket içinde veri bilimi üzerine araştırmalar yaparak çalışanların yeni nesil teknolojilerle tanışmasını sağlıyor. Veri, yeni nesil teknolojilerin çoğunun anahtarı olacak. Dijital çağda devamlılığını sağlamak isteyen her şirket veriyi ve veri analizini fark yaratacak bir güç olarak görüyor.

5- Zorlukları fırsat olarak görün

Değişimlerin, yeniliklerin her zaman heyecan verici olduğunu söyleyemeyiz. Özellikle zorunlu yapılacak bir değişiklikse… Fakat bunları gelişim için birer fırsat olarak görmek gerekli. Örneğin, pizza yapan Zume, pizzanın yapımı, pişirilmesi ve servisi için robotları kullanıyor. Sürecin büyük bir kısmını robotlar gerçekleştirse de insan gücü yine de kullanılıyor. Bu sistem Domino’s, Pizza Hut gibi pizza zincirlerini zorlayacak gibi görünse de robotların insanların elinden iş almasından öte, insanların ve robotların birlikte çok daha efektif çalışılabileceğinin bir göstergesi. Üstelik büyük zincirler robotların dahil olduğu bu sistemi kendilerine entegre ederek çok daha hızlı ve aynı kalitede pizza yapabilir.

6- Başarısızlıklardan yılmayın

Şirketlerin her türlü sonuca hazırlıklı olması gerekiyor. Değişim kolay değildir. Başarısız da olabilirsiniz. Böyle durumlarda yapılabilecek en iyi şey, hatalardan ders çıkarıp sonraki aşamada daha iyi olmaya çalışmak ve bunu hızlı bir şekilde yapabilmektir.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir