Dijital Güç Merkezi: GE Digital, Endüstrileri Nasıl Dönüştürüyor?

21 Nisan 2022

Yazılımın enerji dönüşümüne ve farklı endüstrilerde faaliyet gösteren müşterilerin sürdürülebilirlik çalışmalarını nasıl etkilediğini öğrenmek ister misiniz? O zaman okumaya devam edin!

Thomas Edison ve diğerlerinin ilk elektrik şebekelerini kurmalarından sonra bir asır boyunca, elektrik şebekesi tek yönlü bir yoldu. Büyük enerji santrallerinden evlere ve iş yerlerine sürekli bir elektrik akışı gönderirdi; ancak bugün şebekeler karmaşık bir otoyol kavşağına dönüştü. Enerji dönüşümünü kolaylaştırmak ve karbonsuzlaştırmayı teşvik etmek için şebekelerin artık çatı panelleri ve açık deniz rüzgar çiftliklerine kadar farklı hava koşullarına bağlı sayısız kaynaktan gelen yenilenebilir enerji girişlerini idare edebilmesi gerekiyor. Aynı zamanda, şebekeler, elektrikli arabalar gibi yeni teknolojilerin etkilediği talep değişiklikleriyle de başa çıkmak zorunda. Bir İklim değişikliğinin neden olduğu elektrik kesintilerini de hesaba katınca konu daha da karmaşık hale gelebiliyor.

Amerika’nın en büyük kamu hizmetlerinden biri olan Duke Energy‘de İletişim Müdürü olan Jeff Brooks, “Günlük hayatta elektriğe giderek daha fazla bağımlı hale geliyorsanız, o zaman bu elektriğin güvenilir olması gerekir. Şarj istasyonuna bağlı bir elektrikli aracınız varsa ve güç yedi gün boyunca kapalıysa, bu gerçek ciddi bir zorluk yaratacaktır.” diyor.

İşte burada Jim Walsh gibi GE çalışanları devreye giriyor. Walsh, GE Digital‘da ekibiyle, arz ve talebin zorlu yeni dinamiklerini dengelemede şebeke operatörlerine yardımcı oluyor. Günümüzde kontroller, anahtarlar ve transformatörler tarafından üretilen çok sayıda yeni veriyi yönetmek kolay bir iş değil; ancak kalıpları tanımak ve enerji dağıtımını geliştirmenin yollarını belirlemek için bu verilerden hızla yararlanma yeteneği, operatörlerin işinin önemli bir parçası haline geliyor. Walsh, “Bu sorun kağıt ve kalemle çözmek için fazla büyük.” diyor ve şöyle ekliyor: “Yazılımın gerçek zamanlı olarak tahmin etmesini ve yönetmesini gerektiren bir dizi teknik zorluk var. Bu verileri, operatörleri daha akıllı hale getirecek şekilde kullanma, ayrıştırma ve sorgulama yeteneği yeni fırsatlar yaratıyor.”

GE Digital, 2015’teki lansmanından bu yana bu fırsatları araştırıyor. Bugün; enerji, imalat, havacılık ve diğer endüstrilerin operasyonlarını dijitalleştirmesine yardımcı oluyor ve endüstriyel internet olarak adlandırılan alanda hizmet veriyor. Yakaladıkları başarılar, GE Digital‘ın ilk günlerinden elde ettiği deneyime dayanıyor. Örneğin; GE Digital, Predix adlı kendi yazılım platformunu kurdu ve birçok büyük satın alma gerçekleştirdi. Plan, GE işletmeleri ve müşterilerinin verilerini Predix‘e taşıması ve geliştiricilerin, örneğin iTunes’un endüstriyel bir sürümü gibi, bunları analiz etmek için platformda uygulamalar oluşturmasıydı; ancak birkaç yıl ve liderlikteki değişikliklerden sonra, GE Digital‘ın izleyeceği yeni yol daha da netleşti.

Müşterilerini dinleyen şirket, yatay büyüme yerine, belirli sorunları çözen sonuçlar sunmak üzere uygulamalar yazmaya odaklandı ve “dikey pazarlara” yöneldi. Parris, “İhtiyacımız olan her şeyi inşa etmek yerine, şimdi şebekeye yenilenebilir enerji eklemek ve enerjiyi daha düşük maliyetlerle sunarken şebekeyi istikrarlı tutmaya yardımcı olmak gibi müşteri sorunlarına odaklanıyoruz.” diyor.

Stratejideki değişiklik bugün işe yarıyor ve enerji endüstrisi buna gerçekten iyi bir örnek. GE Digitalmüşterileri endüstriler arasında çeşitlilik gösterirken, elektrik hizmetleri sektörü hızla en büyük pazar haline geldi. Bu, kısmen dünya çapında meydana gelen enerji dönüşümünün bir sonucu.

Müşterilerin ve pazarın ihtiyaç duyduğu çözümü daha hızlı sağlamak için GE, şirketin çalışma şeklini değiştiren güçlü bir araca güveniyor. Bu araç, “yalın yönetim”in ta kendisi. Japonca “kaizen” kelimesinde somutlaşan sürekli iyileştirme.

Parris ve ekibi, öncü oldukları yeni nesil teknolojiler üzerinde çalışmakla meşguller. Bunlar dijital ikiz, jet motorları veya türbinler gibi gerçek dünyada çalışan makinelerin sonuçlarını modellemek. Bunlardan biri, insanı ve yapay zekayı bir araya getirmeyi amaçlayan bir kavram olan “mütevazi yapay zeka” (Humble AI). Parris, “Çok fazla veriye sahip olduğumda yapay zeka iyidir; ancak hava durumu çok hızlı değiştiğinde, bunu anlamama yardımcı olacak bir insana ihtiyacım var.” diyor ve şöyle ekliyor: “Küçük bir bebek, sıcak sobaya bir iki kez dokunduktan sonra çabuk öğrenir.”

Parris, insanları döngüde tutmanın dijital geleceğin anahtarı olacağını söylüyor ve son olarak şunları ekliyor: “Dünyayla bu şekilde başa çıkmanız gerekiyor. Her şeyden 500 örnek alana kadar bekleyemem. İkiden sonra çözmem gerekiyor.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.