Dijital Dönüşüm: 100 Yaşını Aşmış Bir Trafo, Verilerin Yardımıyla Şehri Aydınlatıyor!

8 Mayıs 2019

27 Aralık 2018’de duyulan yüksek bir patlama sesi ve gökyüzünü kaplayan mavi ışık, New Yorkluların Noel tatiline biraz ara vermelerine sebep oldu. Noel ağaçlarının renk cümbüşü ve gökyüzünün mavi rengiyle birlikte New York, adeta “Ghostbusters” filminden fırlamış bir sahne görünümüne büründü. Bu sırada tüm sosyal medya mecralarında ve şehirde gizemli bir söylenti yayıldı: “Mavi ışıkların ve bu patlama sesinin sebebi uzaylılar olabilir mi? Acaba Queens’e indiler ve şu an şehre mi saldırıyorlar?”


Beklenen cevap o kadar gizemli değil, aksine oldukça açık sözlü ve net oldu: Trafo patlaması. Şehir altyapılarını oluşturan onlarca öge gibi trafoların (transformatör) da sistem takibi ve kontrol edilmesi bazen zorlu bir göreve dönüşebiliyor. Sık sık gördüğümüz bu gri kutular, özellikle çağımızın neredeyse en kilit rolünü oynuyor. Neden böyle dediğimizi sadece 5 saat elektrik kesintisi yaşadığınız bir an tekrar düşünmenizi tavsiye ederiz. Trafolar en basit tanımla, enerji santralleri tarafından üretilen elektriği yüksek voltaj akımına dönüştürerek şebekeler aracılığıyla verimli bir şekilde şehre dağıtmayı sağlar. Doğru bakım yapıldığı sürece bir trafonun ömrü yıllar boyunca sürebilir; ancak olası ihmaller, sonrasında yüksek onarım maliyeti olarak geri dönecek büyük olumsuzluklarla da sonuçlanabilir. Şöyle ki, Georgia Power’ın sahibi ve Southern Company Baş Mühendisi Elizabeth Bray de bu trafo yangının kuruluşlar için milyonlarca dolarlık zarara sebebiyet verdiğini belirtmişti.

Amerikan tarihinde köklü bir yere sahip Georgia Power şirketi, bu tür olaylar yaşayarak kendisini yıprattı ve imajını zedeledi. Örneğin, 2017’de çıkan bir trafo yangınında Georgia Power tesislerinden biri tahrip oldu ve iki itfaiyeci küçük yaralanmalarla hastaneye kaldırıldı. Bu tür aksilikler yaşandığı zaman elektrik üretmenin ve iletmenin kompleks bir iş olduğu tekrar hatırlanır; daha doğrusu hatırlanmak zorunda kalır. Ancak Georgia Power, bu durum karşısında statükoyu kabul edecek bir olgunluğa ulaşamadı. Tam da bu sebeple şirket, trafoları daha akıllı hâle getirebilmek ve 21. yüzyıla elektrik taşımak adına Edison tarafından kurulan GE ile birlikte çalışmaya başladı.

Kamu hizmetleri, trafo arızalarını öngörmek adına geleneksel olarak makineleri izole etmekte kullanılan bir yağ numunesini, teknisyen aracılığıyla analiz edilebilmesi için laboratuvara gönderir ve burada periyodik testlerle tahminler yürütür. Hidrojen ve karbonmonoksit gibi gazlar yağda çözünür ve konsantrasyonları bir transformatörün nasıl çalıştığını gösterir. Bu testlere güvenebilirsiniz; ancak Georgia Power, sahadaki birçok transformatörü yılda yalnızca bir kez örnekleyebildi. Bu da trafoların uyarı bile vermeden arızalanmaları anlamına geliyor.

Artık veri toplamak için her bir trafoyu ayrı ayrı ziyaret etmek yerine, Georgia Power mühendisleri verinin kendilerine ulaşmasını sağlayabilir. Şirket 2015 yılında, GE’nin Hydran sensörlerini kullanarak 1.000 trafoyu izlemek ve teşhis etmek üzere bir anlaşma imzaladı. Sensörler çözünmüş gaz seviyelerini otomatik olarak ölçer ve ölçümler kabul edilebilir seviyeleri aştığında bir uyarı gönderir.

Sensörler ve trafo merkezi entegrasyon mühendislerinden oluşan bir ekip tarafından sağlanan iletişim yolu ile Georgia Power, şimdi izlenen trafolardan yılda sadece bir kez değil, saatte bir kez kompozit gaz ölçümleri alıyor. Bir okumada milyonda 30 parçadan fazla değiştiğinde sistem ekibi bilgilendiriyor. Bray, verilerdeki artış eğilimini tespit ederse bu bilgiyi bir proje yöneticisi, laboratuvar teknisyeni ve konu uzmanı içeren ekibe geri gönderiyor. Bu şekilde trafonun herhangi bir bakıma ihtiyacı olup olmadığını onaylanıyor. Bu sürekli izleme sayesinde Georgia Power, bir trafo başarısız olmadan veya arızalanmadan önce olası problemleri öğrenebilir, müşteri kesintilerini önlemek için öncelikli bakım planlayabilir.

Fakat bu faydalı süreç otomatik olarak gelişmiyor; ekipmanlardan sorumlu saha personeli, trafo merkezi mühendisleri, bilgi teknolojisi, kontrol merkezi ve daha birçok etkenin iş birliği ile bu süreç yararlı bir şekilde işliyor.

Sensörlerin en önemli görevlerinden biri de saha çalışanlarına potansiyel tehlikeleri bildirmesi. Georgia Power herhangi bir trafo hakkında uyarı alırsa, saha personeli dikkatlice kaçış yolu planlamaları yapması ve güvenlik riskini belirten her ayrıntıyı incelemesi gerektiğini biliyor.

Çevrimiçi izleme sistemi ayrıca önemli bir para tasarrufu da sağlıyor. Potansiyel trafo arızalarına dair daha fazla bildirim ile Georgia Power, düzenli çalışma saatleri içerisinde bakım zamanlayabilir ve sermaye harcamasını daha iyi planlayabilir; çünkü şirket ekipmanın ne zaman değiştirilmesi gerektiği hakkında artık daha fazla bilgiye sahip.

Georgia Power, çevrimiçi izlemenin şu ana kadar dört trafoyu olası başarısızlıktan kurtardığını tahmin ediyor. İlk uyarıyı 2016 yılında alan şirketin mühendisleri şaşırmıştı; çünkü bu trafodan gelen önceki veriler tutarlıydı. Ancak Bray, proje yöneticisinden bu trafo merkezine daha yakından bakmasını istedi. Braygeri arandığında ise şüpheli görünen faaliyetlerin olduğu bilgisini aldı; izleme sistemi ilk tasarrufunu gerçekleştiriyordu. Aynı gece trafodan gaz örneği almak için bir ekip gönderildi ve taşınabilir laboratuvar kurarak numuneyi test ettiler. Trafo arızanın eşiğindeydi. Bray tüm hafta sonu verileri izledi ve herhangi bir kesinti yaşanmadan bir hafta içerisinde arızanın giderilmesini sağladı.

Bray tüm bu gelişmeleri ve yeni süreci “en zor ama en ödüllendirici iş” olarak yorumluyor ve ekliyor: “Yaptığımız şeyin iş dünyasının geleceği için gerçekten fark yarattığını görmek gurur verici.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir