Dijital Çözümlerle Donatılmış Çevreye Duyarlı Hidroelektrik Santraller

8 Ağustos 2019

Günümüzde üretilen elektriğin büyük bir kısmı fosil yakıtlardan elde edilse de yükselen enerji talepleri ülkeleri yenilenebilir enerji alternatiflerine yönlendiriyor. Örneğin ABD, bu yıl ilk defa kömürden ürettiği elektrikten daha fazlasını yenilenebilir kaynaklardan üretti. Bununla birlikte, güneş ve rüzgâr enerjisi üretimini ivmelendirme heyecanının ortasında, “yenilenebilirler” içindeki bir başka güç ise sessiz ve derinden ama güvenilir ve emin adımlarla yükselmeye devam ediyor: Hidroelektrik enerjisi.

Hidroelektrik santralleri, yeni teknolojilerden yararlanarak yepyeni bir çalışma şekline geçiyor. Temel yük enerjisini karşılamak için artık santrallerin gece-gündüz durmadan çalışma zorunluluğu ortadan kalkıyor.


İsviçre’nin Linthal kentinde GE jeneratörleri kullanan büyük bir pompaj depolamalı hidroelektrik santrali.

Hidroelektrik santrallerinin bu çevre dostu ve verimli yolculuğu için çalışanlar arasında bir isim karşımıza çıkıyor: GE Yenilenebilir Enerji’nin Kuzey Amerika’daki Hidroelektrik İşletmeleri Genel Müdürü Pierre Marx. ABD’nin en büyük su uzmanları toplantısı HydroVision International için Oregon’da bulunan Marx, hidroelektrik santrallerini ileriye taşıdıkları yeni teknolojileri GE ile paylaştı. 

Rüzgâr ve güneş gibi hızlı büyüyen yenilenebilir enerji kaynaklarının gelişmesi, hidroelektrik üretimini bir temel yük santralinden değişken yük santraline dönüştürdü. Yani operatörler önceden santralleri ayda bir ya da iki kez başlatıyor ve durduruyordu; ancak hâlihazırda bunu günde iki kez yapmaları gerekiyor. Kaliforniya’daki güneşin ve rüzgârın artan etkisinin, Washington ve Oregon’daki hidroelektrik santrallerini değişken yük santrallerine dönüştürmesi bunun bir örneği. Bu durumu şu şekilde açıklayabiliriz: “Güneşin doğduğu saatlerde, güneş enerjisinin üretimdeki payı %30’a yükseliyor, fakat gün batımında tüm bu güç aniden kesiliyor. Bu koşullar da eyaletin meşhur ‘ördek eğrisi’ni oluşturuyor, çünkü yük eğrisi bir ördeğin profilden görünüşüne benziyor.” 

Güneş doğmadan önce ve gün batımından sonra birer kez olmak üzere gerçekleşen bu güneş enerjisi çöküntüleri meydana geldiğinde, hidroelektriğin gücünü artırması gerekiyor.  Talebi karşılamak için hidroelektrik üretimini artırıp azaltma ise, bu santrallere büyük bir külfet ve çeşitli zorluklar getiriyor. 

Bu “ördek eğrileri” ile baş edebilmek için, pompaj depolamalı hidroelektrik tesisleri bir çözüm olabilir; çünkü ekstra esneklik için herhangi bir zamanda isteyebilecekleri enerji rezervi olan bir santral sağlayabilirler.

Hidroelektrik Santrallere Dijital Çözümler

GE Yenilenebilir Enerji, hidroelektrik varlıklarının yönetimini dijital çözümlerle geliştirmek için çalışıyor. Pierre Marx, bir hidroelektrik santralinin planlanan ve plansız kesintilerini azaltmayı veya bu makinenin nasıl çalışacağını tahmin etmeyi sağlayan ilgili verileri topladıklarını ve bu verileri analiz ettiklerini belirtiyor. Böylece, geliştirdikleri bu veri toplama yöntemiyle; basınç, sıcaklık veya türbülans ile ilgili sayısız verinin analizini yaparak, planlanmamış bir kesintiyi öngörebiliyor veya bir operatöre gereksiz bakım için türbinlerini durdurmaları gerekmediğini söyleyebiliyorlar. 

Her iki durumda da operatör aksama süresini en aza indirerek, tesislerin büyük çaplı gelirlerini artıran birkaç ekstra üretim saati daha kazanmalarını sağlıyorlar. Bu durumun oyunun kurallarını tamamen değiştirebilir.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir