Davos 2021 (II. Bölüm): COVID-19 Sonrası Dünya En Büyük Yardımı Teknolojiden Alacak

23 Şubat 2021

Davos 2021 yazımızın ilk bölümünde “Great Reset”, yani büyük sıfırlama tanımını ele almış, teknolojiyle daha güzel bir geleceğin kapılarının aralanabileceği vizyonundan bahsetmiştik. İkinci bölüme ise havacılık endüstrisi ile başlayıp, pandemi sayesinde gelişen teknolojileri ve kaçınılmaz olarak yapay zekâyı ele alacağız.

Pandemiden Etkilenen Havacılık Sıfır Karbon Hedefine Sadık Kalmayı Sürdürüyor

COVID-19 pandemisinden en çok zarar sektörlerin başında havacılık geliyor. Kriz, tüm dünyada havacılık sektörünü, filolarının önemli kısmını yere indirmeye zorladı. IATA’ya göre sektör 2020 yılında 84 milyar dolar zarar etmiş olabilir.

Pandemide büyük zarar gören sektör 2021 yılında ekonomik toparlanma paralelinde seferlerin yeniden canlanmasını bekliyor. Pandemiden en çok etkilenen sektörlerden biri olmasına rağmen, Davos 2021’de düzenlenen “Sıfır Karbonlu Havacılık” oturumuna katılan Royal Schipol Group CEO’su Dick Benchop,  havacılık şirketleri, havaalanı idareleri ve sektör kuruluşlarının 2050’de sıfır emisyon taahhüdüne erişmek için bir araya geldiğini ve teknolojiler sayesinde 2030 yılına kadar karbon salımı az yakıt geliştirme olasılığının arttığını kaydetti ve “sektör sıfır karbon yolunda önemli adımlar atmaya başladı” dedi.

Teknoloji Sayesinde Yeni Pandemiler Önlenebilir

Küresel sağlık sistemi, 2020’de tarihinin en büyük şoklarından birini yaşadı. En gelişmiş sağlık sistemine sahip olduğu düşünülen ülkeler bile COVID-19 pandemisi karşısında etkisiz ve yetersiz kalabildi. Pandeminin sağlık, ekonomi ve toplum üzerindeki ağır etkileri bilim ve teknoloji dünyasında bugüne kadar görülmemiş çapta bir seferberliğe yol açtı. Virüsün genetik yapısı 10 gün içinde çözüldü, birkaç ay sonra etkili tanı kitleri geliştirilebildi ve rekor hızda aşılar kullanıma sunabildi. Google ve Alphabet’in CEO’su Sundar Pichai, Davos 2021’de yaptığı konuşmada teknolojinin pandemideki rolüne şu sözlerle dikkat çekti: “COVID-19 herkesi düşünmeye sevk etti. Pandeminin dünyadaki korkunç etkisini, aynı zamanda ekonominin dünya çapında hâlâ nasıl işlediğini ve teknolojinin oynadığı rolü görüyorsunuz. Aşının, son yıllardaki teknolojik ilerlemenin temeli üzerinde gerçekleştiğini anlıyorsunuz.”

Ancak tehdit henüz geçmedi. Pandeminin kontrol altına alınabilmesi için geliştirilen aşıların seri üretiminin artırılması, güvenli ve adil biçimde dağıtılması ve herkese uygulanması gerekiyor. Davos 2021’e katılan Microsoft’un Yönetim Kurulu Başkanı Bradfort L. Smith: “Dünyanın şu anda çözmesi gereken en büyük sorun, aşıların üretilmesi, dağıtılması ve dünyanın her yerindeki insanlara vurulmasıdır” diyerek bu gerçeğin altını çizdi. Smith’e göre bu çok büyük bir operasyon olmasına rağmen, günümüz teknolojileri sayesinde bu güçlüğün altından kalkmak mümkün: “COVID-19 aşılarının tedarik zinciri lojistiği, sohbet robotları, planlama, gerçek zamanlı veri analitiği ve daha fazlasında kullanılan teknolojiler, günümüz teknolojilerinin gücünün en iyi örneği oldu.”

Davos 2021 katılımcıları, bilim ve teknolojilerin yardımıyla COVID-19 pandemisinin üstesinden gelineceğine kuşku duymuyor. Ancak DSÖ’ye göre sağlık sistemlerindeki aksaklık ve noksanlıklar giderilemezse yeni bir küresel sağlık krizinin daha ortaya çıkması an meselesi. Bu yüzden sağlık sistemlerinin etkinliği ve direncinin artırılması büyük önem taşıyor.

Teknoloji, geleceğin güçlü sağlık sistemlerinin de ayrılmaz bir parçası olacak. WEF’e göre yapay zekâ ve analitik çözümler sağlık sistemlerini pandemilere daha iyi hazırlayacak, hastalıkların daha iyi izlenme, teşhis ve tedavi olanaklarını sağlayacak.

Yapay zekanın sağlık teknolojindeki yerine dair girişimlere bir örneği de GE Sağlık projelerinde görmek mümkün. Başlatılan projede Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakkı Muammer Karakaş, TEKNOPOL İstanbul‘da yeni kurulan CUREA şirketi altında toplanan seçkin klinisyenler, radyologlar, farklı disiplinlerden bilim insanları, üst düzey veri bilimcileri ve yazılım geliştiricilerinden oluşan araştırma ve geliştirme ekiplerine liderlik edecek. Bu uzman ekip, GE Sağlık’ın Edison Health Services yazılımlarını kullanarak hastalara tanı koymak ve tedavi etmek amacıyla bilimsel çalışma kapsamındaki hedef hastalıkların tespit edilmesi, sınıflandırılması ve bunların şiddet derecelendirmesinin yanı sıra kontrastlı spektral mamografi yoluyla meme lezyonlarının otomatik saptanması ve sınıflandırılması üzerine çalışacak.

GE Healthcare Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Türkiye Genel Müdürü Nael Dabbagh, daha önce Avrupa’da duyurulan yapay zeka iş birliklerinden farklı olan bu güç birleşimi ile ilgili şunları söylüyor: “Bu heyecan verici iş birliği; Türk girişimcilerine, araştırmacılarına ve radyologlarına kademeli olarak Türkiye ve diğer ülkelerdeki hastalıkların tanı ve tedavi süreçlerini önemli ölçüde geliştirebilecek olan tıbbi görüntülemeye yönelik yapay zekâ uygulamaları geliştirme olanağı sunacak.  Ayrıca bu iş birliği, Prof. Dr. Karakaş ve ekibinin liderliği ve vizyonu sayesinde Türkiye ve tüm bölge için sağlık hizmetlerinde yapay zekâ geliştirmeye yönelik bir ekosistem oluşturma yolunda atılan önemli bir adımdır.”

Dördüncü Sanayi Devrimi Hızlanırken Yeniden Vasıflandırmak İçin Zaman Daralıyor

WEF’in Davos 2021 öncesi açıkladığı “İşin Geleceği 2021 Raporu”na göre dijitalleşme ve otomasyon istihdamda yaratacağı daralmadan daha fazla genişlemeye yol açacak. Rapora göre 2025 yılına kadar “insanlarla makineler arasındaki işbölümündeki değişiklikler” nedeniyle 85 milyon kişi işini kaybedebilir ama bu değişim 97 milyon yeni iş olanağı yaratacak. 

Davos 2021’de işin geleceğinin tartışıldığı oturumlarda katılımcıların büyük bölümü, Dördüncü Sanayi Devrimi dönüşümlerinin kaçınılmaz olduğunu, ortaya çıkan işgücü kayıplarının ise yeniden vasıflandırma yoluyla kazanca çevrilebileceğini vurguladı. OECD Genel Sekreteri Angel Gurria, “Giderek daha fazla dijitalleşmiş bir dünyada yaşayacağız. Bu nedenle işgücünün buna uyum sağlaması gerekiyor” dedi ve insanların yeniden vasıflandırılması için programların artırılması gerektiğini vurguladı. Davos 2021’de yeniden vasıflandırma çalışmalarının devlet, sendikalar, işçiler ve şirketlerle eşgüdüm içinde yürütülmesi gerektiği de sıklıkla vurgulandı.  

COVID-19 Sonrası İnternet Erişimini Artırmak Öncelik Olmalı

Davos 2021’de altı çizilen küresel sorunlardan biri de giderek derinleşen “dijital uçurum” oldu. Konuşmacılar, teknolojinin COVID-19 sonrası pek çok alanda iyileşmede ve gelecekteki krizlere karşı daha dirençli olmada kilit rol oynayacağını belirtirken, bunun tüm dünyada eşit bir gelişim kaydetmesi için öncelikle insanların bilişim teknolojilerine erişiminin artırılması gerektiğini vurguladılar.

Davos 2021 katılımcılarına göre, dijital teknolojilere erişimin artırılmasının sayısız faydası olacak. Örneğin Apollo Hastaneleri yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Shobana Kamineni, erişimin artırılması halinde tele sağlık uygulamalarının kullanımının artacağını ve küresel sağlık giderlerinin azalacağını söyledi.

Yapay Zeka Konusunda Henüz Yolun Başındayız 

Teknolojiye ilişkin Davos 2021 tartışma konularından biri yapay zekâ oldu.  Küresel sorunların çözümünde daha fazla yapay zekâ, kuantum bilişim ve diğer gelişmiş teknolojilerin kullanılması, bu teknolojilere yönelik tehdit algılarının giderilmesi için ise uluslararası çabaların artması gerektiği vurgulandı.

Accenture CEO’su Julie Sweet, henüz veri elde edilmesi için gereken teknolojiler ve insan kaynaklarının yetersiz olduğuna dikkat çekerek “Yapay zekânın tam potansiyeline ulaşmasının başındayız” dedi. Ancak Sweet gelecekte sürdürülebilirliğin anahtarının yapay zekâda olduğunun da altını çizdi: “COVID-19 teknolojinin bir can simidi olduğunu çok net ortaya koydu. Tahminen sürdürülebilirlik de gelecekte dijitalleşecek” dedi.

Alphabet ve Google CEO’su Pichai de yapay zekâ çalışmalarının henüz başlangıç aşamasında olduğunu düşünüyor. Ancak Pinchai yapay zekâ ve kuantum bilişimin gezegenin temel sorunlarının çözümü olabileceğine inanıyor ama ortak kuralların belirlenmesi gerektiğinin altını çiziyor: “Hiçbir ülke gezegenin sorunlarını tek başına çözemez. Dünyanın iklim değişikliğiyle mücadele için Paris Anlaşması ile bir araya gelmesi gibi, yapay zekâ ve kuantum hesaplama gibi teknolojilerden gelen daha büyük ve daha uzun vadeli güvenlik sorunlarını çözmek için de ülkelerin bir araya gelmesine ihtiyacımız var. Yapay zekâ ve kuantum hesaplama ile teknoloji ilerledikçe, gezegende güvenliği sağlamak için bunun gibi ek çerçevelere ihtiyacımız olacak.”

WEF 2021’de bir Davos zirvesi daha düzenleyecek. Katılımcıların yüz yüze geleceği zirve Mayıs ayında Singapur’da düzenlenecek. Tabi, pandemi aksini söylemezse…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir