Daha Hızlı ve Etkili Karbonsuzlaşma İçin Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Gazın Gücü

5 Şubat 2021

GE Başkanı ve CEO’su Larry Culp, şirketin 2030 yılına kadar “Sıfır karbon” hedefine ulaşmaya çalışacağını açıkladı. Larry Clup, LinkedIn üzerinden yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki 10 yıl içinde operasyonlarımızda karbon nötrlüğü sağlamayı hedefliyoruz. İnovasyon geçmişimiz, teknolojilerimiz ve faaliyette olduğumuz sektörler itibariyle ‘Sıfır karbonla 2030’ hedeflerini gerçekleştirmek için benzersiz bir konumdayız.” diye yazdı.

GE’nin Sıfır Karbon’a doğru 2030 hedeflerini açıklaması, tüm dünyayı pençesi altına alan pandemi koşullarında daha da anlamlı hale geliyor; zira iklim değişikliği ile mücadele her ne kadar COVID-19 salgını sebebiyle geri plana itilmiş gibi görünse de hükümetlerin temel öncelikleri arasında yer alıyor.  Türkiye’nin de aktif taraflarından biri olan BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri “yoksulluğun sona erdirilmesi, çevrenin korunması, iklim krizine karşı önlem alınması, refahın adil paylaşımı ve barışı hedefliyor.”

Türkiye BM’nin hazırladığı “Sürdürülebilir Kalkınma için 2030 Gündemi”ni ilk kabul eden ülkelerden biri olduğu gibi 2016’da bu amaçlar doğrultusunda programını oluşturup bildiren 22 ülke arasına da girdi. Türkiye ayrıca 2019 yılında SKA ilerleme raporunu da yayınladı. GE’nin açıkladığı 2030 hedefleri Türkiye’nin de mesafe katettiği sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle kesişiyor.

GE, gaz enerjisi ve kömürden gaza dönüşüm ile desteklenen yenilenebilir enerji kaynaklarının, yakın vadede karbon emisyonlarını azaltmanın en etkili yolu olduğunu düşünüyor. Hidrojen ve karbonu hapsetme teknolojileri dahil olmak üzere gaz enerjisi ile düşük veya sıfır karbon emisyonlarıyla çalışmak için birden fazla yol olduğuna inanıyor. 2030 yılına kadar gerçekleştireceği operasyonlarla kendi alanında karbon nötr olma taahhüdü veriyor.

Yayınladığı bir çalışmada yenilenebilir enerji ve gaz enerjisinin iklim değişikliğiyle mücadelede önemli ilerleme sağlayabileceğini duyuran GE, yakın vadede daha düşük karbon yayan bir dünyaya giden yolu güvence altına almayı amaçlıyor. Karbonsuzlaştırma konusunda verdiği ve önümüzdeki on yılları kapsayacak taahhüdü üzerine “Yenilenebilir Enerji ve Gaz Enerjisinin Hızlandırılmış Büyümesi İklim Değişikliğinin Yörüngesini Hızla Değiştirebilir.” başlıklı bir durum raporu yayınlayan GE, her iki güç kaynağının da tek başına yeterli olmayacağını; fakat birbiri ardına yerleştirildiğinde, önemli iklim hedeflerine ulaşılmasına yardımcı olmak için gereken hız ve ölçekte karbonsuzlaşma sağlayabileceklerini belirtiyor. Raporda; hidrojen dahil olmak üzere düşük ve sıfır karbonlu yakıtların yanı sıra karbonu hapsetme kullanımı ve ayırma teknolojilerinin kullanımıyla daha düşük karbon ayak izi elde etmeye yarayan gaz enerjisi için birden fazla teknik yolun ana hatlarını çizdiğini de belirtiyor. GE Gaz Enerjisi CEO’su Scott Strazik, iklim değişikliğini ele almanın acil bir küresel öncelik olduğunu belirterek şunları söyledi: Hem gaz enerjisinin hem de yenilenebilir enerji kaynaklarının kritik ve anlamlı rol oynayacağına inanıyoruz. Bunlar, kömürden gaza geçişte bugün dünya çapında daha hızlı ilerlememizi sağlayacak ve gelecekte düşük veya sıfır karbonlu gaz teknolojileri için birden fazla yol geliştirmeye devam etmemize olanak tanıyacak.


Rapor, acil iklim hedeflerini karşılamaya ve aynı zamanda dünya çapında güç talebini artırmaya yardımcı olmak için yenilenebilir enerji penetrasyonunu desteklemek ve hızlandırmak adına bir tamamlayıcı olarak gazla çalışan üretimin faydalarını da detaylandırıyor:

Güvenilir ve hesaplı bir enerji kaynağı olan gaz, geniş ölçekli arazi kullanımını da gerektirmez ve yenilenebilir enerji için ideal bir tamamlayıcıdır.

Yenilenebilir enerji değişkendir; fakat gaz enerjisi talebe göre ayarlanabilir, güvence sunar, esnektir ve %90 oranında kullanılabilir durumdadır.

Kömürden gaza geçişin kısa vadede etkisi, dünyanın birçok bölgesinde emisyon azaltımı için hızlı ve etkili bir kazanım anlamına geliyor. Örneğin, 2007’den bu yana ABD enerji sektörünün CO2 emisyonları üçte bir oranında azalırken toplam elektrik üretiminde neredeyse hiçbir değişiklik yaşanmadı. Kömürden gaza geçişle ilişkilendirilen CO2 emisyonu azaltımı, diğer yakıtların sağladığından çok daha fazladır.

Yayınlanan durum raporu, yenilenebilir enerji, gaz, kömür ve nükleer gibi çeşitli enerji üretim kaynaklarının yanı sıra pil depolamayı daha uygun maliyetli hale getirmek için gereken teknolojik atılımlar hakkında teknoloji ve pazar genel bakışını sağlıyor.

GE Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Baş Teknoloji Sorumlusu ve eski CEO’su Vic Abate, Elektrik sektöründe 125 yılı aşkın deneyimiyle GE, müşterileriyle birlikte enerjinin geleceğine öncülük etmeye ve yön vermeye devam edecek konumda. Yenilenebilir kaynakları maliyet etkin biçimde ölçeklendirmemizi ve hidrojen ile karbon yakalama teknolojilerindeki gelişmelerle net sıfır gaz enerjisine ulaşmamızı sağlayacak teknolojilere yatırım yapmaya öncelik veriyoruz. Birlikte kullanıldığında, yenilenebilir enerji kaynakları ve gaz, yalnızca yenilenebilir enerjilerin kullanıldığı bir senaryoyla karşılaştırıldığında karbon emisyonunda daha fazla azaltımla sonuçlanacak bir enerji geçişine öncülük edebilir.

GE Yenilenebilir Enerji, maliyetleri aşağı çekecek teknolojik inovasyonlara yatırım yapmaya devam ediyor. Raporda da belirtildiği üzere bu, sektörün sürekli büyümesindeki kilit itici güç olarak öne çıkıyor. Şirket, bugün çalışan en güçlü türbini olan Haliade-X deniz tipi rüzgar türbininin, Birleşik Krallık’taki Dogger Bank deniz tipi rüzgar santralinin ilk iki fazı kapsamında 13 MW’a yükseltileceğini kısa süre önce duyurmuştu.

GE’nin gaz türbini portföyü 80 yıla yayılan gaz türbini teknolojisi geçmişinden güç alıyor. Bu birikim, enerji üretim sektöründe eşsiz bir özelliğe işaret ediyor. Dünyanın en verimli gaz türbini olma özelliğini taşıyan, GE’nin HA gaz türbini ise şirketin en hızlı büyüyen filosu olarak sektörde birçok ilke imza attı ve iki dünya rekoru kırdı. GE ayrıca hidrojen ve benzeri düşük BTU’lu yakıt operasyonlarında sektörün en köklü gaz türbini filosunu sunuyor. Filo, 75’i aşkın gaz türbininde on yılları aşan kullanımla altı milyondan fazla çalışma saati kaydetti. GE Küresel Araştırma Merkezi ile yakın iş birliği içerisinde çalışan GE, gaz enerjisi için düşük ya da sıfıra yakın karbon ayak izi hedefinde daha fazla ilerleme kaydetmek amacıyla hidrojen ve karbon yakalama teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yatırım yapmaya devam ediyor

GE Gaz Enerjisi, ayrıca 2020’de Uniper ve Long Ridge Enerji Merkezi ile yapılan anlaşmalar dahil olmak üzere birçok önemli müşteri ile stratejik dekarbonizasyon programı imzaladı. GE, 2021 ve 2022 boyunca müşterileriyle hem hidrojen yakıtlı projeler hem de karbon yakalama ve depolama teknolojileri için çok sayıda karbonsuzlaşma pilot projesi yürütecek. Son olarak GE Gaz Enerjisi, Carbon Capture Coalition’a (Karbon Yakalama Koalisyonu) katıldığını da duyurdu. Koalisyon, ekonominin tüm alanlarında karbon yakalama, taşıma, kullanım, çıkarma ve depolama faaliyetlerinin benimsenmesi için ülke düzeyinde politika desteği oluşturan 80’i aşkın şirket ve organizasyonun tarafsız iş birliğini temsil ediyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir