Dağlık Bölgelerde Türbin Kurmanın Yolu: Cypress

17 Ekim 2018

Yenilenebilir enerji, çevreye zarar vermediği için enerji üretiminde oldukça önemli. Fakat yenilenebilir enerji üreten rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri biraz kaprislidir. Rüzgâr her zaman esmeyebilir, güneş bazen bulutların arkasına saklanmak isteyebilir. Mühendisler hava şartlarını henüz değiştiremiyorlar ancak daha önce rüzgâr türbini kurulmamış, lojistik anlamda ulaşılması zor yerlere türbin kurarak daha fazla rüzgârdan faydalanabiliyorlar. Yeni teknolojilerin ve yetkin teknik mühendislerin bir araya gelmesiyle Japonya’nın dağlık vadilerine ya da engebeli Yunan tepelerine rüzgâr çiftlikleri kurmak mümkün hale geldi.

Güçlü bir rüzgâr türbinini özel tasarım bir elbiseye benzetirsek, muhteşem kesimlere sahip, kaliteli kumaştan yapılan bir elbiseyi bile giydiğinizde omuzlarınıza bol gelebilir, kolları uzun olabilir. Ancak terziniz kendi yeteneğini konuşturduğunda elbise tamamen sizin için yaratılmış gibi olur. GE Yenilenebilir Enerji’nin de yeni kara türbini Cypress ile yapmaya çalıştığı şey bu.

Cypress türbinlerinden sadece bir tanesi, Avrupa’daki 5.000 eve yetecek kadar enerji üretebiliyor. Bu türbinin 158 metrelik rotor çapı, Boeing 747 uçağının çapının 2 katından daha fazla ve GE’nin 3 megavat teknolojisiyle karşılaştırıldığında yıllık enerji üretimini %50 oranında artırıyor.

Bu türbinin en güçlü noktası ise ürettiği enerji değil, her türlü arazi için benzersiz bir uyum içerisinde olması. Türbin inşa edilirken mühendisler tıpkı terziler gibi çalışarak yerel şebekenin ihtiyacına göre jeneratör gücü, kule yüksekliği gibi değerleri optimize ederler. Ayrıca bu türbinin 77 metrelik eklemli kanatları taşınırken 2 parça olarak daha sonra birleştirilebiliyor ve kanat uzunluğu bulunduğu yere göre ayarlanabiliyor.

Bir rüzgâr türbininin kurulumunu yapmak oldukça zorlu bir görevdir. O yüzden ilk başlarda rüzgâr çiftlikleri Almanya’daki Aşağı Saksonya ve Schleswig-Holstein gibi düz, açık ve rüzgârlı arazilere kuruldu.

Almanya’da türbin kurmak kolay olsa da, iş Japonya ve Yunanistan gibi engebeli yerlerde biraz zorlaşıyor. Türkiye rüzgâr potansiyeli olarak önde gelen ülkelerden olsa da coğrafi şekiller bu rüzgâr potansiyelinden yararlanmayı zorlaştırıyor. GÜRİŞ’in Afyon, Dinar’daki rüzgâr çiftliğinin kurulumu da bu yüzden zorlayıcı olmuştu. Engebeli alanlarda rüzgâr potansiyeli fazla olsa da, maliyet ve lojistik engelleri bu potansiyelden yararlanmayı sınırlandırıyor. 16.667 dağa sahip olan Japonya, rüzgâr çiftlikleri için oldukça büyük bir potansiyel sergiliyor. Fakat dağ demek vadi demektir, bu da bir sürü otoyol tüneli ve viraj anlamına gelir. Sevgilisiyle seyahat eden bir üniversite öğrencisi için bu yol cennet olabilir fakat arkasında devasa bir rüzgâr türbini kanadı taşıyan tır sürücüleri için bu yol en büyük kâbuslardan birisidir.

Neyse ki Cypress türbinlerinin bu konuda da bir çözümü var; eklemli kanat. Türbin kanatları santrale 2 uzun parça halinde taşınabiliyor ve montaj santralde sağlanabiliyor. Bu sayede daha uzun kanatlar taşınabilir hale geliyor. Daha uzun kanatlar kullanmak ise tek bir rüzgâr türbininden daha fazla enerji elde etmek için oldukça önemli. Bir çiftliğin alanı küçükse ve sözgelimi yalnızca 10 tane türbin sığdırabiliyorsanız, bir türbinden elde edeceğiniz enerjiyi artırmak en önemli amacınız oluyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir