COVID-19 Mücadelesinin Arka Planında Dördüncü Sanayi Devrimi Var

14 Haziran 2020

Yeni koronavirüsün neden olduğu COVID-19 hastalığı ile savaşmak için sosyal mesafelendirme ve sokağa çıkma kısıtlamalarına başvuruluyor. Temel ürün ve hizmetler sunan kuruluşlarda çalışanlar ise genellikle kısıtlama dışında tutuluyor. Bunlar arasında hayati öneme sahip elektrik ve su alanlarında çalışanlar da bulunuyor. Bu hizmetleri sağlayan kuruluşlar, toplumun ihtiyacı olan hizmetleri yerine getirme yükümlülüğünü taşırken, aynı zamanda çalışanlarının sağlığı ve güvenliğini de tesis etmek durumunda. Veri ve dijital sistemler bu alanlarda yeni bir döneme işaret ediyor.

Kanada’nın Ontario eyaletinde 20 su arıtma istasyonunda çalışanlar pandemi sırasında tesislerine gitmek zorunda kalmadılar. GE Digital’in GE iFIX ve COMPLICITY HMI/SCADA görüntüleme ve sistem kontrol yazılımını kullanan 20 bin tesis ve fabrikadaki çalışanlar gibi, arıtma tesislerinde işlerin yolunda gidip gitmediğini tabletlerinden takip ettiler.

Kamu hizmetleri ve sanayi şirketleri, 10 yıldan uzun bir süredir uzaktan otomasyon yazılımından yararlanıyor. Tesis ve fabrikaların kilit personeli, merkezi bir kontrol odası dışından da işlemleri izleyebiliyor ve kontrol edebiliyor. Ölçülebilir her şeyi ölçen ve takip eden sensörler, nesnelerin interneti uygulamaları, mobil şebekeler sayesinde çalışanlar, bilgiyi her zaman ve her yerde parmaklarının ucunda bulabiliyor, sorunları tesise gitmeden çözebiliyor.

“Hızlandırılmış Dijitalleşme Kursu”

COVID-19 pandemisi, kavramın önde gelen savunucularından Dünya Ekonomik Forumu’nun ifadesiyle, “Dördüncü Sanayi Devrimi’nin kilit teknolojilerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya çıkardı.” COVID-19 krizi bize nesnelerin interneti ve yapay zekâ gibi gelişen teknolojilerin sadece birer araç olmadığını, toplumun ve ekonomilerin işleyişi için çok önemli olduğunu gösterdi. Özellikle bu zor dönemlerde bu teknolojiler kritik altyapı unsurları olarak devreye giriyor. London School of Economics profesörlerinden Leslie Willcocks’un belirttiği üzere COVID-19 krizinde “Dünyanın dört bir yanında işletmeler dijitalleşmeye geçmenin değeri konusunda hızlandırılmış kurs aldılar.

COVID-19 salgınını durdurmak için dünyanın dört bir yanında uygulanan önleyici tedbirler,  işletmelerden eğitime, iş yapış şekillerinden eğlenceye kadar pek çok alanda temel değişiklikler yapmaya zorluyor. Bu önlemlerin ne kadar süre yerinde kalacağını tahmin etmek zor ancak herkesin hayatında kalıcı değişiklikler yaratacağı söylenebilir.

Yeni Normal Yeni Yaklaşım Gerektiriyor

Bir diğer deyişle, COVID-19 önlemleri altında hayat yeni normalimiz olabilir. İşletmelerin de bu yeni normale göre pozisyon alması kaçınılmaz hale geliyor. Birleşmiş Milletlerin desteklediği Küresel İmalat ve Sanayileşme Zirvesi Başkanı Badr Al-Olama, şirketlerin bu yeni koşullarda yenilikçi çözümler bulabileceği görüşünde. Al-Olama, “Her türlü mantıklı önlemi almalıyız, ancak tüm ekonomik ve sosyal faaliyetleri süresiz olarak durduramayız. Öyle ya da böyle, hayat devam etmeli, bu yüzden bu salgını ya da başka herhangi bir olası kesintiyi atlatmak için yenilikçi yollar bulmak artık kritik önem taşıyor” diyor. Sözkonusu yenilikçi çözümler çoktandır kullanıma hazır. GE Digital’in çözümleri, şirket COVID-19 salgını nedeniyle evden çalışmaya başlasa bile müşterilerin fabrikalarını, elektrik santrallerini ve su arıtma tesislerini açık tutmasına yardımcı oluyor. Bu çözümler işletmeler talep ve arzı gerçek zamanlı olarak takip edebiliyor, tedarik zincirlerini optimize edecek çözümleri tespit edebiliyor, dinamik planlamalar yapabiliyor. GE Digital CEO’su Pat Byrne, bu tür çözümlere kısa vadede talebin artacağına inanıyor: “Yeni normal açısından, bağlantılı makineler, yapay zekâ, makine öğrenmesi, iş analitiği ve iş süreçlerinin optimize edilmesine ve geliştirilmesine izin veren diğer araçlara daha fazla talep olacak. Ve bu sistemler ne kadar iyi olursa, o kadar yeni normal haline gelecek.”

Teknoloji Sağlığın Hizmetinde

COVID-19 kapsamında, yeni teknolojiler günlük hayatımızı destekliyor. Birbirine bağlı cihazlar hem eğitim hem de uzaktan çalışmayı mümkün kılıyor. Chatbot’lar hayat kurtaran bilgiler sağlar ve sağlık sistemlerini rahatlatır. Konum verileri uygulamaları, virüsün sağlık çalışanları ve araştırmacılar için yayılmasını izler ve haritalandırır.

Dördüncü Sanayi Devrimi’ne yol açan teknolojiler, sadece üretimin değil başta sağlık olmak üzere hayati önem taşıyan hizmetlerin de yaşanan pandemide ayakta kalmasını ve ileriye umutla bakılmasını sağlıyor. Yapay zekâdan veri toplama ve izlemeye yardımcı mobil teknolojiye kadar, yeni teknolojiler, COVID-19 salgınının hızı, kapsamı ve etkisiyle başa çıkmanın etkili yollarını sunuyor.

Pandeminin en çok etkilediği ülke olan ABD’de hastaneler bu tür bir çözümle kaynaklarını en verimli şekilde kullanıyor. Oregon eyaletinde kamuya ait yatakların yüzde 90’ına sahip olan 64 hastane, yoğun bakım üniteleri, ventilatörler ve negatif basınçlı yataklar gibi hayat kurtarıcı kaynaklarını optimal olarak kullanmak için yapay zekâya başvurdu. GE Sağlık tarafından geliştirilen algoritmalar, hastaneler tarafından oluşturulan milyonlarca veri noktasını toplayıp analiz ediyor ve bunları gerçek zamanlı operasyonel bilgiye dönüştürüyor. “Oregon Kapasite Sistemi” olarak adlandırılan sistem, hastanelerin COVID-19 salgını zirve yaparken kritik kaynak bilgilerini dinamik olarak paylaşmasına izin veriyor. Yazılım, GE Sağlık’ın ABD, Kanada ve Avrupa’daki hastanelerin operasyonlarını optimize etmeye yardımcı olmak üzere oluşturduğu dijital komuta merkezleri için kullanılan uygulamaları bir mozaiğin sadece bir parçasını oluşturuyor. Buna uygun olarak “Tile” (Karo) adı verilen uygulama her gün iki milyon veri noktasından veri topluyor ve bu verileri her üç dakikada bir, yani günde 480 kez güncelliyor. Böylece uygulamayı taşınabilir cihazlarına da yükleyebilen kullanıcılar, olası sorunlardan gerçek zamana yakın biçimde haberdar olabiliyor ve harekete geçebiliyorlar.

21’inci yüzyılın çığır açan teknolojileri, özellikle yapay zekâ ve nesnelerin interneti uygulamaları COVID-19 pandemisinin başından itibaren başarılı bir sınav veriyor. Gelişmiş algoritmalar sayesinde yeni koronavirüsün genetik dizilimi kısa sürede çıkarıldı ve böylece aşı ve ilaç geliştirme çalışmaları kısa sürede başlayabildi. Gelişmiş algoritmalar, yapay zekâ, bulut bilişim ve mobil uygulamalar sayesinde, risk grupları ve virüs taşıyanların temas ettikleri kişilerin takibi (filiasyon) kolaylıkla yapılabiliyor. İhtiyaç duyulan tıbbi malzemelerin üç boyutlu modelleri kısa sürede çıkarılıp açık kaynaklarda tüm dünyayla paylaşıldı. Blockchain uygulamaları ile güvenli iletişim ve güvenli işlemler gerçekleştirilebildi. 

Kriz, pratik teknolojik dönüşümleri de tetikledi. Örneğin Finlandiya’dan sürpriz bir telesağlık çözümü ortaya çıktı. GE’nin Helsinki yakınlarındaki “Sağlık İnovasyon Köyü”deki startup’lardan Buddy Healtcare, evde bakım gören hastaların takibi için geliştirdiği uygulamasını, talep üzerine COVID-19 için uyarladı. Uygulama sayesinde çok yoğun durumda olan doktorlar, virüs taşıdığı tespit edilen ancak semptom göstermeyen hastaları evlerine gönderip, uygulama üzerinden takip edebiliyor.

Çinli doktorlar ise, GE’nin yapay zekâlı ultrason cihazlarının koronavirüs zararını ortaya çıkardığını fark etti. GE Sağlık’ın kompakt tasarımlı Veneu GO ultrason cihazı akciğer diyagramını ortaya çıkarıyor ve ultrason skoru tayin ediyor. Bu skoru takip eden doktorlar, hastanın durumundaki kötüleşmeden kısa sürede haberdar olabiliyor. Bu yararından ötürü Venue Go, Fast Company tarafından yılın “Dünyayı Değiştiren Fikirleri” arasında sayıldı. COVID-19’un ağır darbe vurduğu ülkelerden biri olan İtalya’da GE Sağlık mühendisleri, özellikle Lombardiya bölgesinin aşırı yoğun hastanelerinin kritik cihazlarını sürekli çalışır halde tutmak için, nesnelerin interneti ve mobil uygulamalara başvurdu. GE mühendisleri, yoğun bakım üniteleri ve solunum cihazlarını evlerinden anlık olarak takip etti ve olası arıza ve bozulmaları meydana gelmeden önce hastane yetkililerine haber verdi. Böylece hayatlara mal olacak aksaklıklar engellenmiş oldu. Koronavirüs ile mücadelede Türkiye’yi bir adım öne taşıyan gelişme ise “Konteyner Bilgisayarlı Tomografi” sistemi oldu. GE Sağlık Türkiye’nin desteği ile tam yalıtımlı modüler bir konteyner, stratejik açıdan önemli bir bölge olan Cerrahpaşa Hastanesi Acil Servisi bahçesine geçici olarak yerleştirildi. Montajının tamamı Ankara’da yapılan ve özel olarak üretilen “Konteyner Bilgisayarlı Tomografi” sistemi ile COVID-19 virüsüne yakalandığından şüphelenilen kişiler, hastaneye gitmeden test edilebiliyor. Doktorlar saniyeler içerisinde hastalarının akciğer tomografisini çekebiliyor ve bu sayede enfeksiyon kontrolünün daha iyi bir şekilde yapılması öngörülüyor. Günde 100’den fazla hastaya hizmet vermesi beklenen sistem, hastanede en ön safta yer alan sağlık çalışanlarına ek bir korumayı da beraberinde getiriyor.

Veri Sayesinde Şoku Atlatacaklar

COVID-19 pandemisi zirve noktasındayken, sağlık sisteminin hizmetlerini kesinti vermeden en iyi şekilde yapabilmesi için seferber olan teknoloji şirketleri, kısıtlamalardan ağır darbe alan sektörlerin yeniden ayağa kalkmasına da yardımcı oluyor. Pandeminin vurduğu sektörlerin başında havayolu taşımacılığı geliyor. Havayolu şirketleri sınırlar kapatılıp seyahat yasakları uygulanınca binlerce uçağını yere indirmek zorunda kaldı. Kısıtlamalar bazı ülkelerde kısmen kaldırılmaya başlandı ama havayolu taşımacılığına yönelik olarak yöneticileri zorlu kararlar almaya yöneltecek yeni kurallar uygulanmaya başlandı. Örneğin Çin’de iç hat uçuşları başladı ancak sosyal mesafelendirme önlemleri nedeniyle koltukların yarısı doldurabiliyordu. Çin Havayolları, hem artan talebe yanıt vermek hem de daha az yolcuyla aynı geliri elde etmek gibi zorlu bir görevle karşı karşıya kaldı. Optimal çözümü GE Aviation’da buldular.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir