CFM Motorlarının Tarihinde İz Bırakan Bir İsim: “Neil Armstrong!”

18 Nisan 2019

40 yıl önce bu günlerde CFM Uluslararası, ilk motoru CFM56 adına sözleşme imzaladı; bu imzada Ay’a ilk ayak basan kişi de kritik bir öneme sahipti: Neil Armstrong. 2012 yılında (Neil Armstrong’un ölüm yılı) yapılan basın açıklamasıyla birlikte efsane astronotun, CFM’in lansman müşterisi United Airlines şirketinde yönetim kurulu üyesiyken CFM56-2 motor programının başlatılmasında önemli bir rol oynadığı açıklandı. Yıllar süren zorlu devlet engellerinin ardından 1974 yılında GE ve Safran Uçak Motorları (o zamanki adıyla Snecma) arasındaki 50/50 ortaklık sonucunda CFM Uluslararası kuruldu. Ortaklar, yeni CFM56-2 turbofan motorunu piyasaya sürmeye hazırlık sürecinde yaklaşık beş moral bozucu yıl yaşadı. CFM’in Boeing ile çalışma süreci 707 motorlarının yeniden yapılandırma programına girmesiyle başladı. CFM 707’lerin gövde iskeletini modern bir yolcu jetine dönüştürmek için 4 turbofan motor gerekiyordu ve bu da ekibe teknik zorluklar yaratıyordu. Avrupa’da CFM, McDonnell Douglas ile birlikte belirli bir konsept dahilinde Fransız uçak üreticisi Dassault ile de çalışmalar yürüttü; ancak projeler durdu ve bir hizmet sağlanamadı.

CFM56-2 ilk kez 1977’de Sud Havacılık Caravelle SE210’da test edildi. Bazı GE liderleri F101 motorundan türetilen CFM56-2’nin, askeri programlar dışında ekonomik olarak uygulanabilirliğinden endişe duyuyorlardı.

ABD Federal Havacılık İdaresi, Douglas DC-8 ve Boeing 707 gibi erken dönem ticari uçakları için sıkı bir ses yönetmeliği politikası izledi. Snecma ve GE ise CFM56’yı, benzer büyüklükteki motorlardan daha sessiz çalışacak şekilde tasarladı. Hâliyle CFM56-2 için de beklentiler yükselmeye başladı. Emekli bir GE Havacılık çalışanı ve CFM56-2 programının ilk lideri olan Dick Smith, başarılarındaki anahtarın bu olduğunu söyledi ve ekledi: “ABD Federal Havacılık İdaresi ses yönetmeliklerini sıkılaştırdığında CFM motorumuz yeniden yapılanma programı için harika bir konumdaydı.”

Federal Havacılık İdaresi’nin beklenen yönetmelikleri; United Airlines, Flying Tiger Line ve Delta Air Lines’ın sahip olduğu büyük bir DC-8 jet uçağı filosunu yeniden düzenlemek adına önerilen yeni bir teknik programa yol açtı.

Yük uçağı Flying Tiger Line, Pratt & Whitney (P&W) şirketinin JT8D motoruna karşın daha pahalı olan CFM56-2’yi tercih etti. CFM56-2’nin yakıt verimliliği, düşük ses ve dayanıklılık gibi nitelikleri bu tercihin sebepleri arasındaydı. United ve Delta Air Lines ise büyük P&W motoru JT8D’yi kullandı. Son olarak United, üç operatörün en büyük DC-8 filosuyla birlikte CFM’in kaderini belirledi.

Yıl 1955’i gösterdiğinde ileride United Yönetim Kurulu Üyesi olacak Neil Armstrong, Purdue Üniversitesi’nin Uçak Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu ve 15 sene sonra Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. Tüm bu diplomaların yanında 1969 yılında Ay’ın yüzeyine ilk ayak basan kişi olarak tarihe geçti ve adı tüm dünyaca duyuldu.

1979 yılında Armstrong, DC-8 filosu için CFM ve P&W’den gelen rekabetçi teklifleri göz önünde bulundurarak United’ın sevk değerlendirme ekibine liderlik etti.

GE Havacılık Onur Listesi’nin uzun süredir üyesi olan Dick Smith, Armstrong’un aynı zamanda çok da iyi bir mühendis olduğunu vurguluyor: “Ayrıntılarla ilgilendi ve zor teknik sorular sordu.”

Sonunda, dünyanın en büyük dört motorlu DC-8 filosuna sahip olan Flying Tiger Line ve Delta, filonun orijinal P&W JT3D’lerini CFM56-2 turbofan ile değiştirmeyi kabul etti.

CFM56-2 müşterileri güvence altına alındığında CFM, Boeing 707’nin yeniden yapılandırma programı için Boeing ile çalışmaya devam etti. Ertesi yıl ABD Hava Kuvvetleri KC-135 tankeri CFM56-2 ile yeniden programa dahil oldu. CFM’in tankerdeki yeniden devreye girme programı uzun yıllar daha sürecek. CFM56 motorları altı yıl içerisinde Boeing 737 “Classic” serisi ve Airbus A320‘de de yerini almayı başardı.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir