Canan Özsoy’un Kadınlar Günü Mesajı

7 Mart 2017

Değerli GE Türkiye Blog Okuyucuları,

Bir ülkenin sürdürülebilir büyümesi ve gelişmesi için en önemli şey çocuklar, gençler, eğitim, sanat ve bunun da ötesinde ekonomik olarak güçlü, ayağı yere basan, ileriye bakabilen, daha iyi çocuk yetiştirebilen, daha iyi umut ve ufuk vaat edebilen güçlü kadınlarının olmasıdır. Dünyanın ilk 10 ekonomisine girme hedefimizi ancak kadınların ekonomiye ve iş hayatına eşit katkı sağladığı durumda ulaşabileceğimize inanıyorum.

Kadınların değerli başarılarının ve yaydıkları cesaretin duyulması, genç kızlara ilham vermesi bizler için çok önemli. Bu yüzden, her yıl 8 Mart haftası içerisinde “Dünya Çalışan Kadınlar Günü” mesajlarımızı bütün kanallarımızda yayınlayarak bu konuya ne kadar hassas yaklaştığımızı takipçilerimiz ve okuyucularımızla paylaşıyoruz. Bu yıl yine #KadınlarİşBaşında etiketi ile gerek havacılık gerek enerji alanında sahalarda çalışan, Ar-Ge merkezinde teknoloji üreten kadın çalışanlarımızın hikayelerini yayınlıyoruz. 85 metre yüksekliğe sahip rüzgâr türbinimizin en üst noktasına kadar tırmanan kadın saha mühendislerimiz var. Kadın işi, erkek işi demeden çalışan, üreten.

Fakat halen daha bu konuda ön yargılarla çarpışıyoruz.  Rüzgâr türbini bakımını kadınlar yapabilir mi? Söyleyeyim, çok da güzel yapar. Öyle güzel yapar ki Türkiye servis ekibinin başına gelir; öyle güzel yapar ki rüzgâr enerjisinde Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye bölgesinin liderliğini yapar. Bu güzel örnekleri daha da fazla çoğaltabiliriz. 420 mühendisin çalıştığı Türkiye Teknoloji Merkezi’nin başında çok değerli kadın bir yönetici var. Yine sağlık iş alanının başında şehir hastaneleri anlaşmaları ile bu yıl önemli başarılara imza atan kadın bir yöneticimiz var.

İş hayatındaki 20 yılı aşkın tecrübem ile kadın-erkek fırsat eşitliğinin önündeki engelleri üç farklı şekilde gözlemliyorum: “Sosyoekonomik, kültürel ve bireysel”. Dolayısıyla eğitimde, işte hatta hayatın birçok alanında kadın-erkek arasındaki fırsat eşitliğini sağlayabilmek için önce karşılaşılan engelleri iyi bir şekilde analiz etmeli, sonra da bu engellerin el birliği ile nasıl üstesinden gelmemiz gerektiği konusunda aksiyonlar almalıyız. Tüm bunları yaparken de mutlaka devlet ve özel kurumların desteğini arkamıza almalıyız ki bu kültürel dönüşüm her yere yayılabilsin, her paydaş tarafından kabul görsün.

GE olarak biz de elimizi taşın altına koyduk ve en büyük küresel hedefimizi duyurduk: 2020 yılına kadar 20.000 kadın çalışanı teknik rollerde istihdam edebilmek. Bu hedefe paralel olarak girişimlerimizi Türkiye’de de gerçekleştireceğiz. İşe alımlarda yeni pozisyonlara mutlaka her iki adaydan birinin kadın olması zorunluluk haline getirildi. Edison Mühendislik Programı gibi teknik alanlarda mutlaka yeni işe alım oranı %50-%50 olacak. Bir taraftan da mevcut kadın çalışanlarımızın şirketimizde yükselebilmesi, terfi alabilmesi için eğitimler, koçluklar düzenlemeye devam edeceğiz.

Hedeflerimize ulaşmak için her yıl olduğu gibi bu yıl da GE Türkiye Kadın Çalışan Ağı ile çabamızı sürdürecek, kadın liderliğini ve kadının ekonomik hayattaki yerini sağlamlaştıracak çalışmalar gerçekleştireceğiz.

Çalışan bir kadın ve çalışan bir anne olarak tüm emektar kadınların “8 Mart Dünya Çalışan Kadınlar Günü”nü en içten dileklerimle kutlarım.

Unutmayın, en büyük gücümüz birbirimiziz.

Canan M. ÖZSOY

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir