Bu GE Tech, Enerji Dönüşümünü Hızlandırmak İçin Tasarlandı-II

28 Eylül 2021

Tempoyu Ayarlamak 

Yüzyılı aşkın bir süredir elektrik şebekesi, elektrik santrallerinden tüketicilere giden akımla tek yönlü bir yoldu; ancak 21. yüzyılın yirmi yılında çok sayıda rampa, hızlı bir şekilde bir otoyol hâline dönüşüyor. Çatı üstü güneş enerjisi, akümülatörler ve elektrikli araçlar gibi teknolojilerle yenilenebilir çağın yükselişi, şebeke operatörleri için yeni bir karmaşıklık katmanı ekliyor. GE Yenilenebilir Enerji‘nin Şebeke Çözümleri Birimi CTO’su Vera Silva, kamu hizmetlerinin “şebekeyi bir İsviçre saati gibi çalıştırması” gerektiğini ve işlerinin, yardımcı olmak için orada bulunmak olduğunu söylüyor. Silva şöyle ekliyor: “Dekarbonizasyona geçişi düşünüyorsanız nasıl dönüşüm yapabilirsiniz? Bu iddialı hedefi, hem şebekeyi her zaman kaya gibi sağlam tutarak hem de değişim hızına ayak uydurarak!”

Cevap, dijital teknoloji ile birlikte yenilikçi donanım. Bu nedenle Silva’nın işi, GE‘nin yazılım ve analitik kolu olan GE Dijital ile ortaklaşa çalışarak bu zorluğu çözmek. Günlük işlemler sırasında şebeke, devasa miktarda veri üretiyor. Örneğin; geçmiş kesintiler ve hava durumu verileri, bir fırtına sırasında gelecekteki güvenlik açığı noktalarının belirlenmesine yardımcı olabilir. Bu nedenle, kamu hizmetleri onarımları hızlandırmaya ve arıza süresini en aza indirmeye hazır. Sorunları yalnızca düzeltmekle kalmayıp aynı zamanda kendi başına tahmin edebilen özerk bir şebeke olma özelliğini de taşıyor. GE Kıdemli Başkan Yardımcısı ve GE Dijital CEO’su Patrick Byrne şöyle diyor: “Vizyonumuz, şebekenin son derece güvenilir, aynı zamanda esnek olmaya devam etmesini sağlayan teknolojileri sağlamak. Böylece aslında daha da iyi performans gösteren, daha verimli enerji tüketen ve yenilenebilir enerji odaklı hale geliyor. Bu, bizim için üstlenmemiz gereken muazzam bir teknoloji fırsatı ve meydan okuma.”

İkinci Rüzgâr

Rüzgâr enerjisi hızla büyüyen bir yenilenebilir enerji kaynağı; Yenilenebilir tarafta olsa da endüstri aynı zamanda karbon ayak izini de düşürmeye çalışıyor.  Bunu yapmanın bir yolu, ham madde tedariğinden başlayarak üretim süreçlerine ve taşımacılığa kadar rüzgâr türbininin tüm yaşam döngüsündeki emisyonları azaltmak. Bu nedenle GE Yenilenebilir Enerji, bu ay Alman ve Fransız-İsviçreli şirketlerle kıtada ömrünün sonuna yaklaşan kara türbinlerinden bazılarının kanatlarını sökmek, parçalamak ve birlikte işlemek için ön anlaşmalar imzaladı. Anlaşmalar, geçtiğimiz yılın sonlarında Veolia Kuzey Amerika ile ABD’deki kara türbinlerinden çıkarılan kanatların geri dönüştürülmesine yönelik önemli bir anlaşmanın hemen ardından geldi. Organik malzemeler, üretim süreci için bir enerji kaynağı olarak geri kazanılırken çimentoda ham madde olarak kullanılabiliyor. Avrupa’nın çimento üreticileri, 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefliyor ve GE, bu şekilde çimento üretmenin geleneksel süreçlere kıyasla %20’ye kadar daha az CO2 salabileceğini söylüyor. GE Yenilenebilir Enerji CEO’su Jérôme Pécresse, anlaşmaları “Avrupa’daki rüzgâr endüstrisi için yeni yaşam döngüsü yolculuğundaki heyecan verici bir adım” olarak nitelendiriyor.

Yüzen Bir Rüzgâr Türbini

Karada ve nispeten sığ sularda rüzgâr santrallerinin nasıl kurulacağını biliyoruz; ancak Batı Kıyısı’nın bazı kısımları gibi kıta sahanlığının hızla düştüğü yerlerde bu tamamen farklı bir hikâye. GE Research‘teki bir ekip, bunu mümkün kılmayı bekleyen bir yüzer rüzgâr türbini konsepti geliştirdi. 60 metreden daha az derinlik gerektiren sabit tabanlı açık deniz türbinlerinin aksine yeni tasarım, platformun deniz tabanına güvenli bir şekilde bağlı kalmasını sağlarken büyük dalgalara binmesine ve genel mekanik yükün büyüklüğünü azaltmasına izin veren “aktif tendonlar” içeriyor.

GE, denizcilik endüstrisi konusunda yenilikçi Glosten ile projede ortaklık yapıyor. Ekip, günümüzde faaliyette olan en güçlü açık deniz rüzgâr türbini olan Haliade-X‘in 12 megavatlık yüzer bir versiyonunu tasarladı. Konsept türbinler, 220 metre motor çapı ile 260 metre boyunda ve her biri yılda 67 gigavat-saat elektrik üretebiliyor. Sadece böyle bir makine, 16.000 Amerikan hanesine eşdeğer elektrik sağlayacak kadar elektrik üretebilir. Teklif, derin kıyı sularına kurulmasına izin verebilecek gelişmiş kontrollerle birlikte geliyor. Konsept, aynı zamanda Enerji Bakanlığı’nın İleri Araştırma Projeleri Ajansı-Enerji (ARPA-E) tarafından da destekleniyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir