Blockchain Teknolojisine Nasıl Hazırlanmalıyız?

28 Kasım 2018

Günümüzde devrimsel değişimler yaşıyoruz; Dijitalleşme, Büyük Veri, Endüstriyel Nesnelerin İnterneti, Yapay Zekâ, Bulut Teknolojisi, 3D Yazıcılar, e-ticaret, Kripto Para gibi olguların yanında, insanlık neredeyse kendi biyolojik evrimine müdahale etme aşamasına ulaştı. Sürekli değişen bir düşünce yapısı ile hareket etmek kaçınılmaz hale geldi.

Peki, sürekli değişim içerisinde olan bir şeyin kural kitabını nasıl yazabiliriz? Cevabı basit; yazamayız.

O zaman, düşünce tarzımız artık kural kitabına göre değil, değişimi anlama ve hızlı karar vermek üzerine kurulu olmalı.

Giderek daha fazla duyduğumuz ve uygulamalarını gördüğümüz Blockchain teknolojisi ise iş yapış biçimlerimizi değiştirmeye başlıyor. Örneğin, Afrika ülkesi Sierra Leone, bu yıl Mart ayında genel seçimleri blockchain üzerinden gerçekleştiren ilk ülke oldu. Blockchain teknolojisi, güven unsurunu bizlere sunan eşsiz bir araç. Global ekonominin temelini güven oluşturur, güven ilişkisinin maliyeti ise yüksektir. Blockchain teknolojisinin ekonominin güvenli işleyişi için aracı kurumlara ve merkezi yapılara duyulan ihtiyacı ortadan kaldırması gerçekten büyük bir devrim.

Blockchain teknolojisi bir taraftan da dijital dönüşümü daha da derinleştirecek, dijitalleşmenin hayatın tüm alanlarına daha hızlı nüfuz etmesini sağlayacak bir potansiyel taşıyor. Dijitalleşme paradigmayı değiştirdi, Blockchain ise dijitalleşmenin paradigmasını değiştirecek gibi görünüyor.

126 yıldır inovasyonu kültürünün merkezine alan bir şirket olarak; mühendislerimiz, dijital dünyadaki tüm gelişmeler gibi Blockchain teknolojisinin de faaliyet gösterdiğimiz endüstriyel alanlarda nasıl değerlendirilebileceğini araştırıyor, çalışmalar yapıyor. GE olarak bugün blockchain’in, 1990’larda internetin olduğu yerde olduğuna ve aynı potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz. Hatta şu anda New York’ta, GE Küresel Araştırma Merkezi’ndeki karmaşık sistem mühendisliği laboratuvarında ekiplerimiz, bitcoin ve blockchain’in şirket için nasıl bir fark yaratabileceğini araştırıyor.

GE olarak, bu yeni teknolojinin gerçek büyüsünün, tüm bitcoin işlemlerinin kronolojik bir kaydını tutan blockchain’in sunduğu fırsatları görüyoruz. Gelişmiş bir şifreleme teknolojisine sahip olan sistem, yapılan her işlemin kaydını tutabiliyor. Bu üstün özelliği sayesinde pek çok kullanım alanı olması mümkün. Ticarette, akıllı sözleşmelerde ve hatta yenilenebilir enerji kullanımını takip etmek için de blockchain’in kullanılabileceğini düşünüyoruz. Yine GE uzmanları, 3D yazıcıda üretilen bir türbin kanadının, değiştirilen parça ile aynı geometriye sahip olduğundan emin olmak için blockchain teknolojisini uyarlamayı planlıyor.

GE’de, güvenilirliği ve yenilenebilir elektriğe erişimi arttıracak şekilde blockchain’i gündeme alıyoruz. Küresel Araştırma Merkezi’imizdeki mühendisler, tüketicileri ve elektrik üreticilerini rüzgâr ve güneş santralleri tarafından tedarik edilen bataryalara bağlamak için blockchain kullanmanın yollarını arıyorlar. Bataryalar ve diğer hibrid depolama çözümleri zaten dünya çapında yayılım içinde. GE’nin “yenilenebilir enerji blockchain” çözümü, bitcoin veya Ethereum cüzdanınızdaki kripto paralar gibi, bataryalarda depolanan ve piyasaya sürülen güç miktarının izlenmesine, şebekedeki talebin takibine ve elektrik satın almak ve satmak için akıllı sözleşmeler yapılmasına olanak tanıyor.

Dönüşümü yönetmek her zaman zordur ancak günümüzdeki değişim hızıyla birlikte bu durum daha da zorlaştı. Dönüşümü yönetmek için öncelikle tarihsel bir perspektife, buna dayalı olarak gelecek projeksiyonuna, değişimin kesintisiz olduğu bilincine ve nihayet sınırlı kaynaklara sahip bir dünyada sürdürülebilirlik bilincine sahip olmanız gerekir. Bu bilinçle birlikte, işinizi yaparken, sürekli olarak kendinizin ve organizasyonunuzun, kesintisiz yenilenme ve eğitimlerle yetenek ve donanımlarını artırmanız gerekir.

Bugün, blockchain teknolojisini hemen stratejik süreçlere dâhil edemeyeceğimizin farkındayız, bunun için bir öğrenme süreci geçirmemiz gerekiyor. Sabit bir stratejiden bahsedemeyeceğimiz için blockchain teknolojisinin etkisini net şekilde ifade etmek şu anda mümkün değil ancak bu sürece uyum göstererek anlamaya, kavramaya, pilot uygulamalarını yapmaya çaba göstermeliyiz.  Bunu da eğitim ve kültür değişimini odağımıza alarak yapabiliriz.

Türkiye’yi dijitalleşme sürecinde, stratejik konumu, yetişmiş insan kaynağı ve dünyaya entegre olan ekonomisiyle birçok ülkeye göre daha avantajlı görüyorum. Türkiye,  geleceğin Ar-Ge merkezi olarak konumlanabilir, fakat genç nesil dijitalleşme vizyonunu benimseyen bir eğitime ihtiyaç duyuyor.

Ülkemizde her yıl binlerce mezunun farklı endüstrilere yönlendirilmesi ciddi bir fırsat yaratıyor. Bu fırsat mutlaka değerlendirilmeli. Gelecekte ekonomide başarılı olacak bireyler, mekanik ve algoritmalara dayanan teknolojilerle, makinelerle birlikte çalışabilen, onlarla iş arkadaşı olmayı bilenler arasından çıkacak. Gençlerin bu konuda kendilerini geliştirmesini, iş dünyasının da yetenek arayışında bu eğitimli nesillerin yetişmesine katkı sağlamasını özellikle tavsiye ediyorum.

Sizin de bu konudaki görüşlerinizi oldukça merak ediyorum. Benimle @cananmozsoy Twitter adresimden iletişime geçebilirsiniz. 

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

Canan M. Özsoy
GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir