Bir Anne ve Kızın Endometriozis Tanı Süreci: Şüpheden Tanıya Doğru Uzanan Yol

16 Ekim 2020

Herhangi bir rahatsızlık yaşadığımızda, doktora gitme kararı genellikle çözümün yarısıdır. Bir sağlık profesyonelinin desteğiyle kısa sürede sorunun üstesinden geleceğimize inanmak isteriz. Peki ya doktorların ne yaşadığınıza dair hiçbir fikri yoksa? İşte o zaman belki de tek çözüm, tıbbi teknolojilerdeki ilerleme olacaktır.

Şiddetli pelvis ağrılı ve yoğun kanamalı adet dönemleri yaşamaya başlayan ve endometriozis hastası olduğunu bilmeyen çoğu kişi öncelikle şunu düşünüyor: “Bu, genç kız olmanın bir parçası.” Sarah da aynı durumdaydı. Sarah o günlere dair, “Çok uzun süredir acı çekiyordum. En zor kısım ise yapabileceğiniz hiçbir şey yokmuş gibi hissetmek, umutsuz olmak.” diyor.

Derine infiltre eden endometriozis, üreteral endometriotik nodül (3B).

“Adet dönemlerim lisedeyken oldukça ağır geçiyordu; ancak bu dönemlerin bazı kadınlar için diğerlerine kıyasla daha kötü geçtiğini biliyordum.” Sürekli kendime ‘Bunu kabullen ve hayatına devam et.’ diyordum.”

Sarah üniversiteye geçtiğindeyse bir değişiklik yaşandı. Üç hafta süren bir adet dönemi yaşadı ve bu dönemi dayanılması imkânsız bir ağrı olarak tanımladı. Bir ay içinde birçok kez Acil Servise gitmişti ve doktorların sorunun ne olduğuna dair hiçbir fikri yoktu.

“Bu durum beni gerçekten çok korkutuyordu.” diyor Sarah. “Bir doktordan diğerine gidip geliyordum ve böyle olması artık can sıkıcı bir hal almıştı. Hiç kimse bunun jinekolojiyle alakalı bir sorun olduğunu düşünmemişti. Bir doktor bana tıbbi bir gizem olduğumu söyleyerek ağlamama neden olmuştu.”

Sarah araştırma yapmaya başladı ve 80’lerin sonunda hamile kalamayan annesi Ellen‘a endometriozis teşhisi konduğunu hatırladı. Ellen şiddetli pelvis ve sırt ağrıları yaşamıştı; ancak ameliyat semptomlarını önemli ölçüde iyileştirmişti.

Endometriozis hastası kadınlara, semptomlarının başlangıcından itibaren tanı konana kadar ortalama 7,5 yıl geçiyor. Ağrılarına son vermek için cevaplar bulmak isteyen Sarah, kış tatilinde Ellen‘ın jinekoloğunu ziyaret etti. Doktor Sarah‘a laparoskopi yaptı ve onun da annesi gibi endometriozis hastası olduğu, hastalığın rahim, yumurtalıklar ve mesaneyi etkilediği ve bağırsağının etrafını sardığı ortaya çıktı. Sonraki birkaç yıl boyunca Sarah, ablasyon ameliyatının ve ilaç tedavisinin durumunu iyileştireceğinden umutluydu; ancak semptomları giderek kötüleşti ve aylarca yatalak kaldı.

Sarah o günlere dair, “Altı ay boyunca hiçbir şey yapamadım. Vücudum neredeyse tüm işlevini yitirmişti. Gerçekten çok korkutucu bir durumdu. Hayatımın artık hep bu şekilde mi olacağını merak ediyordum.” diyor.

Daha fazla ameliyatın ve doktorlarla devamlı olarak yapılan görüşmelerin ardından Sarah, önde gelen bir endometriozis uzmanı olan Dr. Rami Kaldas’a sevk edildi. Wisconsinli bu cerrah; jinekolojik durumların tanısı, izlenmesi ve tedavisi için dünya genelinde GE‘nin Voluson ultrason teknolojisini kullanan doktorlardan birisiydi ve Dr. Rami Kaldas, Sarah‘nın hayatını değiştiren bir eksizyon ameliyatı gerçekleştirdi.

Tipik “buzlu cam” görünümüne sahip endometrioma 2

Sarah, önceki doktorların incelemelerin bir parçası olarak ultrason işlemi yaptığını söyledi; ancak o teknolojinin daha az gelişmiş olduğu sonucuna vardı. Yarattığı kafa karışıklığının yanı sıra, çok sayıda doktor aynı taramayı gerçekleştirerek farklı sonuçlar alıyordu. Sarah‘a göre Voluson çok daha kapsamlı taramaların yapılmasına olanak sağladı ve onu kendi bakımı konusunda güvende hissettirdi.

Sarah bu durumu, “Bu benim ilk 3B taramamdı. Doktorlarımın kullandığı diğer taramaların nasıl olduğunu buradan anlayabilirsiniz. Ekran çok daha büyüktü. Anatomimi görmek daha kolaydı ve doktorum problemli bölgelerimden bazılarını gösterebiliyordu. Durumu hiç olmadığı kadar iyi bir şekilde görüp anlayabildim.” şeklinde açıklıyor.

Annesi Ellen, “Alanında bilgi sahibi gerçek bir uzmana gittiğinizi ve ileri teknoloji görüntüleme ekipmanlarına sahip olduğunu bilmek çok önemli.” diyerek ekleme yapıyor.

Şu anda Sarah neredeyse tüm ağrılarından kurtuldu ve eski hayatına döndüğü için çok mutlu. Yine de sağlık sistemine olan inancını kaybettiğini ve hala endometriozise yönelik tıbbi bakımın durumu karşısında şaşkın olduğunu söylüyor.

“Sanırım çoğumuz aslında gittiğimiz doktora güvenerek sürece başlıyoruz; ancak bu süreçte nasıl yardım edeceğini bilmeyen, yardım etmek istemeyen veya her şeyi uydurduğumu düşünen çok sayıda doktorla karşılaştım.” diyerek sözlerine devam ediyor.

Sarah, hastaların cevaplar istediğini vurguluyor. Bunun, doktor ziyaretinizi bir an önce bitirip sizi göndermek isteyen bir doktor değil, semptomlarınızı dinlemeye ve neye işaret ettiğini bulmaya istekli ve tanı koyan bir doktor bularak başladığını söylüyor.

“Çok şiddetli ağrılar çektiğiniz adet dönemleri yaşıyorsanız, muhtemelen iyi olduğunuzu söyleyip sizi gönderen bir doktor ile detaylı bir tarama yapan doktor arasında bir fark vardır.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir