Bilimin Anneleri

14 Mayıs 2017

Anneler Günü’nde bilim kadınlarını bir de çocuklarından dinlemek istemez misiniz? İşte dünyayı değiştiren bilim kadınlarının çocuklarının gözünden nasıl göründüğü:

Güneş rüzgârları ve yeryüzünün manyetik alanı konularında ünlü ödüllü bir astrofizikçi Joan Feynman’ın oğlu Popüler Bilim Editörü Charles Hirshberg, anılarında annesini şöyle anlatıyor.

“1966 yılıydı. İlkokul öğretmenimiz babalarımızın ne iş yaptığını öğrenip sınıfta anlatmamızı istemişti. Ertesi gün parmaklar kalktı, herkes bir şeyler söylerken ben sessiz sedasız oturuyorum. Sonunda öğretmen gözünü bana dikti. Öğretmenim, benim babam bilim adamı. Biraz sustum, devam ettim: Ama annem de bir bilim kadını. Bütün başlar, şaşkın gözler bana dönmüştü. Acaba annem çok özel, çok farklı bir kadın mıydı? Teneffüste sınıf arkadaşlarım bilimin çok sıkıcı bir şey olduğu fikrinde ısrar ettiler.”

Anne Joan Feynman, NASA’nın Jet Tahrik Laboratuvarı’ndan emekli oldu. Yüksek enerjili parçacıkların uzay gemisine ömrü boyunca çarpacak sayıyı hesaplayan bir istatistik model ve geliştirdiği güneş lekeleri çevrimlerini öngörme yöntemiyle ün kazandı. Her iki buluş da bilim insanları tarafından dünya çapında kullanıldı.

Charles Hirshberg bilim kadını olmanın zorluklarını ise şöyle anlatıyor: “Aslında bilim kadını olmak o dönemde çok daha zordu. Kadınlar akıl almaz engellerle, hakaretlerle, terfi sorunlarıyla, laboratuvar olanaklarının kısıtlarıyla mücadele etmek, diğer yandan da çocuk yetiştirmek durumundaydı. Annemin bütün bunların üstesinden gelebildiğini ancak büyüyünce anladım.”

Hirshberg annesiyle birlikte yaptıkları bir deneyi ise şöyle anlatıyor: “10 yaşındaydım. Annem dini bayramımız için ekmek pişirecekti; bana göre mutfak işi erkek işi değildi ama nasıl olduysa annem beni o gün yardım etmeye ikna etmişti. Ekmeği fırına verdikten sonra elime plastik bir ilaç şişesi ile bir mantar tutuşturdu. Şişeye az miktarda kabartma tozu koymamı, üstüne sirke ekleyip ilaç şişesinin mantarını hızla kapatmamı söyledi. 

İlaç şişesini kapatır kapatmaz mantar gürültüyle havaya fırlayıp alnıma çarptı. Şaşkınlıktan neredeyse dilimi yutuyordum. Yiyecek patlamıştı! Bu ne muhteşem bir şeydi. Annem önlüğümü eliyle temizlerken gülümsedi: ‘İşte bu kimyasal bir reaksiyondur; sirke asittir soda bazik.’ Meğer bu kimyasal bir deneymiş! O günden sonra öteki çocukların bilimin sıkıcı bir şey olduğu görüşlerine inanmadım.”

“O Hep Bizim Annemiz Oldu”

Türkiye’de de gösterime giren Gizli Sayılar filminin kadın kahramanlarından Katherine Johnson ABD’de zor zamanlarda ciddi projelere imza atan bir bir bilim kadınıydı.

Küçük kızı Katherine Moore onu şöyle anlatıyor: “Küçükken annemin NASA’da çalıştığını ve çok akıllı bir kadın olduğunu biliyorduk. Matematik öğretmeniydi. Savaş zamanıydı ve erkeklere asker olarak çok ihtiyaç duyulduğu için NASA’ya kadın matematikçiler alınmıştı. Annem ‘önlüklü kadın hesap uzmanları’ndan biriydi. Muazzam zekâsı ve hesap becerileriyle dikkatleri üstünde toplamış, tümü erkek olan araştırma ekibiyle birlikte çalışmaya başlamış, birçok soruna tek başına çözüm bulmuştu.”

Katherine Johnson, ABD’nin uzaya ilk giden ilk astronotu Alan Shephard’ın 1961’deki uçuş güzergâhını hesapladı. ABD’nin John Glenn tarafından gerçekleştirilen ilk yeryüzüne dönüş yörünge hesaplarını kontrol etti. John Glenn bizzat dönüş yörünge hesabının bu “akıllı kız” tarafından doğrulanmasını talep etmişti. Apollo 11’in aya uçuş güzergâhını hesapladı. Apollo 13 ekibinin hayatını kurtarma ve ekibi sağ salim yeryüzüne indirme planında çalıştı. 1986’da emekliye ayrıldı. 24 Kasım 2015’de Barack Obama kendisini Başkanlık Özgürlük Madalyası’yla ödüllendirildi.

“Ama o hep bizim annemiz oldu. Bir yandan NASA’da çalışıyor, bir yandan beyin kanseri olan hasta babama bakıyor, diğer yandan da bizlerle yakından ilgileniyordu. İşini çok seviyordu, ama babamı ve bizi de… Babamı 43 yaşında kaybettik. Annem bize günlük hayatın üstesinden gelecek bilgiler, örneğin dikiş dikmeyi öğretti. Matematiğin zor olduğunu hiçbir zaman söylemedi; hepimiz matematikten çok iyi notlar aldık, okullarımızın en başarılı öğrencilerinden olabildik. Bize öğrettiği en önemli şey en büyük zorlukların bile dayanışmayla, özellikle de kadın dayanışması yardımıyla aşılabileceğiydi. diyor küçük kızı Katherine Moore.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir