Bilim Dünyasındaki 5 Yeni Gelişme

25 Eylül 2018

Bizler hayatın akıp giden yoğun temposuna kendimizi kaptırmışken, bilim insanları hayatlarımızın farklı alanlarına dokunacak, oyunun seyrini değiştiren yeni bilimsel gelişmelere imza atıyorlar. Örneğin, asansörle uzaya ulaşmak ya da düşünce haritamızda gezebilecek olmamız gibi. Biz de sizleri bu ufuk açan gelişmeler ile baş başa bırakıyoruz. Keyifli okumalar!

2D Retina İle Görebilmek Mümkün Mü?

Amerikan Kimya Derneği’nin Boston’da yapılan yıllık toplantısında bilim insanları, inanılmaz derecede ince, iki boyutlu esnek ve yapay bir retina sayesinde görme engelli insanların tekrar görme yetilerini kazanabilecekleri harika bir haberi duyurdu.

Diyabet ve makula dejenerasyonundan kaynaklanan komplikasyonlar, retinadaki dokuyu tahrip edebilir ve görme kaybına yol açabilir. Mevcut silikon bazlı retinal implantlar, bulanık görüşe ve dolayısıyla göz yorgunluğuna yol açan kırılgan ve sert bir yapıya sahip. Bilim insanları Nanshu Lu ve Dae-Hyeong Kim ise doğal bir retinanın şeklini ve işlevini daha iyi taklit edecek bu yeni materyali üzerinde çalışıyor.

Düşünce Okumak

Aslında bu birçoğumuzun “Süper kahraman olsan hangi özelliğe sahip olmak istersin?” sorusuna verdiğimiz cevaplardan birisi.

Bilim insanları, ilk kez bir fare beyninin tamamının sinaps haritasını oluşturdu. Sinapslar, sinir hücrelerinin yani nöronların bir diğer nöronla ya da başka bir kanalla bağlantı kurmasını sağlayan noktaların tanımı. Edinburgh Üniversitesi Klinik Beyin Bilimleri Merkezi‘nden alınan görüntü dizisiyle birlikte beyin hücreleri arasında bir milyardan fazla bağlantı olduğu saptandı. Bilim insanları bu çalışma ile bilginin beyinden nasıl geçtiğini daha iyi anlayacak; nörologlar ise anıların nasıl yaratıldığını ve geri çağrıldığını bu sayede takip edebilecekler gibi görünüyor. Fareler şaşkın; biz de!

Eller Serbest Stetoskop Dönemi!

Alman araştırmacılardan oluşan bir ekip, sonuçlarını Bilimsel Raporlar dergisinde açıkladıkları yeni bir cihaz üzerinde çalışıyor. Bu cihaz ile kalp, akciğer gibi vücudun iç organlarını dinlemeye yarayan yılların kült aracı stetoskop tedavülden kalkabilir.

Yani “Öksür evladım!” lafını artık duymayabiliriz. Alman ekip tarafından geliştirilen daha güvenilir ve öznel olmayan bu yöntem, uzaktan ölçüme olanak sağlayan radar ile vücuda titreşim göndererek, geri bildirim fazlarına göre analiz yapmaya yarayacak. Sağlık insanları da böylesine hayati parametrelere stressiz bir şekilde ulaşabilecekler.

Ben Uzay Katında İnmek istiyorum!

Efsanelere konu olmuş cennete uzanan Babil Kulesi’ni düşünün; bir de uzaya çıkabilecek bir asansörü. Japonya’nın Shizuoka Üniversitesindeki araştırmacılar tam da böyle düşünüyor olmalılar ki, bu efsanevi yolculuğu günlük hayata uygulayacak ilk yolculuk için çalışmalara başlamışlar bile… Motorlu bir asansör, yeryüzü ve uzay arasında yol kat edecek! Fikir kesinlikle çılgınca görünüyor.

Malum uzaya fırlatılan roket çoğunlukla tekrar kullanılamıyor; yakıt ise oldukça masraflı. Bu rüya fikri gerçekleştirmek ise oldukça zor, orası kesin. En önemli teknik zorluk ise yaklaşık 160.000 km’lik mesafe boyunca uzanacak kablo kurulumu. Bir de bu zorluklara eklenecek yer çekimi kuvvetini düşünün. Biz yine de pozitif ve iyimser olalım; eğer bu yolculuk bir gün gerçekleşirse tüm bu problemler bir anda tersine döner ve belki hep birlikte “Uzay katında inecek var!” diyebiliriz.

Şekilden Şekle!

Sosyal hayatımızda bulunduğumuz ortama uyum sağlayabilmek çoğu zaman dışarıdan takdir edilir; fakat karakterimizden ödün vermiyorsak tabii. Colorado Boulder Üniversitesi ise bazı bilim insanlarının kare bir nesneyi yuvarlak bir deliğe sığdırmanın yolunu bulduklarını bildiriyor.

Bu materyal, karmaşık ve önceden programlanmış şekillerde ışık ve sıcaklığa duyarlı olarak farklı şekillere dönüşüp, tekrar ilk hâline dönebiliyor; karakterinden de ödün vermiyor böylelikle. Araştırmacılar, duyarlı ve uyarlanabilerek esnekliğiyle şekil değiştiren bu malzemenin, biyomedikal cihazlar ve yapay kasların yanı sıra, robotik ve katkı üretimi gibi birçok alanda da kullanılabileceğini düşünüyorlar.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir