Bilim Dünyasındaki 5 Yeni Gelişme

9 Şubat 2022

Korona virüse karşı kullanılan yöntemler, kuantum pillerin yetenekleri, yenilenebilir enerji için kullanılan teknolojiler, mRNA teknolojisi ve 3D Baskılı OLED ekran teknolojisi konularında bilim dünyasındaki 5 yeni gelişmeyi sizler için derledik.

SARS-CoV-2 

Ohio Eyalet Üniversitesi‘ndeki virologlar, COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsünün bağışıklık sisteminden atılması için kullandığı bir yöntemi gözlemlediler. Çalışmanın başyazarı, Ohio Eyaleti’nden Shan-Lu Liu‘ya göre, Proceedings of the National Academy of Sciences’da yayınlanan bulgular COVID-19 salgınının neden hala devam ettiğini ve birçok semptomsuz vakaya neden olduğunu açıklamaya yardımcı olabilir. SARS-CoV-2’yi 2003 SARS salgınına neden olan virüsle karşılaştıran araştırmacılar, mevcut virüsün özellikle bir hücreden diğer hücreye doğrudan atlama konusunda usta olduğunu gözlemlediler. Liu, “Hücreden hücreye iletimin antikor nötralizasyonuna karşı direnci, muhtemelen en son Omicron da dahil olmak üzere SARS-CoV-2 varyantları ortaya çıkmaya devam ederken izlememiz gereken bir şey” diyor. Laboratuvar, virüsün bir hücreden diğerine tam olarak nasıl geçtiğini ve bunun ortaya çıkan yeni varyantların sayısını artırıp artırmadığını araştırmaya devam ediyor.

Kuantum Atılımı

Uluslararası bir araştırma ekibi, kuantum pillerin üretilmesini sağlayacak bir teorik yaklaşım ortaya koydular. Kuantum piller, hızlı şarj olma yetenekleriyle enerji depolamada devrim yaratabilir. Teknoloji, ışıkla şarj oldukları için güneş panellerinin enerjiyi toplaması ve depolaması için radikal yeni bir yol sağlayabilir ve güneşten gelen enerjinin öngörülemezliğini azaltabilir. Adelaide Üniversitesi Fizik Bilimleri Fakültesi Başkanı Peter Veitch, ilerlemenin “yeni kompakt ve güçlü enerji depolama cihazları sınıfı” olasılığını ortaya çıkardığını söylüyor. Kuantum pillerin çalışma prensipleri biraz karmaşık. Daha büyük pillerin geleneksel teknolojilerle şarj edilmesi daha uzun sürerken, kuantum piller için bunun tersinin geçerli olduğu teorik olarak ortaya konan bir gerçek. Ne kadar fazla parçacık varsa, enerjiyi o kadar hızlı emiyor ve tutuyorlar. Bilim insanları, süper emilim denilen bu kavramı kanıtladı. Science Advancesdergisindeki yeni bulguların ilk yazarı olan Adelaide Üniversitesi’nden James Q. Quach, “Kuantum pillerin şarj güçlerinin pilin boyutundan daha hızlı artması teorik olarak mümkün, bu da hızlı şarjı sağlayabilir.” diyor.

Denizin Altında Yenilenebilir Enerji

Ocean Battery adı verilen bir sistem, denizin dibinde yenilenebilir enerji depolamak için su akışını kullanıyor. Mühendisler, açık deniz rüzgâr ve güneş enerjisi tarlalarından artan yenilenebilir enerji depolamak için yeni teknolojiler üzerinde çalışıyorlar. Bu sistemler, üretim azaldığında arzın sabit kalmasına yardımcı olabilir. Hollandalı Ocean Grazerşirketi tarafından geliştirilen Ocean Battery, pompalanmış hidro olarak bilinen başka bir depolama teknolojisini yeniden kullanıyor. Modüler piller, fazla enerji depolamak için rüzgâr türbinleri gibi mevcut veya planlanan açık deniz yenilenebilir enerji kaynaklarının yakınına yerleştirilebilir. New Atlas‘a göre, tasarım 5 milyon galondan fazla tatlı su tutan bir beton tank kullanıyor. Tank denizin dibine gömülüyor ve üzerinde esnek bir kese bulunuyor. Sistem, düşük basınçlı tanktaki suyu şişirilebilir keseye pompalamak için fazla enerjiyi kullanıyor. Talebi karşılamak için bu enerjiye ihtiyaç duyulduğunda (Güneş battıktan sonra veya rüzgâr olmayan zamanlar.) kese serbest kalıyor ve üzerindeki deniz suyunun yüksek basıncı, içindeki tatlı suyu elektrik üreten bir türbin aracılığıyla rezervuara geri yolluyor.

Kalbi Hedeflemek

Pennsylvania Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesi‘ndeki araştırmacılar, kalp yetmezliğine neden olabilecek aşırı aktif kalp hücreleriyle savaşmak adına vücuttaki bağışıklık hücrelerini programlamak için mRNA teknolojisini kullandılar. Fibroblast adı verilen hücreler tarafından malzemelerin aşırı üretilmesinden kaynaklanan bir doku sertleşmesi olan fibrozis, kalp ve böbrek yetmezliği ile karaciğer hastalığı dahil olmak üzere potansiyel olarak ölümcül tıbbi durumlara yol açabiliyor. Penn Medicine‘in baş bilimsel sorumlusu ve Science‘da yeni bir çalışmanın kıdemli yazarı Jonathan A. Epstein, “Bu teknoloji, muazzam bir tıbbi yükün üstesinden gelmek için ölçeklenebilir ve uygun fiyatlı bir yol olabilir.” diyor. mRNA COVID-19 aşıları, insan hücrelerine korona virüsün spike proteini üretme talimatı vererek çalışıyor, böylece bağışıklık sistemi onu tanımayı ve ona saldırmayı öğreniyor. Epstein ve ekibi, güçlü bağışıklık hücreleri olan T hücrelerini kalp yetmezliğinin araştırma modellerinde kardiyak fibroblastların peşine gidecek şekilde programlamak için aynı yöntemi kullandılar. Yeniden programlanan T hücrelerinin fibrozisi önemli ölçüde azalttığını buldular. Ekip bu teknolojiyi insanlı klinik deneylerinde test etmeyi umuyor.

Basılmaya Uygun OLED Yenilikleri

Minnesota Üniversitesi araştırmacıları, işlevsel ve esnek bir OLED ekranı 3D printer ile bastılar. Günümüzde televizyon ve akıllı telefon ekranlarında kullanılan ve organik ışık yayan diyot (OLED) ekranlar sadece mikrofabrikasyon tesislerinde üretilebiliyor. Science Advances‘ta açıklanan bu yeni 3D baskı yöntemi, yetenekli bir masaüstü yazıcısı olan herkese OLED inovasyonunu genişletebilir. Başyazar Ruitao Su , “Tamamen 3D baskılı OLED’ler, yumuşak elektronik ve giyilebilir cihazlarda önemli uygulamalar için potansiyel olarak kullanılabilir.” diyor. Minnesota ekibi, güçlendirilmiş 3D yazıcılarıyla 64 piksel ve 1,5 inç kare ekranı basmak için hibrit bir yaklaşım sergilediler. Ekranın altı katmanından dördü için standart bir ekstrüzyon baskı yöntemi kullandılar. Ancak, ışık yayan iki katman için (Yeterli homojenliği elde etmek için tipik olarak termal buharlaştırma yöntemi kullanılarak üretilmesi gerekiyor.) makinelerini püskürtmeli baskıya çevirdiler. 2.000 kez büküldükten sonra bile esnek ekran, kayan “HELLO” mesajını ve ardından gülen bir yüz göstermeye devam etti.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.