Bilim Dünyasındaki 5 Yeni Gelişme

23 Temmuz 2019

Tarih defterindeki her yeni yaprağın üstü, geleceği etkileyecek fantastik ama bir o kadar da gerçekçi gelişmelerle doluyor; her yeni gün, yarınına göz kırparak ışık tutuyor. Örneğin, bu haftaki yazı dizimizde, robotik biliminin gün geçtikçe günlük yaşamımıza nasıl dahil olduğunu ve endüstrilere olumlu yöndeki etkilerini aktaracağımız başlıklar mevcut. Konu tam olarak “gelecekle ilgili!” Keyifli okumalar…

Saç Dökülmesiyle Mücadelede 3D Üretim Yöntemi

Columbia Üniversitesi’nde dermatoloji profesörü olan Angela Christiano’nun yeni araştırmasında, hem erkek hem de kadınlarda saç dökülmesi ile mücadelede 3D üretim tekniği içeren yeni yollar keşfedildi. Erkek tipi kellik veya androgenetik alopesi, milyonlarca erkek ve kadını etkiler. Erkeklerde kellik, sıklıkla alnın açılmasıyla birlikte “M” şeklini alan bir saç görünümüyle sonuçlanır; kadın saçlarında ise bu sonuç genel bir incelme ile kendini gösterir.


Christiano bu konuda iki ayrı çalışmaya önderlik etti: Birinde o ve ekibi, saç foliküllerini etkisiz hâle getiren bir madde salgılayan hücre tipini ortaya çıkardı. Bu hücre tiplerine “trikofajlar” adını verdiler ve ilaç müdahalesiyle doktorların saç köklerini tekrar aktif hâle getirebileceklerini  buldular. İkinci çalışmada ise saç foliküllerinin büyümesi adına daha doğal bir mikro ortam oluşturmak için tasarlanan, 3D üretim plastik kalıplarda insan saçı köklerini büyüttüler. Doğru şekil ve biçimde tasarlanabilen bu saç çiftlikleri, hastanın derisine nakledilebilir ve böylelikle kellik probleminin önüne geçilebilir.

Robot Balık Nemo!

Cornell ve Pennsylvania Üniversitesi‘nden araştırmacılar, yapay dolaşım sistemi ile pompalanan sentetik kanı kullanan bir robot balık icat ettiler. Üstelik bu balık 36 saat kadar da yüzebiliyor. Hâlihazırda bilim insanları uzun bir süredir insan vücudu fonksiyonlarını taklit eden robotlar üzerinde çalışmalar yürütüyordu; ancak karşılaştıkları sorunlardan en önemlisi, dolaşım, solunum ve benzeri sistemlerin karmaşık ve entegre bir şekilde başarıyla işleyebilmeleriydi. Birbiriyle bağlantılı birkaç motor ve pil sistemi, robotların ömürlerini etkileyebilir. Sonuçta doğada karmaşık işleri başarabilen organizmalar ile bu robotik sistemlerin çalışma sürelerinin aynı olamayacağı aşikâr.

Cornell’in Organik Robotik Laboratuvarı Başkanı Rob Shepherd, doğadan ilham aldığı bu yaklaşımıyla sistemin enerji yoğunluğunu önemli ölçüde artırarak, yumuşak robotların daha uzun süre mobil kalmasına izin verebileceklerini vurguladı. Cornell’e göre cihazın enerjisi, yoğun hidrolik sıvı pompalayabilen sentetik bir vasküler sistemden kaynaklanıyor. Kan; enerjiyi depolar, güç iletir, ekleri çalıştırır ve hepsi entegre bir tasarımla bütün yapıyı oluşturur.

Bu Lazerin Görevi, Tümörleri Yok Etmek!

Araştırmacılar; melanom hücrelerini izleyebilen, takip ederek müdahale edebilen ve invaziv olmayan bir lazer yarattı. Bu lazer makinesinin hücreleri tespit edebilme yeteneği oldukça etkileyici. Araştırmacılar, IEEE Spectrum’a oranla cihazlarının mevcut teknolojiden 1000 kat daha iyi bir hassasiyetle tespit etme yeteneğine sahip olduğunu söylüyor. Lazerin ana amacı hücreleri tespit edip yok etmekti, böylelikle kanserli hücrelerin vücutta yayılmalarını engelleyecekti.

Lazer, görevini başarıyla yerine getirdi. Bu başarı ile aynı zamanda metastaz ilerlemesinin de önüne geçileceği öngörülüyor. Adı Cytophone olarak anılan bu invaziv olmayan makine, fotoakustik akış sitometrisi prensibine dayanıyor. Teknoloji, dolaşımdaki anormal hücreler ile diğer hastalıklarla ilişkili dolaşan hücreleri izlemek ve kan damarlarına nüfuz etmek için lazer darbelerinden yararlanıyor. Bu lazer darbeleri hücrelerdeki doğal melanin nanoparçacıklarını ısıtıyor.

Yoldan Çıkmayan Robotlar!

BMW ile birlikte çalışan MIT (Massachusetts Institute of Technology) araştırmacıları, robotları insanların fabrika gibi üretim ortamlarındaki hareketlerini doğru şekilde tahmin ve analiz edebilmeleri üzerine programladı. Amaç üretim sürecini hızlandırmak.

Raylar üzerindeki robot, henüz yollarının kesişmemesine rağmen ileride bir insanı tespit ettiğinde durur, böylece üretimi yavaşlatırdı. Araştırmacılar, botun insanların hareket etme zamanlamalarını öngörebileceği bir algoritma geliştirdi. Botlar, bu gibi durumlarda donmak yerine, insanlarla kesişmemek adına işlerini daha zarif bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Çözüm; müzik ve ritim, konuşma – işleme gibi zamanlamaya dayanan hareketleri kapsayan mevcut algoritmaların bir kombinasyonu. MIT’te görev yapan profesör Julie Shah bu geliştirmeyle ilgili: “Bu teknik, insanları daha iyi anlamak için robotlar üzerinde çalıştığımız birçok yöntemden biri” diyor.

Ne dersiniz, bu uygulama trafik düzenlemelerinde de kullanılabilir, hatta oldukça faydalı da olabilir gibi?

Hafızayı Güçlendiren Aşı

New Mexico Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, Alzheimer ile ilişkili “bilişsel düşüş”ü önleyebilecek bir aşı geliştirdi. Alzheimer hastalığı, dünya çapında yaklaşık 3 yaşlıdan 1’i dahil olacak şekilde neredeyse 43 milyon insanı etkiliyor; bu sayı özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde gün geçtikçe artıyor. Alzheimer’ın en belirgin nedenlerinden biri beyinde protein birikmesidir. Normalde proteinlerin dengeleyici bir işlevleri var ancak Alzheimer hastalarında nöronlar arasındaki iletişimi kesecek kadar fazla birikiyor.

NJP Aşıları olarak adlandırılan bu aşı, vücudun bağışıklık sistemi içerisinde bu proteinlerin dolaşımını engelliyor ve farelerde başarılı bir şekilde test edilmiş antikorların bağışıklık sistemini güçlendirmesini sağlıyor. Çalışma lideri Kiran Bhaskar, şimdi insan deneklerinde test edilebilecek bir enjeksiyon geliştirmek için finansman bulmayı umuyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir