Bilim Dünyasındaki 5 Yeni Gelişme

16 Nisan 2019

Hızını asla yitirmeyen bilim dünyası; her geçen gün başka bir soruyu cevaplamaya, cevaplardan yine kendine yol gösterecek yepyeni sorular üretmeye devam ediyor.  Biz de bu haftaki “Bilim Dünyasındaki 5 Yeni Gelişme” yazımızda, 28.000 yıl öncesinden geleceğe kadar uzanıyor ve sizi haftanın heyecan verici bilimsel gelişmeleriyle baş başa bırakıyoruz.

Vahşi Doğanın Uzak Mesafe İlişkisi

Sizce İsviçre’de kendi hâllerinde yüzen balıklar, 700 km ötede Avusturya’da hayatlarını sürdüren arılarla iletişime geçebilir mi? Cevap evet! İsviçre Ecole Polytechnique Federale de Lozan ve dört farklı okuldan araştırmacılar, bazı arılar ve balıkların birbirleriyle “konuşabileceği” özel bir robot tasarladı.

Sıcaklık değişimi, hava hareketleri gibi sinyaller yayan bu robotlar, Lozan’daki bir balık havuzuna ve Graz’daki bir arı kolonisinin içine yerleştirildi. Kendi grubunun dinamiklerini kaydeden, edindiği bu bilgileri birbirleriyle değiştiren ve aldığı bilgiyi, ilgili türlere uygun sinyallere çeviren robotlar, koloniye yerleştirildikten tam 25 dakika sonra bu iki farklı tür, birbirlerinden kilometrelerce uzakta olmalarına rağmen, senkronize hareket etmeye başladı.

Üniversiteli bilim insanlarına göre, bu yeni iletişim yolu sayesinde biyologlar artık hayvan davranışlarını ve bir ekosistem içindeki bireylerin nasıl etkileşime girdiğini daha iyi anlayabilecek.

Kitap Yazan Bilgisayarlar

Aklınıza aniden lityum iyon teknolojisi hakkında bazı sorular mı geldi? Daha fazla bilgi için  yanıp tutuşuyor musunuz? O hâlde size, Spring Nature tarafından yayınlanan yeni “Lityum-İyon Piller” kitabını öneririz. Kitabın yazarı da… bir bilgisayar. Evet bahsi geçen kitap, kapağında da belirtildiği gibi, Spring Nature ve Goethe Üniversitesi’nden araştırmacıların iş birliğiyle geliştirilen “son teknoloji bir algoritma” tarafından kaleme alındı: Beta Writer.

Spring Nature’a göre bu algoritma, alandaki “ilgili yayınları seçmek, tüketmek ve işlemek için” yayınlanmış ve onaylanmış makalelerin özetlerini oluşturdu. Şu an ise ücretsiz e-kitap olarak yayında. Peki siz hangisini tercih ederdiniz: Tamamen insan tarafından üretilen bir içerik mi, yoksa insan-makine yapımı karma bir metin mi?

Bitki Yetiştiren Algoritmalar

MIT’in Medya Laboratuvarı’ndaki araştırmacılar, “bugüne kadar tattığınız tüm fesleğenlerin en lezzetlisini ve faydalısını” oluşturmak için bilgisayar algoritmaları kullanıyorlar. Tat ve diğer özelliklerin nasıl etkilendiğini incelemek için; veri toplama, algılama ve makine öğreniminin kesişme noktasında, açık kaynaklı bir teknoloji tasarlamayı ve daha önce yapılmamış bir şekilde tarımsal araştırmalar uygulamayı amaçlayan araştırmacılar, bunu “siber tarım” için yeni bir ilerleme olarak yorumluyor. Bilgisayarlar tarafından yetiştirilen besinler mi? Neden olmasın?

28.000 Yıllık Hayat Belirtisi

Japon ve Rus bilim insanlarından oluşan bir ekip, 28.000 yıl önce ölen ve Sibirya permafrostunda korunmuş olan yünlü mamutun bir kas dokusundan toplanan hücre çekirdeği “Yuka”da biyolojik faaliyetlerin belirtilerini gözlemledi.

Ekip, Yuka’nın hücre çekirdeğini; yumurtalıkta üreyen dişi germ hücrelerine ve hayvanlara klonlamada kullanılan işleme benzer bir yaklaşım olan fare oositlerine aktardı. Nükleer transferden sonra fare proteinleri, mamut hücre çekirdeğine yüklendi ve mamut hücre çekirdeğinin bir kısmı, çekirdek benzeri yeni bir yapı oluşturmaya başladı. Heyecan verici değil mi?

Wireless’ın Gücü

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden bilim insanları Wi-Fi sinyallerinden enerji alan ve bu enerjyi doğrudan akıma dönüştüren esnek bir “doğrultucu” oluşturmak için, yalnızca birkaç atom kalınlığında ince bir yarı iletken ve redresör geliştirdi. Böylece, Wi-Fi sinyallerini elektriğe dönüştüren, pilleri şarj etmek veya elektronik devreleri çalıştırmak için kullanılabilecek esnek, pilsiz bir elektronik cihaz elde ettiler.

Tasarım, şimdilik 40 mikrovat enerji üretebiliyor; bu da bir LED’i açmaya yetecek kadar enerji demek. Ancak bu yeni yolla ileride, çevremizdeki tüm nesneleri akıllı hale getirmek için Wi-Fi enerjisini geniş alanlara kolayca entegre olacak şekilde toplayarak geleceğin elektronik sistemlerine güç verilebilir.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir