Bilim Dünyasındaki 5 Yeni Gelişme

11 Ekim 2018

Marul yapraklarını ayırabilen robotlardan, güneş enerjisi depolayabilen aküye uzanan bilim yolculuğu! Tüm bu gelişmeler bizi olumlu yönde şaşırtmaya devam ederken, bilim insanlarının bu çalışmaları ileriye taşıyacaklarını bilmek de bizler için ayrıca bir heyecan kaynağı. Tam da bu noktada gözünüzden kaçmasını istemeyeceğimiz beş yeni gelişmeyi sizlere sunuyoruz, keyifli okumalar!

Marul Yapraklarını Ayırabilen Robot

Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, artan gıda talebi doğrultusunda iş gücünü daha verimli kullanmayı amaçlayarak, sebze soyma veya ayıklama gibi rutin işlemler için dijitalleşmeye başvurmuşlar.

Araştırmalar sonucunda Cambridge’in Makine Zekâ Laboratuvarı’nda geliştirilen robot, marulun kökünü ayırt edebilen algoritmasıyla çalışarak, marul yapraklarını köke zarar vermeyecek şekilde ayıklayabiliyor. Robot, evlerimizde de faydalanmak isteyeceğimiz bu işlemi bilgisayar görüntüsünden faydalanarak gerçekleştiriyor.

Yenilenebilir Enerji İçin Yeni Bir Fikir Filizleniyor!

Cambridge Üniversitesi ile Bochum Ruhr Üniversitesi’ndeki araştırmacıların iş birliğiyle fotosentez sürecine alternatif bir yol geliştirildi. Bu yolun çıkış noktası da yeşil ve sınırsız yenilenebilir enerji kaynaklarından geçiyor.

Bitkiler, fotosentez sürecinde glikoz gibi besleyici molekülleri açığa çıkarmaya, türev ürün olarak da oksijen salınımına odaklanırlar. Peki, ortaya çıkan bu enerji, hidrojen gibi daha geniş çapta sürdürülebilir ve yararlı bir şeye dönüştürülebilirse ne olur? Araştırmacı ekip, tam da bu noktada yarı yapay fotosentez olarak adlandırılan ve gelişme sürecinde olan bu bilim dalına yoğunlaştılar. Takım, ışık emilimini artırmak için sentetik boya kullanırken, sonrasında bitkinin ışık emici enzimlerini hidrojen üretimine yönlendiren foto-elektrokimyasal aygıtına bağladı. Böylelikle araştırmacılar, yenilenebilir yakıtlar ile sürdürülebilir kimyasalların üretilmesinde devrim yaratacak bir cihaz sayesinde sentetik ve biyolojik bileşenleri eşleştirebildiler.

Hedef İçme Sularındaki Koli Basili!

Cornell Üniversitesi’ndeki genetik bilimciler, içme sularındaki ‘koli basili’ bakterilerini hedef alıp tespit edebilmek için yeni bir bakteriyofaj ürettiler.

Genellikle kontamine olmuş veya kontaminasyon şüphesi bulunan suları test amacıyla laboratuvara gönderme işlemi günlerce sürer. Ancak şüphe bulunan bu sulara bakteriyofajları serbest bırakmak, özellikle su kirliğinin kalıcı bir sorun olduğu dünyanın ulaşılması zor noktalarında daha erken sonuç alınmasına yardımcı olur. Cornell Üniversitesi Gıda Bilimi Profesörü Sam Nugen, bakteriyofajların konakçı bakterileri hassas durumlarda tespit edebileceklerini ve gıda güvenliği, hayvan sağlığı, biyo-tehdit gibi alanlarda düşük maliyetli bakteri tespit deneyleri gerçekleştirebileceklerini söylüyor.

Kaptan Pilotunuz Yazıyor…

Dünyanın büyük bir kısmı dijital ve sanal iletişimde büyük yol kat etmişken, hava trafik kontrolü hâlâ pilot ile kule arasındaki ses temelli iletişimle sınırlı. Avrupa kaynaklı MALORCA projesinin hedefi ise konuşmayı metne dökebilecek bir yazılım geliştirmek.

MALORCA bu yazılımı, yüksek maliyetli manuel bir programlamayla değil, otomatik öğrenimi kullanarak konuşmayı analiz ederek ve bilgisayar ağlarını eğiterek gerçekleştirmeyi planlıyor. Böylelikle tüm arka plan seslerine ek olarak bölgesel aksanlar ve benzer sesler de ayrıca tanımlanabilecek.

Güneş Enerjisi + Kimyasal Depolama

Winsconsin-Madison Üniversitesi ile Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ndeki akademisyenler arasında sağlanan iş birliği ile güneş enerjisi aküsü üretildi. Bu akü hem güneş pilini hem de bir pilin özelliklerini tek bir cihazda buluşturuyor.

Güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynakları için de sürekli sorun teşkil eden bir durum mevcut: “Ya hava güneşli olmazsa?” Bu duruma kesintisizlik sorunu deniyor. Bu iş birliğinin sonucu olarak üretilen cihaz, doğru koşullar oluştuğunda güneş enerjisini emerek gerektiğinde kullanılmak üzere kimyasal enerji olarak depolayabiliyor. Ekip, geçtiğimiz günlerde elektriğe %14’ten fazla güneş enerjisi geri dönüşü sağlandığını Chem Dergisi’ne bildirirken; Winsconsin-Madison Üniversitesi Song Jin, bu rakamın entegre bir güneş enerjisi ve pil sistemi için ulaşılan en büyük seviye olduğunu vurguladı.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir