Aynı Rüzgâr, Daha Çok Elektrik

5 Nisan 2017

GE’nin akıllı türbinleri, rüzgâr enerjisini elektriğe çevirirken dijitalleşmenin gücünden faydalanıyor. GÜRİŞ’in Afyon, Dinar’da yer alan rüzgâr enerjisi santraline yerleştirilen 31 adet GE 2.75/120/85 rüzgâr türbininin dijitalleşme ile rüzgâr enerjisinden nasıl çok daha verimli bir şekilde faydalandığını birlikte görebiliriz.

Dijitalleşme, her endüstride verimlilik artışı sağlarken, tabii ki rüzgâr enerjisinden elektrik üretimi de bu verimlilik artışından payını alıyor. GE’nin akıllı türbinleri rüzgârdan daha verimli bir şekilde faydalanmak için sürekli olarak veri üretiyor ve bu veriler analiz edilerek anında uygulanabilir istatistiklere dönüştürülüyor. Bir GE türbininin üzerinde yaklaşık olarak 150 ila 200 arasında sensör bulunuyor. Mekanik ve hareketli parçaların üzerinde yer alan bu sensörler gerçek zamanlı olarak yaklaşık 2.000 adet farklı çeşitte veri üretiyor. İşlenen bu verilerle ne yapılacağına gelindiğinde ise yazılım ve mekaniğin inanılmaz uyumu birazda anlatacağımız şekilde verimi artırmak için gerekeni yapıyor.

GE’nin akıllı türbinleri birçok rüzgâr türbini teknolojisinden farklı olarak bazı mekanik avantajlar içeriyor. Bunun en iyi örneği ise türbin kanatlarının birbirlerinden bağımsız olarak hareket edebiliyor oluşu, yani 360 derece dönebilmeleri. Sensörlerden gelen verilerin incelenmesi sonucunda türbin kanatları yazılımın gücü ile oldukça hızlı bir şekilde rüzgârın hareketine karşılık veriyor. “Pitch Control” olarak adlandırılan bu sistem sayesinde türbinler en düşük rüzgarlarda bile dönmeye devam ediyor, her şiddetteki rüzgârda maksimum verim sağlıyor ve türbine zarar verebilecek kadar şiddetlenen rüzgarlarda kanatları rüzgâra karşı sürtünmeyi en aza indirecek şekilde konumlandırabiliyor. Bu sayede türbin üzerinde oluşan stres azalıyor.

Şiddetli rüzgarlarda kendi için önlem alan türbinler, Endüstriyel İnternet’in gücü ile gerekli bilgileri çok hızlı bir şekilde bütün saha ile paylaşabiliyor. Türbinlerin kendi aralarında ve saha personeli ile sürekli iletişim halinde olmaları ise verimliliği artıran bir diğer etken.

Yazılımın gücü, sürdürülebilir enerji kaynaklarının daha verimli kullanılabilmesi için anahtar rol oynuyor. Örnek vermek gerekirse; her rüzgâr enerjisi üretim sahasının eşsiz bir profili bulunuyor. Coğrafi konum ve şekiller, bu konuda yapılacak genellemeleri kısıtlıyor. Dolayısı ile rüzgâr sahaları verimli bir şekilde yönetilmek istendiğinde standart bir yönetim sürecindense, ancak yazılımın gücünü ve verileri kullanan sistemle gerekiyor.

GE’nin araştırmalarına göre dijitalleşme, enerji üretimini %20 civarında artırabilir ve bu, 100 megavatlık bir santralin ömrü boyunca 100 milyon $ artı değer yaratmasını sağlar.

Dünya nüfusu arttıkça enerjiye olan talep her zaman yükselecek. Bunu karşılamanın tek yolu ise şu an için sürdürülebilir enerji kaynaklarının olabilecek en verimli şekilde kullanılması olarak görünüyor.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir