Akıllı Ürünler Akıllı Üretimi Tetikleyecek

14 Mart 2016

Dördüncü Sanayi Devrimi ile hayatımıza daha yoğun bir şekilde girecek olan endüstriyel internet uygulamaları, satış sonrasında da büyük değişimler yaratabilir. Satış sonrası ürün desteği ile değerli bir Büyük Veri elde edilebiliyor ve bu veriler ile tüketici profilleri oluşturularak yeni bir ürün ve hizmet planlaması yapılabiliyor. Böyle bir üretim ve hizmet evreninin devrimsel sonuçlar yaratacağına kuşku yok. Bu büyük bir değişim sektörler arasındaki sınırları buharlaştırabilir, inovasyonu körükleyip iş verimini tarihte görülmemiş seviyeye çıkabilir.

Geçtiğimiz 15 yıl internet, üreticilerle tüketiciler arasındaki ilişkileri baştan aşağı değiştirdi. Finans, perakende ve medya sektörleri yeni bambaşka bir çehreye büründü. Önümüzdeki 10 yılda ise nesnelerin interneti uygulamalarıyla aynı değişim üretim sektöründe yaşanabilir. Gelecekte taşımacılık ve iletişim maliyetleri sıfıra yakın hale gelebilir, lojistik ve küresel tedarik zincirleri daha etkin hale gelip ticaret maliyeti aşağıya çekilebilir. Yeni pazar olanakları yaratan, inovasyonu hızlandıran ve verimliliği en üst seviyeye çıkaran bu yeni sanayinin, ekonomik büyümenin motoru olacağına da kuşku yok.

Nitekim McKinsey Küresel Enstitüsü’nün tahminlerine göre sanayi interneti uygulamalarının yıllık ekonomik büyüklüğü 2025 yılına kadar her yıl düzenli olarak artacak ve 6.2 trilyon dolara ulaşacak. General Electric’in tahminlerine göre ise endüstriyel internet, küresel ekonomiye gelecek 20 yılda 10-15 trilyon dolar katkı sağlayacak.

Yeni Sanayi Devrimi elbette sadece üretim araçlarının otomasyonu ile sınırlı değil. Makine, ürün, sistemler, süreçler ve insanlar sensör ve uyarıcılar yoluyla birbirlerine bağlanıyor ve tüm süreç boyunca birbirleriyle iletişim kuruyorlar. Ürünler kendi geçmişlerini, mevcut durumlarını, hedef duruma ulaşmak için geçmeleri gereken yolları ve hatta alternatif yolları biliyor ve bu doğrultuda ürün makineye nasıl bir süreçten geçmesi gerektiğini anlatabiliyor. Benzer şekilde çalışanlar da sistemle iletişim halinde olarak uzaktan sisteme müdahale edebiliyor ve süreci yönlendirebiliyor.

Bu üretim sistemini oturtabilmek için şirketlerin iş yapış şekillerinde değişikliğe gitmesi gerekiyor. Fabrikaların üretim birimlerinin diğer birimlerle dikey organizasyona gitmesi ve hatta bütün tedarik zinciri ile temasa geçmesi sistemin başarısı için önemli bir koşul. Bu süreçte müşteri ve tüketicilerin de sisteme dâhil edilmesi ve onlardan geri dönüş sağlanması, dolayısıyla şirketlerin inovasyon süreçlerinin kısaltılması ana hedeflerden biri. Bütün tedarik zincirinin üretim sürecine katıldığı bu yeni dönemde sanayi şirketleri üretim süreçlerini daha iyi ölçebilecek ve yönetebilecek. Uzaktan müdahale edilebilir süreçler sayesinde firmalar müşterilerine kişiselleştirilmiş ürünleri daha düşük maliyette sunabilecek.

Peki, şirketler bu devrime hazır mı? Microsoft CEO’su Satya Nadella, Davos toplantıları sırasında “Yeni sanayi devrimi yeni bir ekonomik fazla yaratacak, buna kuşku yok. Ancak bu fazlanın sektörler ve ülkeler arasında nasıl paylaşılacağı henüz soru işareti” açıklamasını yaptı. Yeni sanayi devrimi henüz emekleme aşamasında. Ancak son 15 yılda, robotlar, insansız hava araçları, biyoteknoloji, Büyük Veri ve üç boyutlu üretim tekniklerinde yaşanan hızlı değişimlere bakılırsa yeni sanayinin şekillenmesi 15 yıl bile almayabilir.

Şirketlerin harekete geçmesi için fazla vakti yok. Ancak WEF’in dünya ekonomisine yön veren 1800’den fazla şirketin teknoloji birimlerinin liderleriyle yaptığı bir ankete göre, şirketlerin yüzde 88’i henüz bu devrime nasıl yanıt vereceğini bilmiyor. Sanayi İnterneti Konsorsiyumu’ndan Richard Soley, bu durumun son derece normal olduğunu, çünkü bu alanda yatırıma istekli firmaların önünde bile güvenlik, uyum ve standartlaşma gibi önemli meseleler bulunduğu söylüyor. WEF’in yaptığı ankete yanıt veren şirket yöneticilerinin yüzde 65’i sanayi interneti uygulamalarında bir standardizasyon sağlanamaması ve uygulamalar arasındaki uyumsuzluğu en önemli sorun olarak belirtti. Avrupa’da 20’ye yakın ülkede kurulan Dördüncü Sanayi Devrimi İnisiyatifi, bir yandan yeni dönemi şekillendirecek sensörler, ölçüm cihazları, uzaktan yönetim sistemleri için, bir yandan da bu uyumsuzluğu giderecek standardizasyon için çaba sarf ediyor. Çalışmaların bir diğer amacı da “akıllı fabrikaların” güvenliğinin artırılmasına yönelik. Zira WEF’in anketine göre işletmelerin yatırım yapmasının önündeki en önemli soru işaretlerinden biri de güvenlik. En güvenilir sanılan kurumların bile hacker saldırılarına uğradığı bir dönemden geçilirken bu kaygıların dile getirilmesi anlaşılır bulunuyor.

Sonuç olarak Dördüncü Sanayi Devrimi, firmalara çok sayıda fırsat sunarken beraberinde çözülmesi gereken yeni tehditleri beraberinde getiriyor. Firmaların yeni döneme hazırlanması için WEF Kurucusu Schwab’ın dediği gibi “Öncelikle iş liderlerinin ve üst düzey yöneticilerinin iş çevresi ve iş yapış şekillerinin değiştiğini anlaması, operasyon ekiplerinin de bunun farkına varmasını sağlaması ve iş süreçlerini yeniden inşa etmesi gerekiyor.” WEF’in Accenture ile hazırladığı raporda; hükümetler, üniversiteler ve iş dünyasının temsilcisi kuruluşların, küçük firmaların faydalanabileceği teknoloji platformlarının kurulması ile gerekli “dijital liderlerin” yetiştirilmesine katkıda bulunması ve şirketler arasında ortak girişimleri özendirmesi gerektiği de vurgulanıyor.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir