Akıllı Şebeke Kime Ne Kazandıracak?

12 Ocak 2016

Elektrikte akıllı şebekeye geçiş hızlanıyor. Hedef tüketici merkezli bir sistem… Avantajları ise saymakla bitmez. Tüketilmeyen elektrikten bile kazanç sağlanabilecek.

Türkiye’de elektriğini istediği tedarikçiden alan abone sayısı her geçen gün artıyor. Bunu yapabilmek için “serbest tüketici” statüsünde bulunmak yeterli. Bu statüyü kazanmanın küçük bir şartı var: Bir önceki yıl içinde 3600 kilovatsaat (kWh) ve üzerinde elektrik tüketmiş olmak.

İşte bu şartları taşıyıp da elektriğini görevli tedarik şirketi (ülkedeki 21 dağıtım bölgesinin her birinde bir adet görevli tedarikçi bulunuyor) yerine daha uygun fiyat teklif eden herhangi bir satıcıdan almaya başlayan abone sayısı 2 milyona yaklaştı.

Toplam elektrik abonesi sayısının 35 milyonun üzerinde olduğu dikkate alınırsa, daha alınacak epey yol var. Ama görünen o ki, Türkiye tercihini yaptı ve elektrik sektörünü tüketiciyi merkeze alacak bir sistemi hayata geçiriyor.

Tüm mevzuat düzenlemeleri de bu yaklaşımı merkeze alarak şekilleniyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK – Kurul) bütün elektrik abonelerine serbest tüketici statüsü kazandırmaya doğru ilerliyor. Yani ne kadar elektrik tüketirse tüketsin, her abone, ihtiyacını istediği satıcıdan alabilecek.

Hukuken tüm abonelere serbest tüketici statüsü kazandırılsa da asıl mesele abonelerin bu statünün getireceği avantajlardan yararlanıp yararlanamayacağı… Bunu yapabilmek için pratikte atılması gereken bazı adımlara ihtiyaç var. Çünkü yaklaşık 35 milyon elektrik abonesinin tamamının tüketim profillerinin kolaylıkla takip edilebilmesi gerekiyor.

Böylesi bir takibi başarmak için elektrik tüketimini ölçen sayaçların “akıllı cihaz” özelliklerini taşıması şart. Ancak bu sayede gerek toplam tüketim, gerekse günün, haftanın, ayın ya da yılın hangi dönemlerinde ne kadarlık tüketim yapıldığı izlenebilir hale geliyor.

Peki bu kime ne kazandırıyor?

Önce tüketicilerden başlayalım. Öyle ya, madem tüketici odaklı bir sistem kurulmakta, o halde en doğrusu işe tüketici cephesinden bakmak.

Az önce de belirttiğimiz gibi, çok da uzak olmayan bir gelecekte, Türkiye’deki her elektrik abonesi elektriğini istediği tedarikçiden alabilir hale gelecek. İyi de bunun konuyla ne ilgisi var?

İşte akıllı şebekenin kime ne kazandıracağı sorusunun cevabı tam da burada yatıyor. Tüketici elektriğini neden istediği tedarikçiden alsın ki? Bunun için kendisine bazı avantajlar sunulması gerekir değil mi?

Evet, mesele tam da bu aslında. Elektrik satıcıları, daha fazla müşteriye ulaşabilmek için daha uygun şartlar sunabilir. Hemen aklınıza daha düşük fiyatlar gelecektir, bu neredeyse kaçınılmaz. Ama konu fiyattan ibaret değil.

En önemli mesele zaman… Yani akıllı sayaçlar sadece tüketimi değil, zamanı da ölçüyor. Hangi zaman diliminde ne kadar elektrik tükettiği, bir abone için çok önemli hale geliyor.

Günü 24 saate böldüğünüzde, 24 farklı saat için 24 farklı fiyat teklifiyle karşılaşabileceksiniz. Hadi biz olayı biraz daha basitleştirelim. Günü 8’er saatlik üç zaman dilimine böldüğünüzde, en çok tüketim yaptığınız zaman aralığında ödeyeceğiniz fiyat kritik hale gelecek.

Neredeyse hiç elektrik tüketmediğiniz gece yarısından sabaha kadarki süreçte size çok düşük fiyattan elektriği satsalar ne olur satmasalar ne olur? Zaten tüketmiyorsunuz, birim fiyat çok pahalı da olsa cebinizden yok denecek kadar bir miktar çıkacak…

O halde, en çok tüketim yaptığınız, yani pik denilen zaman dilimiyle ilgili fiyat teklifleri sizin için çok daha önemli. Pik saatte sunulacak yüzde 10’luk bir indirim, ölü zaman dediğimiz saatlerde sağlanacak yüzde 90’lık indirimden daha avantajlı olacaktır.

İşte her elektrik abonesi, bu zaman ve tüketim verilerinden yola çıkarak, kendisi için en uygun hizmet paketini satın alabilecek. Yani ürün ve fiyat çeşitliliği bir arada kullanılacak. Tıpkı bugün cep telefonu operatörlerinin farklı tüketiciye farklı konuşma süreleri sunan ürün çeşitliliği gibi…

Hatta bazen elektrik abonesi, herkesin en çok elektrik tükettiği saatlerde tüketimini kısarak ya da durdurarak çok ciddi avantajlar elde edebilecek. Önceden belli bir saat diliminde belli bir fiyattan satın aldığı elektriği tüketmemesi halinde, satıcı firma bunu daha yüksek fiyatla başkasına satabileceği için kendisine prim verebilecek. Düşünsenize, elektriği tüketmediğiniz için para ödemediğiniz gibi üzerine bir de para alacaksınız.

Tabii akıllı şebeke sadece sadece sayaçları akıllandırmaktan ibaret değil. Elektrik şebekesinin operasyonel anlamda daha kolay ve daha etkin yönetimi için değişmesi gereken başka şeyler de var.

Elektriği güzergâhlar ve hatta nokta bazında uzaktan yönlendirebilmek (kesme, kısma, açma, kapama, yön değiştirme) için bugün elektrik şebekelerinde başka cihaz ve teknolojiler de kullanılıyor.

Peki ne kazandırıyor şebekeyi uzaktan yönlendirmek ve/veya yönetmek? Öncelikle merkezi sistem operatörünün – ki o da Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi – en ucuz kaynaklardan üretilmiş elektriği tüketime sunmasını sağlamaya hizmet ediyor.

Nasıl yani? Şöyle… Şimdi örneğin en pahalı elektriği doğalgaz santralleri üretiyor. Oysa sisteme elektrik veren hidroelektrik santraller de var. Ve diyelim ki bahar aylarındayız, karlar eriyor, nehirler coşuyor. Coşkun nehirleri elektriğe çevirmezseniz, bu boşuna akıp gidecek. Oysa böylesi zamanlarda pahalıya üreten gaz santrallerini devre dışı bırakıp HES’lere yüklenirseniz, hem en uygun kaynağı kullanmış hem de daha ucuza ucuza elektrik üretmiş olursunuz.

İşte akıllı şebekedeki, kesme, açma, kısma, yönlendirme amaçlı teknik altyapı sayesinde hangi bölgedeki hangi tip santralleri devreye alıp devreden çıkarabileceğinizi hem daha kolay görebileceksiniz hem de bunları uzaktan yönetebileceksiniz.

Sonuç itibariyle, akıllı şebekeler, hem tüketici merkezli bir sistem kurmayı sağlayacağı hem de uzaktan yönetilebileceği için en iyi kaynak-fiyat optimizasyonunu yakalamanın yolu olarak karşımıza çıkıyor. Yani şebekeleri akıllandırmak ilk bakışta eğlenceli bir akıl oyunuymuş gibi görünebilir ki doğrudur; ama bu aynı zamanda ekonomik, sosyal, ticari bir proje…

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir