Ailenin “Kötü Çocuğu” Karbondioksitten, Dünyamıza Yarar Sağlayacak “İyi Bir Destek!”

26 Kasım 2018

Bir projeyi hayata geçirmek, onu kâğıt üzerinde tasarlamaktan çok daha farklı bir deneyim. GE ile iş birliği içerisindeki San Antonio’daki Southwest Research Institute (SwRI), iki yıldır süregelen çalışmasında çığır açan bir gelişmeyle buhar yerine süper-kritik karbondioksit kullanarak çalışan, dünyanın ilk 10 megavatlık enerji santralini inşa etti.

Buradaki “süper-kritik” tabiri, sistem içerisinde hava akışını sağlayarak kanatları iten ve türbini çeviren karbondioksit gazının mevcut durumunu ifade ediyor. Karbondioksit, oda sıcaklığında gaz, donarken ise “kuru buz” hâlini alır. Bu gaz, yüksek sıcaklık ve basınçta bir sıvı gibi yoğunlaşır; ancak bulunduğu mevcut alanı doldurmak için gaz gibi genleşir. Daha küçük deneme projelerinde ise, süper-kritik karbondioksit türbinlerinin, bir konferans masasına sığacak şekilde ve buharla çalışan türbinlere oranla daha yüksek verimlilikte elektrik üretecek kadar küçük olabileceği öne sürülüyor.

ABD Enerji Bakanlığı ve SwRI tarafından ortaklaşa geliştirilen 119 milyon dolarlık San Antonio tesisi, şimdiye kadar inşa edilmiş en büyük karbondioksit türbinini bulunduracak. Tesis, 700 santigrat derece ile 10 megavatlık da bir üretim kapasitesine sahip olacak. Bu tesisin üretim gücünü daha iyi kavrayabilmek için, New Mexico’daki Sandia Ulusal Laboratuvarı’nın 100 kilovatlık üretim kapasitesinden 100 kat daha fazla elektrik üretecek olmasını baz alabilirsiniz.

Bu santralin amacı, daha küçük karbondioksit türbinlerinin endüstriyel boyuttaki tesisler kadar büyüyebileceğini göstermek. New York Niskayuna’daki GE Küresel Araştırma Merkezi’nde türbini geliştiren mühendis Douglas Hofer, bu projedeki çalışmaları sıkı güvenlik ve kontrol sistemleriyle gerçekleştirebildiklerini kanıtlamak istiyor.

Ekip, türbine giren gazın sıcaklığı, anahtar kapaklardaki basınç ve contaların durumu gibi türbinin ne kadar verimli çalıştırıldığını belirleyen yarım düzine kontrol değişkenine yakından bakıyor.

Operatörlerin türbini çalışır duruma getirdikten sonra karşılaşacakları adım ise yükün şebekede dengelenmesi. Hem konvansiyonel hem de karbondioksit türbinleri, türbine giren gazın (buhar ya da karbondioksit) sıcaklığını yükselterek veya azaltarak çıkışını ayarlayabiliyor. Karbondioksit türbinlerinin operatörleri ayrıca, türbinleri döndüren karbondioksit miktarını da belirleyebiliyor. Hofer: “Döngüdeki karbondioksit miktarını değiştirme olanağımız ile dolaşım oranını değiştirir, aynı türbinin giriş sıcaklığı ile daha düşük bir güç çıkışı elde edebiliriz. Bu durum, yüksek verimlilik alabileceğimiz seviyelerde çıktı sayısını çeşitleyebilmemize imkân sağlıyor.” diye açıklıyor.

Hofer, GE’nin 2020’de yeni santralden veri almaya başlayacağını umuyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir