5. GE Kadın Çalışan Ağı Zirvesi “Gelecek İçin Şimdi” Diyor

22 Aralık 2020

Sayılarla daha çok işimiz var: Kadın çalışan sayısı, kadın lider sayısı ve teknik rollerdeki kadın sayısı… GE Türkiye Kadın Çalışan Ağı’nın hedefleri arasında, tüm bu sayıları artırmak ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini azaltmak var! Kadın Çalışan Ağı yıllardır, bu hedefleri gerçekleştirmek için GE çalışanlarından oluşan bir gönüllü ekibi ile çalışarak projeler hayata geçiriyor. Tüm bu çalışmalarının yanında, 2016 yılında başlattığı ve gelenekselleşen GE Kadın Çalışan Ağı Zirvesi ile GE Türkiye çalışanlarını, GE’nin global liderlerini ve iş dünyasından önemli isimleri bir araya getiriyor. 

Bu sene 5.’si gerçekleşen zirvenin ismi: Gelecek İçin Şimdi. Sembolü ise dijital bir tohum. Bu tohum, hem bugünü hem geleceği hem de değişimi sembolize ediyor: geleceği konuşurken öncelikle bugün neler yapmamız gerektiğine odaklanıyor.

Pandemi şartları nedeniyle dijital platformda gerçekleşen ve iki gün süren buluşmanın ilk gününde Kadın Çalışan Ağı Sponsoru, GE Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan Özsoy ile Global Kadın Çalışan Ağı Sponsoru, GE Kıdemli Başkan Yardımcısı ve GE Uluslararası Pazarlar Başkanı ve Genel Müdürü Nabil Habayeb açılış yaptı. 

“Birbirimizden güç ve ilham alacağız.”

Canan Özsoy açılış konuşmasına, “Kadınların güçlenmesi, iş gücüne ve ekonomiye katılımı her zaman ilk gündem maddelerimiz arasında yer aldı.” sözleriyle başlıyor. Buna karşın bu yıl bu konunun çok daha ön planda ve daha hassas ele alınması gerektiğini vurguluyor: “Hepimiz çok zor bir dönemden geçiyoruz. Hiç beklemediğimiz hızlarda gerçekleşen değişimlere maruz kalıyoruz.” 

Özsoy, GE’nin yıllardır üzerinde çalıştığı, “We rise to the challenge of building a world that works.” (Daha iyi çalışan bir dünya için güçlüklere meydan okuyoruz.) mottosunu bu yıl yüksek sesle söylemeye başladıklarının altını çiziyor.

Yalın dönüşüm olarak ifade edilen “lean”in şu an şirketin kültür değişiminin merkezinde olduğundan bahsediyor. Bu doğrultuda, GE Kadın Çalışan Ağı’nda yer alan GE Havacılık bölümü çalışanlarının gayretiyle, pandemi döneminde üyeler için bir “Lean’e Giriş Eğitimi” yapıldığını söylüyor.

“Gerek dünyada gerekse ülkemizde yaşanan büyük krizlerde genellikle ilk etkilenen kesim kadın çalışanlar oluyor.” diyen Özsoy, TÜSİAD ve Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye iş birliğinde 339 şirketle hazırlanan “Covid-19 Salgınının Kadın Çalışanlar Açısından Etkileri” raporundan bilgiler paylaştı: 

  • COVID-19, iş gücü piyasasındaki cinsiyet uçurumunu daha da derinleştirdi.
  • Araştırmalar Türkiye’de çalışan kadınların pandemide 1,1 milyon iş kaybı yaşadığını gösterirken, bu rakam erkeklerde 1,5 milyon olarak gerçekleşti. Erkeklere nazaran daha az sayıda kadın işini kaybetmiş gibi görünüyor; ancak, kadınların iş gücüne katılım oranlarının erkeklere kıyasla daha düşük olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, kadınlar ciddi oranda bir iş kaybı yaşadı diyebiliriz.
  • Kadınların %99’u artan ev işleri ve bakım sorumluluğu, %97’si uzaktan/evden çalışma ile artan iş yükü, %95’i ise endişe, psikolojik stres ve tükenmişlikten dert yanıyor.
  • Bir karşılaştırma yaparsak, kadınların neredeyse %100’ü artan ev işleri ve çocuk, yaşlı ya da hasta bakımı nedeniyle sorunlar yaşadığı belirtirken, bu oran erkeklerde yalnızca %25 oranında.
  • Bu çalışmaya katılan şirketlerin yalnızca %26’sı kadınlara özel uzaktan çalışma önlemi aldığını belirtmiş.

Özsoy, GE’deki amaçlarının her zaman, kadınların iş gücüne katılımını erkeklerle eşit seviyeye getirmek olduğunu söylüyor. Buna karşın, bu sene ülkedeki birçok kadın iş hayatından çekilirken GE’nin kadın çalışanlarını kaybetmemesinin bile şu an çok önemli olduğunun altını çiziyor.

Son olarak; bu canlanmada, güçlenerek yeniden doğmanın hepimizin elinde olduğunu söylüyor. Kadınların seferberliğine, gücüne ve azmine yürekten inandığını dile getirerek, “Biz kadınlar, bu hızla değişen ve dönüşen dünyada, omuz omuza vererek konumumuzu güçlendireceğiz, dayanıklılığımızı artıracağız. Birbirimizden güç ve ilham alacağız. Aldığımız yeni eğitimlerle ve kazandığımız çağdaş yeteneklerle, gelişen öz güvenimizle yarının zorluklarına bugünden göğüs gerip, kendimiz için, ülkemiz için ve daha iyi bir dünya için çalışmaya, başarmaya devam edeceğiz!” diyor.

“Lean kültürü bizim yeni kültürümüz.”

Nabil Habayeb açılış konuşmasında, şirketin geçmişte karşılaştığı durumlardan ve bunlardan nasıl dersler çıkarılıp yeni şirket kültürünü oluşturduklarından bahsediyor. Aynı zamanda, bu yeni kültürü oluştururken eski GE kültürüne dair neyi korumak istediklerinin altını çiziyor. 

Habayeb’e göre; sormadan anlatmak, empati kurmadan dinlemek, odadaki en zeki kişinin liderler olması gerektiğini düşünmek, “biz” yerine “ben” demek, hiyerarşi nedeniyle sıranı beklemek, çeşitliliğe fırsat vermemek, patronuna istediğini vererek işleri idare etmeye çalışmak, lean’i kültürüyle değil de sadece araçları ile benimsemek, müşterilere birlikte çalışması zor bir şirket olduğunu düşündürmek bir şirketin kültüründe var olmaması gereken noktalar. GE’de bunların hiçbirine yer olmamalı. Lean olarak adlandırılan yalın kültürünü tam olarak benimsemek, ancak böyle mümkün olabilir. Tabii bunları yaparken GE’nin her zaman sahip olduğu amaçları, zihin gücünü, yaratıcılığı, tutkuyu ve cesareti hiçbir zaman kaybetmemek gerekiyor. 

Habayeb, GE’nin tamamı kadınlardan oluşan danışma kuruluna ve kapsayıcılık & çeşitlilik ilkesinde oluşturulan global yönetici konseyindeki cinsiyet eşitliğine dikkat çekiyor. Geçirdiğimiz zorlu günlerde evden çalışırken kadınların, bir kez daha enerjisinin her şeye nasıl yettiğini ve tutkularının ne kadar kuvvetli olduğunu gösterdiklerini söylüyor. 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir