2018’de Karşımıza Çıkan 10 Bilimsel Gelişme

2 Ocak 2019

Bilim dünyası her geçen gün yepyeni buluşlarla bizi şaşırtıyor. Dünyanın her yerinde gerçekleşen bu gelişmeleri “Bilim Dünyasındaki 5 Yeni Gelişme” yazı serimizle sizlerle paylaşıyoruz. 2018’e dönüp baktığımızda bizleri şaşırtan ve heyecanlandıran 10 büyük gelişmeyi sizler için bir araya getirdik. Keyifli okumalar, mutlu yıllar!

Yapay Kalp Parçaları

Duke Üniversitesi bilim insanları, yapay bir kalp kası geliştirdi ve bunu fareler üzerinde deneyip başarılı sonuçlar elde etti. Ölü kalp kasları yeterli miktarda elektrik sinyali üretemiyor ve iletemiyor. Bir kalbin sağlıklı şekilde çalışması içinse bu ikisi önemli bir gereksinim. Bilim insanları belki de bir gün bunu artık işlevlerini yerine getiremeyen bir insan kalbi üzerinde kullanacak ve hayat kurtaracak.

Ali Baba’nın Bir Çiftliği Var

Çiftliğinde teknoloji var. Teknoloji hayatın her yerinde olduğu gibi artık çiftliklerde de ileri düzeyde bulunuyor. İrlandalı Cainthus şirketi, yüz tanıma ve uzaktan algılama sistemlerini ABD’li tarım devi Cargill ortaklığında ahırlara getiriyor. Bu sistemler sayesinde ineklerin her biri ayrı ayrı izlenebilecek, ne kadar yem yediği, ne kadar su içtiği takip edilecek ve olası hastalıklar öncesinde tespit edilebilecek. İnekler bu durumdan hoşnut olacaklar mı, bunu zaman gösterecek.

3D Mahallesi

Hollanda’daki Eindhoven kentinde bu yılın sonunda dünyanın ilk 3D baskılı mahallesi kurulacak. “Project Milestone” olarak adlandırılan bu mahallede ilk etapta 5 yaşanılabilir ev inşa edilecek. Eindhoven Belediyesi, Eindhoven Teknoloji Üniversitesi, yüklenici Van Wijnen, malzeme şirketi Saint-Gobain Weber Beamix ve mühendislik firması Witteveen + Bos ortaklığında yapılacak bu proje aynı zamanda çevre açısından da olumlu bir proje. 3D baskı yöntemiyle geleneksel inşaat tekniklerine göre daha az beton kullanılacak, bu da tonlarca karbondioksitin açığa çıkmasına engel olacak.

İki elin nesi var, üç elin sesi var!

Bir şeylerle uğraşırken üçüncü bir elinizin olmasını istediğiniz anlar mutlaka olmuştur. Japonya’da, Kyoto Uluslararası İleri Düzey Telekomünikasyon Araştırma Enstitüsü’nde çalışan bilim insanları bu durumu çözmenin bir yolunu buldular. Temelde protez kol, bir kolu eksik olan kişiler için kullanılsa da, insanın sınırlarını ileriye taşımak için de kullanılabilir. Yapılan testlerde beynin kendi sınırlarını zorladığı ve yakın bir gelecekte insanların kol ve bacak sayılarının bu şekilde artabileceğini söylemek mümkün.

Sıkı tutunun, uçuşa geçiyoruz!

Uçmak insanların en büyük takıntılarından birisi. Eskinin fütüristleri 2000’lerin başında uçan araçların etrafta olacağını söylese de henüz helikopterden öteye geçemedik. Yoksa geçiyor muyuz? Kanadalı Opener şirketinin hayata geçirdiği BlackFly adındaki bu uçan araç, gelecek vaat ediyor. Bu elektrikli araç saatte yaklaşık 100 km hızla hareket ediyor ve standart bir elektrikli araçtan biraz daha az, fosil yakıtla çalışan araçlardan ise %80 daha az enerji harcıyor. BlackFly hem karaya hem de suya iniş yapabiliyor ve bu iki yüzeyden başarıyla kalkış yapıyor. Görünüşü Star Wars filmlerindeki X-wing’leri andırsa da bu aracı kullanmak çok daha kolay.

Ben Uzay Katında İnmek istiyorum!

Efsanelere konu olmuş cennete uzanan Babil Kulesi’ni düşünün; bir de uzaya çıkabilecek bir asansörü. Japonya’nın Shizuoka Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tam da böyle düşünüyor olmalılar ki, bu efsanevi yolculuğu günlük hayata uygulayacak ilk yolculuk için çalışmalara başlamışlar bile… Motorlu bir asansör, yeryüzü ve uzay arasında yol kat edecek! Fikir kesinlikle çılgınca görünüyor. Malum, uzaya fırlatılan roket çoğunlukla tekrar kullanılamıyor; yakıt ise oldukça masraflı. Bu rüya fikri gerçekleştirmek ise oldukça zor, orası kesin. En önemli teknik zorluk ise yaklaşık 160.000 km’lik mesafe boyunca uzanacak kablo kurulumu. Bir de bu zorluklara eklenecek yer çekimi kuvvetini düşünün. Biz yine de pozitif ve iyimser olalım; eğer bu yolculuk bir gün gerçekleşirse tüm bu problemler bir anda tersine döner ve belki hep birlikte “Uzay katında inecek var!” diyebiliriz.

Dünyanın En Çevreci Uçuşu

Virgin Atlantic geçtiğimiz haftalarda atık gazdan üretilen bir yakıt kullanarak ilk transatlantik uçuşunu gerçekleştirdi. Bu yakıt türü hem sürdürülebilir hem de düşük karbondioksit salınımı yapıyor. Yakıtın üretimi Gürcistan’daki bir tesiste yapılıyor ve şirket her yıl milyonlarca galon yakıt üretmek için faaliyetlerini genişletmeye şimdiden başladı!

Veri Güvenliğinde Kuantum Dönemi

Siber güvenlik, kişiler, şirketler ve devletler için büyük bir endişe kaynağı. Özellikle de son zamanlarda sosyal medya platformlarının hacklenmesiyle birlikte dünyanın her yerinden milyonlarca kişi mağdur oldu. Argonne Ulusal Laboratuvarı ve Fermi Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı’nda çalışan araştırmacılar, kuantum fiziği prensiplerini kullanarak hacklenmesi imkânsız bir bilgisayar ağı oluşturmaya çalışıyorlar. Ürettikleri konsept sayesinde kuantum parçacığının ölçülmesinin zorunluluğu, birileri bunları kurcalamaya kalktığında iz bırakmasına neden olacak ve bu sayede internetin daha tehlikesiz bir yer haline gelmesi amaçlanıyor.

Doğadan İlham Alındı

Böceklerin ve yengeçlerin kabukları baskıya dayanacak yapıdadır. Peki ya binaları da bu yapıda oluşturabilseydik? Purdue Üniversitesi’ndeki araştırmacıların kafasına takılan bu soru cevabını 3D baskıyla kullanılabilen bir çimento macununda buldu. Üretilen esnek macun malzeme depreme karşı dayanıklı binalarda ve altyapılarda kullanılabilir. Baskı yapının yay gibi hareket etmesini sağlıyor ve bu sayede kırılgan malzemede çatlama riski minimumda oluyor.

Örümcekler Kansere Karşı!

Avustralya Huni Ağlı Örümcekleri, ya da daha az bilinen adıyla Atracinae örümceği ölümcül bir ısırığa sahiptir. Ancak yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu örümceğin ısırığı kanser hücreleri için de ölümcül. Karaciğer hastalıkları, obezite, melanoma başta olmak üzere birçok hastalığa bu örümceğin zehri ile tedavi üretmek mümkün gözüküyor. Laboratuvar testleri şimdiden oldukça başarılı ilerliyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir