2000 Yılına Ait Medikal Keşif, İnovasyona İlham Vermeye Devam Ediyor!

19 Şubat 2019


Global Kanser oranının 2035 yılına kadar 24 milyon’a ulaşması beklenirken, yeni gelişmeler hastalığın tanısı ve izlenmesinde kullanılan PET/BT teknolojisini daha ileri taşımaya olanak sağlıyor.

2012 yılında 14,1 milyon olan global tahmini kanser olgusu sayısının 2035 itibariyle 24 milyona ulaşması öngörülüyor. Hâliyle hastaneler ve klinisyenler, bu hastalıkları teşhis etmek, evrelendirmek ve tedavi etmek için yeni yollar bulmaya zorlanıyor.

Burada önem kazanan araçlardan biri PET/BT görüntüleme. Time Magazine tarafından 2000 yılının tıbbi icadı addedilen PET/BT’lerin taramalarının %90’ı, 2011’den beri çeşitli kanser türlerini teşhis etmek ve izlemek için kullanılıyor. 2015 yılından 2017’ye kadar, ABD’de gerçekleştirilen PET ve PET/BT klinik taramaları %13 artarak neredeyse 2 milyona ulaştı.


GE Sağlık Discovery MI PET/BT sistemi

PET/BT, tüm hastalar için tanısal görüntüleme ve hassas tıp arasındaki kritik bağlantıyı oluşturan bir araç konumunda. Ayrıca tanı ve tedavileri tek bir uygulamada bir araya getirerek hedefe yönelik ve verimli bir tedavi sunan teranostik adlı yeni ve hassas tıp türü için de temel teknoloji niteliğinde.

GE Sağlık Moleküler Görüntüleme Bölümü Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Nathan Hermony, bu yeni teknolojiyi şu şekilde yorumluyor: “Teranostik, tedavi ve tanıyı bir araya getiriyor. Tedavinin etkili olup olmadığını görmek amacıyla, hekimin kanser metastazlarını öldürmek için enjekte ettiği terapinin, aynı zamanda tedavi yanıtı takibinde bir görüntüleme  ajanı olarak da kullanmasını mümkün kılıyor. İşte bu, tedavi ve tanının geleceğidir.” şeklinde yorumluyor.


PET/BT nedir?

Pozitron Emisyon Tomografisi (PET), nörolojik bozukluklar (demans, nöbet vb.) ve kanser gibi hastalıkları teşhis etmek, evrelendirmek ve izlemek için ”radyoaktif ilaç” adı verilen az miktarda radyoaktif materyalin kullanıldığı bir nükleer tıp görüntüleme türü.

İzleyici; enjekte edildikten, yutulduktan veya gaz olarak solunduktan sonra PET kamerası ile tespit edilen radyoaktif ışınlar yayıyor. Bu yayılan ışınlar, vücuttaki organ ve dokuların yapısı ile işlevi hakkında son derece ayrıntılı bilgilerle bir klinik tablo oluşturmak için kullanılan kan akışı, oksijen kullanımı ve glukoz metabolizması gibi moleküler bilgileri sağlıyor. PET görüntüleri, değişimleri hücresel ve moleküler düzeylerde göstererek klinisyenlerin hastalığı en erken evrelerinde tanılamasına ve hastaların verdiği tedavi yanıtının anında izlenmesine yardımcı oluyor.


GE Sağlık PET Genel Müdürü Sergio Calvo: “En yaygın PET taraması tipi glukoz metabolizması tablosudur. Kanser hücreleri glukoza açtır ve PET taramalarında rahatça görüntülenirler.”

PET/BT’de bir makine PET ve bilgisayarlı tomografiyi (BT) aynı anda çekebiliyor ve bunları tek bir görüntüde “birleştirerek” yapıların tam bir moleküler ve anatomik tablosunu sunabiliyor. Taramaların ayrı ayrı yapıldığı durumlara kıyasla bu PET/BT taramaları, genellikle klinisyenlerin vücuttaki anormal metabolik aktivitenin anatomik konumunu daha yüksek hassasiyetle belirlemesine yardımcı oluyor. Dahası, PET/BT daha ekonomik olabiliyor ve invaziv, keşifsel cerrahiye kıyasla daha yüksek kesinlikte bilgi sağlayabiliyor.


GE Sağlık, bu çabaları desteklemek için mühendislik ekibini, mevcut tesislerini ve PET/BT özelliklerini genişletmeyi planlıyor. Odak noktalarından biri, teknoloji uzmanlarının müdahale ettiği manuel PET/BT proseslerinin çoğunu elimine edecek teknolojileri geliştirerek iş akışını ve kullanım kolaylığını iyileştirirken hasta için inceleme sürecini hızlandırmak.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir