125 Yıllık Startup – II

29 Ocak 2018

125 Yıllık Startup yazımızın ilk bölümünde, ekonomideki değişimi ve GE’nin dijital dönüşüm stratejisini aktarmıştık. Yazı serimizin ikinci bölümünde ise Endüstriyel İnternet’in kullanımı ve dijitalleşme analizlerine yöneliyoruz.

Dördüncü Sanayi Devrimi dünya ekonomisini daha önce örneği görülmemiş biçimde dönüştürüyor. GE yeni dönemi “Endüstriyel İnternet Çağı” olarak adlandırıyor. GE Türkiye CEO’su Canan Özsoy, yeni dönemin temel özelliklerini şöyle özetliyor: “Bugün dev makinelerle internetin buluşması sayesinde Endüstriyel İnternet devrimi yaşanıyor. Bunu aynı zamanda bizler verimlilik devrimi olarak da adlandırıyoruz. Endüstriyel İnternet’le iş yapış biçimleri, iş modelleri gelişiyor. Günümüzde öngören algoritmalar ve makine öğrenim becerileri çok ciddi fırsatlar sunuyor. Başka bir ifadeyle Endüstriyel İnternet, şirketler için büyük verimlilik artışı ve beraberinde yeni gelir kaynakları vadediyor. McKinsey, Endüstriyel İnternet’in 2025 itibarıyla 7.5 trilyon dolarlık bir katma değer yaratacağını tahmin ediyor.”

Ekonomideki bu yeni devrimin, büyüme, tasarruf ve verimlilik odağında değerlendirmesini ise verilere ve araştırma raporlarına dayanarak şu sözlerle dile getiriyor Özsoy: “Şirketlerin önümüzdeki birkaç yıl içinde nesnelerin interneti sayesinde büyüme ve tasarruf beklentisi ise yüzde 10 civarında. McKinsey’in gerçekleştirdiği araştırmaya göre, buharlı makinelerin endüstrilerde kullanımının başlanmasıyla, yani 1850 ile 1910 yılları arasında endüstriyel otomasyon, verimliliği yalnızda binde 3 artırdı. Erken aşamalı motorların kullanılmasıyla bu rakam bir nebze daha arttı ve binde 4’lük bir verimlilik büyümesi gerçekleştirdi. Bu esnada işin içine teknoloji girmeye başladı, verimlilik yavaş yavaş artmayı sürdürdü. Paylaşılan bilgilere göre, 1995-2005 yılları arasında üretim verimliliği binde 6 arttı. Endüstrilerde otomasyon verimliliği için en önemli gelişme dönemi ise şimdi başlıyor. Rapora göre, 2015-2065 yılları arasında yapay zekâ, makine öğrenmesi gibi teknolojilerle insan ve makinelerin işbirliğinin etkin olarak kullanılmasıyla endüstriyel otomasyon verimliliğinin yüzde 1,5 artmasını bekliyoruz. IDC verilerine göreyse, 2020 yılında internete bağlı cihaz sayısının 80 milyar olacağı farz ediliyor. 2015-2020 döneminde nesnelerin interneti bağlantılı cihaz sayısındaki büyüme oranı da yüzde 285 olarak öngörülüyor.”

Bugün yapılan işlerin yüzde 25’i hâlihazırda zaten robotlar tarafından yapılıyor. 2030’da bu rakamın yüzde 35’in üzerine çıkması bekleniyor. Bu da yeni alanların yeni mesleklerin doğacağı anlamına geliyor. “Bugün ilkokula giden çocukların üniversiteyi bitirdikleri zaman yapacakları mesleklerin yüzde 65’i henüz icat edilmedi” diyor Özsoy.

Verimlilik ve buna bağlı olarak gerçekleşen büyümeyi sağlamak için pek çok şirket nesnelerin internetinden destek alacak.

Dijital Dönüşüm ve Şirketler

Peki şirketler dijital dönüşüme ne kadar hazır? GE bu konuda ciddi bir uluslararası araştırmaya imza attı ve 105 ülkede şirketlerin en üst seviye yöneticilerine dijital endüstriyel dönüşüme ve bunun rekabet açısından önemine gerçekten inanıp inanmadıklarını sordu. Araştırmaya katılanların yüzde 86’sı dijitalleşmenin çok önemli olduğunu ve rekabet avantajı açısından en önemli konu olduğunu belirtti. Aynı şirket yöneticilerine “Siz kendi şirketlerinizde dijital dönüşümü başlattınız mı? Bunu başardığınıza, bu dalgayla beraber aktığınıza inanıyor musunuz?” diye sorulduğunda ise sadece yüzde 8’i “Evet” cevabını verdi.

Bu noktada bir sanayi şirketinden dev bir dijital teknoloji şirketine dönüşen ve dünyanın önde gelen veri ve analiz şirketlerinden biri olma yolunda hızla ilerleyen GE’nin dönüşümü birçok şirkete, girişime, iş ortaklığına ilham olacak unsurlar barındırıyor. Özsoy, GE’nin bunu nasıl başardığını beş maddede özetledi.

İşte Özsoy’un sözleriyle dönüşümün beş kritik aşaması:

1. Adım:  Operasyon modeli ve şirket yetkinliklerinin belirlenmesi: Şirketlerin dijital dönüşüm yolunda organizasyonlarının nasıl evrileceklerini bilmesi, hangi becerilere, pozisyonlara, nasıl liderlere ve ekiplere ihtiyaç duyacağını bilmesi gerekir. Yani dijital transformasyonda da önce insan.

2. Adım: Veri ve birbiriyle bağlantılı altyapı: Verimli ve uygulama ekonomisinin gücünü kullanan şirketler uzun vadeli başarının temellerini atarlar. Şirketler plansız arızaları, bakım giderlerini azaltmak amacıyla GE’nin bu konu için geliştirdiği Predix yazılım platformunu kullanmaya başladılar.

3. Adım: Ortaklık ekosistemi: Tek başınıza dönüşemezsiniz. Uygulama ekonomisinin olanaklarını, GE’nin giderek büyüyen kullanıma hazır dijital çözümler sunan ortaklık ekosistemiyle bir araya getiriyoruz ve her gün dünyanın her yerinde yeni işbirlikleriyle bu olayı gerçekten tüme yaymaya gayret ediyoruz.

4. Adım: Dijital yetenekler ve kültür değişimi: Dönüşümü gerçekleştirmeye ve benimsemeye hazır bir şirket kültürünüz olmadığı sürece dönüşüm bir şey ifade etmez. Biz FastWorks adını verdiğimiz yalın girişim ilkelerini benimsedik. Bunları sıralamak gerekirse:

– Tekrar eden inovasyon,
– Deneyimleme için alan inşa etmek,
– Hataları hızla tespit etmek anlayışı.

5. Adım: İş modeli inovasyon: Açık uygulama sistemi üzerinden hizmet sunmak, müşterilerimize ve ekosistem ortaklarımıza kendi uygulamalarını, analiz sistemlerini ve mikro hizmetlerini Predix’e koyma olanağı veriyor. Bütün bunların bir araya gelmesi bilişim teknolojilerini bir masraf kapısı olmaktan bir kâr merkezi olmaya getiriyor.

125 Yıllık Startup” serisinin üçüncü bölümü, Türkiye’deki Dijital Dönüşüm örnekleri ve yatırımlarıyla gelecek hafta GE Türkiye Blog’da olacak.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir