Meme Kanseri Farkındalık Ayı: Kontrollerin Önemi

29 Ekim 2016

Meme kanserinde erken teşhisini önemi büyük. Bu yüzden ekim ayı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından her yıl “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kabul ediliyor. GE Türkiye olarak bizler de Meme Kanseri Farkındalık Ayı olan Ekim ayı boyunca meme kanseri ile ilgili yazı serimize devam ediyoruz.

shutterstock_220709857

En sık görülen bulgu: Ele gelen kitle

Meme kanserinin en sık görülen bulgusu ele gelen kitledir. Meme kanserinde saptanan kitlenin özellikleri, sert olması, sınırlarının düzensiz olması ve yuvarlak olmaması ve çevre dokuya göre rahat hareket ettirilememesidir. Başka bir deyişle göğüs duvarındaki kaslara, çevre dokulara ve üzerindeki cilde yapışıklık gösterebilir. Aynı zamanda memedeki kitleye koltuk altındaki kitle eşlik edebilir. Meme cildinde değişiklikler (çöküntü ve kabarıklık, renk değişikliği), meme başında değişiklikler, meme başı akıntısı eşlik edebilir. Bu bulguların varlığında, en kısa zamanda gerekli incelemeler yapılmalı, tanı konulmalı ve tedavi planlanmalıdır. Hekim muayenesi ise hiçbir şikâyeti olmayan hastalarda, 20-40 yaş arasında 2-3 yılda bir, 40 yaşından sonra her yıl yapılmalıdır.

Kaynak: Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Erkan Öztürk, Medicana International Ankara Hastanesi Meme Hastalıkları Ünitesi

main-image-1

Mamografi şart

Meme kanserinde erken teşhisin sağlanması için sadece kişisel kontroller yetmiyor. 40 yaşından sonra düzenli olarak mamagrofi çekilmesi şiddetle tavsiye ediliyor. Mamografi meme kanseri tanı ve taramasında kullanılan temel görüntüleme yöntemi. Meme iki plaka arasında sıkıştırılarak bir nevi röntgen filmi çekiliyor. Ancak mamografi sırasında kullanılan rayoaktivite çok düşüktür. Yani meme kanseri aranırken kansere yakalanma riski yoktur.

Meme hastalıklarında tanıda mamografiyi tamamlayıcı en önemli görüntüleme yöntemi meme ultrasonografisi. Bu yöntemde ses dalgalarını kullanarak görüntü elde edildiğinden radyasyon verilmez. Ultrason taraması, mamografide yoğun görünen alanların iç yapısı hakkında bilgi veriyor; kist, kitle ya da riskli bir oluşum olup olmadığını gösteriyor. Meme MR (emar) görüntülemesi mamografi ve ultrasonun yetersiz kaldığı durumlarda ileri tetkik amacıyla kullanılıyor. Meme kanserinde kesin tanı biyopsi ile konuluyor. Biyopsi yapıldığında hastalık yayılmıyor. Tanının bilinmesi doğru ve kişiye uygun tedavinin planlanmasına imkân sağlıyor.

GE, meme kanseri mücadelesinde ön safta

General Electric, Türkiye’de meme kanserinde erken teşhis bilincinin yaygınlaştırılmasında en hassas şirketlerden biri. Şirket çeşitli kampanyalar ve etkinlikler düzenleyerek, sivil toplum örgütlerinin düzenlediği kampanyalara destek vererek bu farkındalığın öneminin altını çiziyor.

General Electric Sağlık bölümü ayrıca yenilikçi teknolojilerle doktorların meme kanseri teşhislerine yardımcı oluyor. GE’nin meme kanseri taramalarına ilişkin geliştirdiği son teknoloji ürünlerinden bazıları şöyle:

SenoBright Kontrastlı Spektral Mamografi (CESM)

GE’nin SenoBright Kontrastlı Spektral Mamografisi (CESM), meme kanseri tanısının daha iyi yapılmasına olanak sağlayan doku yoğunluğunu ortaya çıkarmada 10 dakikadan daha kısa sürede birden fazla açıdan hassas, kontrastlı taramalar elde ediyor. Türkiye’deki kamu ve tıbbi camia ile işbirliği yaparak GE, kanserin erken teşhisini ve gerekli olması durumunda, kanserin erken aşamada tedavi edilerek iyileşme şanslarının daha yüksek olmasını sağlamak amacıyla kadınları düzenli olarak taramaya teşvik ediyor.

Silent Scan

İstanbul’da 2013’te görücüye çıkan GE’nin Silent Scan adlı ürünü, cihazın gürültüsünü azaltarak MR taramaları sırasında hastaların rahat etmesine yardımcı oluyor. Konvansiyonel MR tarayıcıları, kabaca bir rock konserine eşdeğer olan 110 desibelden daha yüksek gürültü üretebiliyor. GE’nin Silent Scan teknolojisi, MR tarayıcısının çıkardığı sesi yakın ortamdaki ses seviyeleri kadar azaltacak şekilde tasarlandı.

Q. Clear PET/BT

Günümüzde daha tutarlı PET ölçümleri yapan yeni kantitatif araçlar sayesinde daha da parlak imkânlar keşfediliyor. GE’nin Q.Clear PET/BT çözümü sayesinde klinisyenler, kanser hastalarının tedaviye yanıtını daha doğru değerlendirebiliyor. Q.Clear teknolojisi, klinisyenlerin bir hastanın kanser tedavisine yanıtını hızlı ve güvenli bir şekilde değerlendirmesine olanak sağlayarak, PET kantitatif doğruluk ve görüntü kalitesinde iki kata kadar iyileştirme sağlıyor.

38389-bannieres-senoclaire-03-new

SenoClaire

SenoClaire üç boyutlu görüntüleme teknolojisi ve düşük doz X-ışını taraması kitle ve lezyonların görüntülerini iyileştiriyor. Geliştirilmiş çözünürlük radyologların tekrar görüntüleme sıklığını azaltmasına ve daha erken tanı koymasına yardımcı oluyor.

Meme Kanserinde İkinci Bahar Mümkün

Meme kanseri tedavisi zorlu bir süreç. Hastayı psikolojik ve fiziksel olarak yıprattığı gibi aile bütçelerini de sarsıyor. Ayrıca meme kanserinin nüksetmesi ihtimali bulunuyor. Meme kanseri tedavi süreci bittikten sonra onkologlar hastaya bir takip programı planlıyor. Bu süreçte meme kanseri, tekrarlama, metastaz ya da yeni kanser gelişimi açısından takip ediliyor. Hastalardan iyileşme sürecinde kendilerini sık sık kontrol etmeleri ve yeni belirtileri derhal doktora bildirmesi isteniyor. Ayrıca hastalardan günlük yaşamını değiştirmesi, dengeli beslenmesi, sağlıklı kilosunu koruması, sigara içmemesi, alkol tüketimini azaltması ve stresten uzak durması isteniyor. Tüm kanser türleri gibi meme kanseri de hastaların yaşamlarında köklü değişimlere yol açıyor. Bu yüzden kanseri önleyici tedbirleri almak en iyisi…

p1_yatay_800x400

Her Şeyden Önemlisi Umudu Yitirmemek

“Ben Elif Tuğba Ufat, 32 yaşındayım, evliyim ve 4 yaşında bir oğlum var. Şubat 2013’ten beri metastatik meme kanseri ile yaşıyorum. Bugüne kadar karaciğer, omurilik, kalça kemiği, lenf bezleri ve beyin metastazlarım oldu. İlk metastazım olduğunda çok karamsardım ama onkoloğumun yüreklendirmesi ve sonra oturup düşününce bir seçim yapmak zorunda olduğumu hissedince mücadeleye karar verdim. Ya bununla yaşamayı öğrenecek ya da kendime ve aileme hayatı çekilmez hale getirecektim. İlkini seçtiğim için çok mutluyum. Olumsuz haberlerde ilk gün şok ve üzüntü yaşıyorum ama sadece o gün izin veriyorum kendime, ertesi gün hayat kaldığı yerden devam ediyor. Çünkü öncelikle bir anne, eş, evlat, kardeş, teyzeyim. Bu dik duruşumda ailem, dostlarım ve Kanserle Dans ailemin destek ve sevgisinin payı çok büyük. Metastatik meme kanseri ile yaşamı çözüm odaklı hale getirip hayatımıza adapte edebilirsek her şey daha kolay ve yaşanabilir oluyor. Yeter ki istek ve azimli olalım ve en önemlisi de umudumuzu yitirmeyelim.”

Kaynak: Kanserle Dans Derneği, “Metastatik Meme Kanseri” raporu.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir